İzmit beyefendisi Mehmet Tüysüz Kocaeli gençlerini harcamayın !..

Bu sözleri günde 10 gerçek Kocaelisporludan dinliyorum…

Mehmet Tüysüz ağabeyimle sohbet ettim…

Ahmet ağabeyi andık beraber ve duygulandık…

Nostalji yaptık eski Kocaelispor günleriyle…

Bursa’da kupayı kazandığımız günün kahramanı oydu…

2 milyon lira primi tık diye saymıştı gözünü kırpmadan…

Atafen’i bir marka değeri haline getiren gerçek bir Demokrat adamdır Mehmet ağabey…

Kaliteli…

Tam bir İzmit beyefendisidir…

Gerçek İzmit çocuğunun gariban babasıdır…

Bizzat ben şahidim…

Onunla Kocaelispor’un yeniden nasıl bir ortama geldiğini konuştuk…

Mehmet ağabey, Kocaelispor Tesisleri’nin asıl mimarıdır…

Bizzat Sirmen zamanında inşaatı o yapmıştır…

Hatta ilk röportajı ben Sirmen ile yaparken, en yakınımızda da o vardı…

İnşaat halindeki karkas binada odaları bize tek tek gezdirmişti…

O heyecanını görmeliydiniz…

Tesislerin elden çıkışını gözleri buğulu şekilde izledi (Mehmet ağabey asil adamdır, dışına ağlamaz çünkü… Hep içine ağlar)…

Gerçek Kocaelisporluluğuna bizzat kefil ve şahit olduğum Mehmet ağabey, takımın şu anki durumu için şunları söyledi:

Kocaelispor’a bundan sonraki adımlara çok çok dikkat edilmeli…

Bu kentin e Kocaelispor’un da sokağa atılacak bir tek kuruşu yoktur…

Amt yapı, alt yapı, alt yapı… Hep bunu söylüyoruz ama maalesef yapmıyoruz… Yine birçok dış transfer yaptık… Bizim çocuklarımızı küstürmemeli ve mutlaka kazandırmalıyız… Her aldığımız oyuncu, aşağıdan üç gencin önünü kapatmak anlamına gelir… Akıllı projeler bulmalı ve hayata geçirmeliyiz. Yıllarını eğitime vermiş biri olarak, birçok sporcunun kurduğum Atafen’de yetişmesinde ön ayak olmamın hazzını yaşıyorum. Milyon liralara değer… Bu hazzı bu kentte yaşayan herkes hissetmeli…

Kocaelispor kimsenin arkasına bakmadan çekip gideceği, elini kolunu sallaya sallaya dönebileceği bir kulüp olmamalıdır… Bu transferler inşallah ileride kulübün başına yine iş açmaz… Bu sefer kolay toparlanamayız…

***

Mehmet ağabeyimin bu sözlerine kocaman bir imzayı da ben atıyorum…

Nokta…

Vural Yıldız da, Engin Koyun da duygusal davrandı… Burası Kocaelispor Kulübü…

Vural Yıldız, kendisine haber verilmeden imza töreni düzenlendiği için istifa ettiğini açıkladı…

Doğru karar…

Engin Koyun, Yıldız konusunda dürüstçe açıklama yapıp, kulübün hatası olduğunu söyledi…

Doğru hareket…

Ancak Koyun, törene davet edilmeyen yöneticiyi haklı bulurken, istifasının doğru olmadığını, duygusal davrandığını söyledi ve kulübe geri çağırdı… Kocaelispor Kulübü, isteyenin canı sıkılınca istifa edip, istenince geri döneceği bir yer değildir… Bu güvensizliği doğurur… Koyun da göreve çağırıyorsa, ‘Duygusal davrandı’ diyerek açıklamada bulundu, keşke hiç çağırmasaydı… Bu iş duygularla yapılmaz… Bu anlamda bence Engin başkan da duygusal davranmış oluyor…

Yanlış adım…

Hepimizi hayran bırakan, heykelini dikmeye kalktığımız kaleci Bayram Olgun, yeni sezon için istediği rakamı alamamış, Kocaelispor’u takipten çıkarmış…

Yanlış bakış açısı…

Başkan Koyun açıklama yapmış “Bayram çok değerli bir sporcumuzdur, duygusal davranarak kulübü takipten çıkarmışsa, gitmek isterse engel çıkarmayız ve yardımcı da oluruz” demiş…

Doğru cümle…

Kaprisli bir oyuncu olduğu söylenen Cisse’ye imza attırılmış… Bir adam 4’ünde neyse, 44’ünde de odur… Büyük risk alındı… “ Mustafa Reşit Akçay adam eder” deniyor, ama…

Yanlış davranış…

Şimdilik doğrular ve yanlışlar böyle sıralanıyor…

İleride yine masaya yatırırız…

Boşuna demedik doğrularınızda yanınızdayız, yanlışlarınızda karşınızdayız…

Engin başkanın da dediği gibi:

Duygusal davranmıyoruz…

Umarım menajerler de ‘DUYGUSAL!’ davranmıyordur…

Che gibi, devrim önce kendi çocuklarını yiyor…

Beklediğimiz oldu…

Devrim önce kendi çocuklarını yedi…

BAL’dan şampiyon olup, sabahlara kadar eğlenip, 3.Lig’e çıkarken Murat Başak, Hamza, Kadir Öge gitmişti, bir haftada omuzlardan inmişti…

Ergun Ortakcı da gitmişti…

3.Lig’den çıkarken Burak Süleyman, Gökdeniz kategori atlamış, kaleci Ercüment’e, Talha’ya yol görünmüştü…

2.Lig’den çıkıyoruz ve yine devrim çocuklarını yiyor…

Bayram gidiyor… Tahir başkan gibi Ereğli çocuğu Kemalcan gitti… Sıradakiler de bekliyor… Kalanların yeri ise hiç ama hiç garanti değil… Belki iyi birer yedek olurlar…

Yani…

Che ve onun devrim yaptığı Küba’dan ayrılışı gibi…

Devrim önce kendi çocuklarını yiyor…

Ne demişti büyük devrimci:

Ben dağlarda gece gündüz bakan olmak için çarpışmadım... (Bu sözleri söyleyip, Castro hükümetinde, Küba’da maliye bakanıyken, görevinden istifa etti ve gizlice Zambiya’ya, Afrika’ya kaçtı… Devrim yapmaya tabii ki )…

2008… Şampiyon olup Süper Lig’e çıktığımız sezon, Kartal’da zirveye çıktığımız maç… Kartal görünümlü Sakaryalılar…

Maç öncesi…

Kartal’dayız…

He yer Yeşil Siyah…

Altay, İstanbulspor, Sakaryaspor Süper Lig mücadelesi veriyor…

Maç öncesi Yeşil Siyahlı grupların yanına gidip, fotoğraf çekmek istiyoruz…

Ne görelim?..

Adamlar Kartal Stadı arkasındaki Kartal Sakaryasporlular derneğindenmiş…

Maç başlıyor…

Adem Çalık golü atıyor, 2-1 kazanıyoruz, rakipler de garip yenilgiler ve beraberlikler alınca, bir anda, hesapta hiç yokken zirveye çıkıyoruz…

Zamanın valisi, maçı izleyen İzmitli Gökhan Özel’e bile yan tribünden taş atıyordu Kartal görünümlü Sakaryalılar…

Vip tribününe taş yağıyordu…

Laptoplarımız, kellelerimiz koltuktaydı…

Maç bitti…

Kartal merkezine indik…

Aracımıza binip, paşa paşa döneceğiz…

Polis Kocaelispor taraftarını direkt trene bindiriyordu…

Ama bizi unutuyordu…

Yani basını…

Kartal Meydanda bir sürü Sakaryalı toplandı, Kocaelisporluları bekliyor…

Biz ise istemeye istemeye kendimizi özellikle seçtiğimiz izbe bir lokantaya atıp, en az üçer tane çorba içtik… 5 erkektik ve loş ışıklar altında ve mecburen hayli romantik usulde yemek yedik…

Adamlar dağılana kadar mekânda oturabilmek için…

Sonra baktık bulaşıklar bize kalacak…

Çıktık gittik aralarından…

Basın yeleklerini görüp korktular…

Peşimize takılmadılar…

Biz kurtardık kendimizi, ama trenle dönen Kocaelisporluları taaaa bir saat uzaklıktaki Gebze’de trajik bir saldırı bekliyordu…

Hem de kendi memleketi Gebze’de, istasyonun üzerindeki köprüde toplaşan Sakaryalılar ve maalesef öz Gebzespor bayraklı kimi taraftar kılıklılar, trene taş yağdırdı…

Şimdi anladınız mı finaldeki 4-0’lık Sakarya galibiyetinin ne anlama geldiğini ve Komşu’ya tarihteki toplam 54.golümüzü atarak plakayı yazışımızın ne demek olduğunu…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder



Anket Yaz tatilinizi nerede geçirmeyi tercih edersiniz?