Düşük Teknoloji-Yüksek Teknoloji ve Türkiye…

Bu yazımın esin kaynağı, Kocaeli Sanayi Odası Başkanı sayın Ayhan Zeytinoğlu oldu.

Zeytinoğlu, geçenlerde gazetemizde çıkan iletisine göre;

“Nisan ayı sanayi üretimi aylık yüzde 0.9 daralırken, yıllık yüzde 66 artmış. Sanayi üretimindeki artış, 2018 ve 2019’un üzerinde olmuş. Ve; “ileri teknoloji ürünlerinde yüzde 12.5’lik artış var.”

Zeytinoğlu’nun bu verileri TÜİK araştırmasına dayanıyor!

Aynı TÜİK, yine 2018 ve 2019 yılları “İmalat Sanayi” araştırmasına göre;

●      2018’de imalar sanayindeki girişimlerin yüzde 56.7’si düşük teknoloji faaliyeti iken, 2019’da bu oran yüzde 57’ye yükselmiş!

 2021 yılı Mayıs ayında dış ticaret açığı yüzde 20.7 artmış.

Bu yılın ilk 5 ayı itibariyle dış ticaret açığımız 18.3 milyar olmuş! Kalan 8 ay sonunda dış ticaret açığımızın nereye varacağı belli değil!

Peki, bir ülkede dış ticaret açığının temel nedenleri nelerdir?

●      Ulusal paranızın değeri yüksektir,

●      Dış pazarların beklentilerine uygun üretim yapamıyorsunuzdur,

●      Sanayi üretiminde “ ana girdilerin maliyeti ve oranı yüksektir” ve bu nedenle oluşan yüksek fiyatla alıcı bulamazsınız.

●      Ülkenizin dış politikası nedeniyle, başta komşu ülkeler olmak üzere hedef kitleniz olan devletler sizin ürünlerinize alıcı olmak istemiyorlardır!

Zeytinoğlu’na sormak isterim;

●      Hemen bütün komşularıyla “çatışma siyaseti” içinde olan bir ülkenin ihracat başarısı mümkün müdür?

●      ULUSAL SERMAYE, siyasi iktidardan beklediği desteği bulabiliyor mu?

Zeytinoğlu’ndan açık bir yanıt beklemiyorum!

Birkaç yıl önce, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu; “Ülkeler artık ordularla değil, şirketlerle işgal ediliyor” dedi. Kısa bir süre sonra da; “Perakende Yasası çıkmazsa, vahşi kapitalizm gelir” dedi!

Sonra ne oldu?

TOBB’nin 34 şirketi mali müfettişlerin ani teftişine neden oldu!..

Ancak, yalnızca 2017 yılında, 15.1 milyar lira değerinde, 47 Türk şirketini yabancılar satın aldılar! Üstelik, bu şirketlerin bir bölümü “ vergi cenneti” ülkelerden!

Bugün, “Türk Malı” sandığımız birçok ürün yabancı şirketlerin imalatı!

Zeytinoğlu’na sormak istediğim iki soru daha var;

●      Kalkınma Ajansları ülke kalkınmasına ne ölçüde hizmet edebildi?

●      Varlık Fonu, bu ülke ekonomisine ne kattı? Hangi amaca hizmet etti?

Yine yanıt beklemiyorum! Çünkü, Zeytinoğlu sevdiğim, saygı duyduğum bir kişidir.

Ben kendi yorumumu sunacağım;

●      Temel işlevi “kritik projeleri desteklemek” olan Kalkınma Ajansları, SAYIŞTAY raporlarına göre; bir kısım yandaş STK ve şirkete katkı vermiş, pek çok usulsüzlüğün kaynağı olmuş! Ve çökmüş!

●      Varlık Fonu ise, siyasal iktidarın finans sorunlarının çözümü için “İPOTEK FONU” haline gelmiş. Başta kamu bankaları olmak üzere, bazı kamu kuruluşları, Varlık Fonu’na devredildikten sonra ard arda büyük zararlara uğramış! Mart ayı sonu itibariyle Varlık Fonu; iç piyasada 8 milyar dolar, dış piyasada ise 1.25 milyar Euro borçlanmış! Öte yandan, Norveç Emeklilik Fonu 2021 yılının ilk 3 ayında yüzde 4 getiri sağlamış ve 46 milyar dolar kar etmiş!

Başka sorum yok!..

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket MHP'de yeni il başkanı kim olacak?