Esnaf kültürü…

Esnaf ve üretici bir ailenin üyesiyim.

Esnaf ailesinde doğan her çocuk, çocuk yaşından itibaren çalışma hayatının içindedir.

Bu “emek ortaklığı” esnaf çocuğunu küçük yaştan itibaren ailenin her sorununda görev ve söz sahibi yapar.

Elbette bu “söz ve görev sahibi” olmak, ailenin aile içi bilinç ve kültürüne göre değişir.

Esnaf, devletine “yük” değildir.

Yükü omuzlayandır.

Kendi küçük maddi gücü ve ondan daha çok emeği ile çalışır, ekmeğini kazanmaya çalışır. Kazanırsa vergisi ile devletine katkı verir.

İşini büyütebilirse başka insan kardeşlerine de iş ve aş verir.

Gerçek bir esnaf kolay kolay varlık sahibi olamaz! Olabilirse de bedelini “bedeni ve sağlığı ile” ağır ödemiştir.

Örneğin “pazarcı esnafı” nın hafta sonu tatili, bayramı, yaz tatili olamaz. Günlük kazanır, günlük yer. Çalışmazsa aç kalır.

Yağmurda, karakışta, yazın sıcağında o hep çalışır.

Sigortasını ödeyebilmişse, günün birinde emekli olur ama büyük ölçüde sağlık sorunlarıyla bedelini öder!

İstisnaları vardır ama esnaf aynı zamanda “insan sarrafı” dır.

Esnaf, kazanabilmek için müşterisini mutlu etmekle ödevlidir.

Müşterisini güler yüzle karşılamak, sözlerini tartarak konuşmak ve ikna ederek uğurlamak görevidir.

Çünkü; “Müşteri velinimeti” dir.

Esnaf, “dürüst olmak” ve kazandığını “helalinden kazanmak” zorundadır.

Bu değerlere sahip değilse, zaten hüsrana uğrar.

Esnaf, kendisiyle aynı kaderi paylaşan meslektaşları ile “dayanışma” içinde olmak zorundadır.

Esnafı kazandıran, müşterisi ve esnaf dostlarıdır.

Bunun için de dürüst ve samimi olmaya mecburdur.

İstisnalar ya da başka bir deyişle “imalat hataları” hariç esnaf özetle bu kimlik, kişilik ve kültürün insanıdır.

Esnaf, aynı zamanda “ekonomik hareketlilik ve gelişmenin” de lokomotifidir.

Esnaf inanır ve isterse bir ürünü ve o ürünü üreten büyük firmaları ihya eder, inanmaz ve istemezse, rezil eder!

Ne var ki, yaşadığımız bu ülkede esnaf, hemen her dönemde itilip kakılır!

Halkın alım gücü zayıflarsa, bedelini önce esnaf öder!

“SOSYAL DEVLET” Anayasal bir kurumdur ama o sosyal devlet, esnafın kapısına uğramaz!

İşte, son iki yıldır yaşadığımız pandemi sürecinde en büyük darbeyi yiyen esnaf kesimidir.

Kahvehane sahipleri de, düğün-dernek koşturan müzisyenler de, lokantacılar da, pazarcılar da, seyyar satıcılar da esnaftır.

Ne yazık ki, bu süreçte çaresiz bırakılan, aç açık kalan, kirasını ödeyemeyen, elektriği suyu kesilen, çoluk çocuğunu insanca besleyemeyen, okutamayan da esnaftır!

Esnaf çocuklarının büyük çoğunluğu bilgisayar, internet gibi “uzaktan eğitim araçlarından” ve dolayısıyla EĞİTİM HAKKI’ndan yoksundur!

Esnafını yaşatamayan “SİYASİ İRADE” aslında kendi yaşam damarlarını kesmektedir!

Birkaç “ayrıcalıklı” müteahhit ve kamu bankalarının kaynaklarıyla “abad olmak” kolaydır!

Ama ekonominin tıkandığı noktada, artık imdada koşacak esnaf da yoktur!

“AHİLİK KÜLTÜRÜ” nü seneden bir gün ya da hafta içinde, birkaç göstermelik etkinlikle anıp geçmek kolaydır!

Zor olan, gerçek anlamıyla “AHİLİK KÜLTÜRÜNÜ” yaşamak ve yaşatabilmektir!

Ve, bir eleştiri;

Esnafımız büyük çoğunlukla ülkede yaşanan olayları ve nedenlerini takip edemez! Bu yüzden “HAK ARAMA BİLİNCİ” ve başına gelen olumsuzlukların nedenlerini görebilme yetisinden uzaktır!

Bu nedenle, siyasal tercihlerinde “celladına aşık kurban” misali yanlış tercihlerde ısrarlıdır!

Ekmeğinin kölesi, velinimetine saygılı ve çile dolu esnafımıza saygıyla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yaz tatilinizi nerede geçirmeyi tercih edersiniz?