Gazoz işler ile uğraşma…

Merhaba sevgili okuyucularım.

Bir süre zorunlu hastalık nedeni ile verdiğim aradan sonra yazılarımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.

            Geçen hafta gazetelere bir haber düştü.

            “Bugün AK Parti Genel Merkezi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çok özel konukları vardı. Erdoğan parti binasında Karamürsel’in medarı iftiharı Başpehlivan Ahmet Taşçı’yı ve Belediye başkanı İsmail Yıldırım’ı konuk etti. “ güldüm.

            Önce Şehr-ül Eminimiz kendi sosyal mecrasında Pehlivanların pandemi dönemi yaşadıklarını rapor halinde Sayın Cumhurbaşkanımıza sunduk diye yazdı. Sonra baktı halk tepki gösterince şekli değiştirdi. Cumhurbaşkanı, Pehlivan, Başkan diye koydu. Kendine göre yine de bir paye çıkarmak istedi. Hâlbuki Cumhurbaşkanını değil AKParti Genel başkanını ziyaret etmişlerdi.

            Her siyasetçi haklı olarak bazı detayları kendine yarayacak şekilde kullanmak ister. En doğal haktır.

Ancak kullandığı her şey doğru olmalı.

Pehlivanları bu zamanda kullanabilecek en son kişi İsmail Yıldırım’dır. Bunu kendisi de çok iyi biliyor. Çünkü güreş olsun başka konular olsun Karamürsel’e kazandırdığı hiçbir şey yok. Ve yapılan her şey ya gelecek düşünülmeden plansız yapılmış ve yapılıyor. Yada rant elde edici.

Bunu ben değil kendine oy veren milleti satıp gittiği şu anki partisindeki insanlar söylüyor.

Ve ben Karamürsel’e girerken ve çıkarken “Pehlivanlar Diyarına Hoşgeldiniz” yazısını görürken çok utanıyorum. Hangi pehlivanlar diyarı?

Karamürsel’de pehlivan bırakmadınız ki!

Başa güreşecek kim varsa başka bir yerin pehlivanı.

Geçmişe baktığın zaman gerçekten pehlivanlar diyarı idi. İlk Altınkemeri getiren değerli büyüğüm Aydın Demir’i yetiştiren gerçekten güreş camiasında altın harflerle adını yazdırmış insanlarımız vardı.

Ve Aydın Demir abimizde çok kişiyi yetiştirdi. Bunun en büyük örneği Kadir Birlik’tir.

Ve onun da en büyük yetiştirdiği kişi Ahmet Taşçı’dır. Ahmet Taşçı gerçekten dünyaya mal olmuş bir pehlivandır. Hepimiz saygı duyuyoruz. Bu konuda kimse şüphe duymasın.

Ancak Ahmet Taşçı’nın en büyük zaafı Şehr-ül Emin ile olan dostluğudur. İşte o noktadan itibaren Karamürsel’de güreş bitmiştir. Hele ki gelecek vaat eden Mehmet Yılmaz hadisesi ve arka plandaki asıl neden ve olay Karamürsel’i güreşten uzaklaştırmış Güreşin merkezi Antalya ve ilçeleri olmuştur.

Ve bu gerçeği Karamürsel’de yediden yetmişe herkes biliyor. Bilinen başka bir gerçekte Karamürsel’e doğru düzgün yatırım yapacak kişi gelmediği için güreşçilerin hamiliğini yapmak belediye ye düşmektedir. Belediye de bunu geçmişi örnek almadığı için günümüzde iyi organize edememiştir. Tek adam yönetimlerinin zaafı maalesef budur.

Evet! Levent Erdoğan Karamürsel’e getirilmiş ve güreş için çok para harcamıştır. Ancak bu paralar hiçbir zaman güreşçileri iyileştirecek destekleyecek çalışmalara yönelmemiştir. Sürekli gelen her para buhar olup gitmiştir. Halkın bildiği, konuştuğu bu konuyu kimse inkâr edemez.

Burada suçlu aramak gerekirse tek suçlu süreci iyi yönetemeyen İsmail Yıldırım’dır. Kendisi ile çalıştım, yaşadım ve gördüm.

 Sürgün olarak Spor müdürlüğüne getirildiğim zaman kalan güreşçileri yanıma verdiğinde tek sözü vardı “ Bunları çalıştıracaksın”. Güreşçileri çalıştırdığım zaman antrenman yapacak zamanları kalmıyordu.

Onları sıra ile çalıştırdığım zamanda “ - Oh! Sen iyi adam, ben kötü insan oh!” diyebilmiştir.

Hâlbuki ben beklerdim ki “ Teşekkür ederim iyi yapmışsınız” demesini. Kendi hatasını fark edip güreşçileri salonlarda temizlik işlerinde kullanılması yerine antrenman sahaları açarak çalışmalarını sağlaması doğru olmaz mıydı. Ben çalıştırıyorsam “-Ne yapıyorsun?” demesi gerekmez miydi?

Yüksek ego yerine, hatta kendini güreşçi sanmayıp yağlı güreşçilere sahip çıksaydı bugün Karamürsel hala güreşte varlığını ispat eder, kendi de söz sahibi olurdu. İşte bunlar hep tek başına karar verme, ego, plansız iş yapmanın getirdiği sonuçlar.

Kimse bilmiyor mu kendilerine özel belediye olanakları ile yaptıkları salonda güreşçileri masaj yapmada kullandıklarını. O meşhur Güreş derneğinde İbrahim Karaosmanoğlu’nu kafalamak için her gün güreşçilere güneşlenirken masaj yaptırdığını kimse bilmiyor mu? Görmüyor muydu?  

Bakın bunların hepsi sadece durumu kullanmaktır, durumdan yararlanmaktır.

Gidersiniz genel başkanınıza değerli Ahmet Taşçı ile sen karede figür ve de karede görünen yancı olursun.

Böyle bir durumda senin gidip yaptığın şovlar sana daha çok kızgınlık olarak döner durumunu da bir sen farkında değilsin.

Senin dışında herkes farkında ki; “-Ben hala varım, oyunu ben kurarım” demek istiyorsun. Ve hala bıçağım kesiyor demek istiyorsun, anlıyoruz.

Ama ne yaparsan yap sen sadece gazoz işler ile anılırsın ve bıçağında artık kesmiyor.

Unutmadan! Kendine “Koca Yusuf” dedirttiriyorsun ya dedirtme.

Günümüzde “Koca Yusuf “ unvanı sadece ve sadece Ekrem Yavuz’a aittir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilgutay Bağdat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yaz tatilinizi nerede geçirmeyi tercih edersiniz?