Türkiye’de çocuk işçi olmak!

Türkiye’de çocuk olmak zordur…

Zaten raporlar da, veriler de bunu gösteriyor.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, Türkiye’nin ve Dünyanın çocuk işçiliği verilerini paylaştı. Çok çarpıcı rakamlar var. Birlikte okuyalım;

Çocuk işçiliğin yaygınlaşması ve derinleşmesinde en önemli faktörlerden birisi okulların kapanması oldu. Okulların geçici olarak kapanması 130’u aşkın ülkede 1 milyarın üzerinde öğrenciyi etkiledi. Salgınla birlikte artan işsizlik, yoksullaşma ve yoksunlaşma göz önüne alındığında, okullar tekrar açılsa bile bazı aileler maddi sorunlar nedeniyle çocuklarını okula gönderemeyecek, çocuklar haneye katkı için çalışmaya devam edecektir.

ÇOCUK İŞÇİ SAYISI

2000 yılında dünya genelinde 246 milyon olan çocuk işçi sayısı 2016 yılında 152 milyona düşmüştü. Ancak geçen 4 yıl içinde çocuk işçi sayısı yeniden yükselişe geçti ve 8 milyon artarak 160 milyona ulaştı. Önlem alınmazsa çalışan çocuk sayısı büyük bir hızla yükselecektir.

AĞIR KOŞULLARA ZORLANDI

Dünyada çocuk işçilerin yüzde 70’i tehlikeli sayılan işler dahil, ticari tarım ve hayvancılıkta çalışıyor. Madencilik ve haftada 43 saatten fazla süreli tehlikeli ve ağır işlerde çalışan 5-17 yaş arası çocukların sayısı 2016-2020 arasında 6,5 milyon artarak 79 milyona yükseldi. Salgında çocuk işçiler daha uzun saatler ve daha ağır koşullarda çalışmaya zorlandı.

EĞİTİM SEVİYESİ DÜŞÜK

Türkiye’de çocuk işçilik, üretimi ayakta tutan bir olgu olarak varlığını korumaktadır. TÜİK verilerine göre yüzde 70,6’sı erkek ve yüzde 29,4’ü kız çocuğu olmak üzere 720 bin çocuk işçi bulunmaktadır. Çocuk işgücü anketleri, Türkiye’de mevsimsel olarak, çocuk işçiliğin en az olduğu Ekim ila Aralık aylarında yapılıyor, bu da çocuk işçiliğin gerçek boyutlarını gizliyor. Bunlar göz önüne alındığında, bugün Türkiye’de en az 2 milyon çocuk işçi olduğu görülmekte. Çalışan çocukların ise sadece yüzde 65,7’si eğitimine devam edebilmekte. Milli Eğitim Bakanlığı, okulda olması gerekirken çalıştığını tespit ettiği ancak “ulaşamadığı” çocuk sayısını yaklaşık 440 bin olarak açıkladı.

SOKAKTA ÇALIŞMA

Çocuk işçilik azalmak yerine giderek daha çok ağır ve tehlikeli işlere doğru kayıyor. Türkiye’de çocuk işçilerin yüzde 30,8’i tarım, yüzde 23,7’si sanayi, yüzde 45,5’i ise hizmet sektöründe çalışıyor. Çocuk emeği, çocuk işçiliğin en kötü biçimleri arasında kabul edilen sokakta çalışma, küçük ve orta ölçekli işletmelerde ağır ve tehlikeli işlerde çalışma, aile işleri dışında, ücret karşılığı gezici ve geçici tarım işlerinde çalışma alanlarında yoğunlaşıyor.

Tarım işçisi çocukların yüzde 64’ü 5–14 yaş arasındaki çocuklardan oluşuyor.

Türkiye’de yaşayan Suriyeli ve Afganistanlı mülteci sayısının, kaydı bulunmayan göçmen ve mültecilerle birlikte 6 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor.

MALUMUN İLANI: ÇOCUK

İŞ CİNAYETLERİ ARTIYOR

Çocuk işçiliğin artmasına göz yuman ve zemin hazırlayan emek politikaları ve düzenlemeler, çocuk işçiliğin tehlikeli işlere ve sektörlere kayması ve işgücünün kayıt dışı ve güvencesizliğin pandemi koşullarında katmerlenmesinin bir sonucu olarak çocuk iş cinayetleri artmaya devam ediyor. 2013'te 59 çocuk, 2014'te 54 çocuk, 2015'te 63 çocuk, 2016'da 56 çocuk, 2017'de 60 çocuk, 2018'de 67 çocuk, 2019’da 67 çocuk, 2020’de 68 çocuk ve 2021’in ilk beş ayında 19 çocuk; yani 2013 ve 2021 (ilk beş ay) yılları arasında en az 513 çocuk çalışırken hayatını kaybetti.

İŞTE ÇARPICI RAKAMLAR

*Ölen çocukların 58’i ise göçmen çocuk işçilerdi.

*Bu yıllar arasında, tarım-orman işkolunda 294 ölüm, inşaat işkolunda 50 ölüm, metal işkolunda 37 ölüm, konaklama işkolunda 23 ölüm, ticaret işkolunda 21 ölüm meydana geldi.

*Çocuk iş cinayetlerinde 14 yaş ve altında ölüm 169 iken, 15-17 yaş arası ölüm sayısı 344 oldu.

ÇOCUKLAR İÇİN TALEPLER

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak, çocuk işçiliğin getirildiği durumu ve çocuk iş cinayetlerinin bir “çocuk emek sömürüsü” politikası olduğunu vurguluyoruz:

*Ucuz çocuk işgücünü teşvik eden ve bunun altyapısını oluşturan eğitim sistemi ve eğitim politikalarına son verilmelidir.

*Çocuk emeğiyle ilgili veriler bilimsel, güvenilir ve düzenli bir şekilde yayınlanmalıdır.

*Kayıt-dışı çocuk işçi çalıştırılan kişi ve kurumlara göz yumulmamalı, caydırıcı cezalar verilmelidir.

*Yasadışı çocuk işçi çalıştırmayı önlemeye yönelik tedbirler alınmalı, denetimler etkin ve sıkı bir şekilde yapılmalı, ilgili mevzuatlar yürürlüğe koyulmalıdır.

*Tüm çocuklar ücretsiz ve detaylı sağlık taramasından geçirilmelidir. Yeterli, sağlıklı ve dengeli beslenme imkânı sağlanmalı, bağışıklık sistemleri kuvvetlendirilmelidir.

*Çocuk işçilik yasaklanmalıdır.

DAHA FAZLA DENETİM

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin rakamlarını yukarıda sizinle paylaştım.

Meclis, zaman zaman iş kazalarıyla da ilgili önemli açıklamalar yapıyor. Bunları sizinle paylaşıyorum. Türkiye’deki çocuk işçiliğiyle ilgili yine çarpıcı bir açıklama yaptılar. Türkiye ekonomisi düzelmedikçe, denetimler sıklaştırılmadıkça, çocuklar eğitime yöneltilmedikçe, bu sorun hep devam edecektir.

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxx

OECD diyor ki!

Türkiye'nin de üyesi olduğu Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD)’nün 31 Mayıs'ta yayınladığı raporunda iktidarın pandemiden olumsuz etkilenen savunmasız durumdaki hane halklarını ve reel sektörü borçlandırmasının sürdürülemez olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin salgın döneminde kredi ile borçlandırma politikasını eleştiren OECD, iktidara vatandaşı borçlandırmak yerine destek verme çağrısı yaptı. Yani OECD AKP iktidarına diyor ki, halkı borçlandırmayın onlara destek verin.

Xxxxxxxxxxx

Zenginle fakir

arasında uçurum!

Pandemi yılı olan 2020'de Türkiye'de nüfusun en zengin yüzde 20'lik kesiminin toplam gelirden aldığı pay 1,2 puan artarak yüzde 47,5'e yükselirken, en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun aldığı pay 0,3 puan azalarak yüzde 5,9'a düştü. Gelirden en fazla pay alan yüzde 10'luk kesimin geliri, en yoksul yüzde 10'luk kesimin gelirinin 14,6 katına ulaştı. Zaten hangi kriz olursa olsun, zengin daha zengin oluyor, fakir daha da fakirleşiyor. Şimdiye kadar krizlerde zenginin fakirleştiğini, fakirin zenginleştiğini hiç görmedik.

Resim

xxxxxxxxxxxxxxxxxx

Mehmet Demirkol’dan 

YÜZYILLIK ŞİİRLER!

Yazar Mehmet Demirkol, gazetemize mail göndererek, yeni kitabının çıktığını belirtti. Demirkol, “İlk kitabımda Kocaeli Öğretmenevinde kaldım ve Umuttepe ile ilgili şiir yazmıştım” dedi. Ben de Demirkol’u köşeme taşıdım ve kendisine destek verdim. Yazdığı UMUTTEPE şiirini sizinle paylaşıyorum. 

 

''Umuttepe''

 

Umuttepe’ye çıkıyordum, karnımda fare tıkırtıları,

Umuttepe’ye çıkıyordum,

Başlangıçta sarılan evler,

Ortalarında herkesin eşit olduğu çılgın sessizlik,

Umuttepe’ye çıkıyordum,

Bir daha çıkmama engel olacak ne varsa; kazımalıydım,

Hayatımın sorununu bulmalıydım, Umuttepe’ye çıkarken,

Yüzyılın sorununu, Umuttepe’de aydınlatacağım;

**

Yükseldikçe, ayrılıyor evler;

Yükseldikçe yalnızlaşıyorsun, bunu bilirsin;

Ben yükselirken, alçalıyordum ama

Nesneler ve insanlar aynileşiyordu,

Umuttepe’den serpiliyordu çocuklar,

Herkes bir tepeye çıkmalıydı,

Kimi umuda, kimi hüzne;

Ya da ikisine de değil, sevmeyeceksin ama

Belki de fedakarlığa çıkmalıydı tüm yollar;

Bireyselliği çocukken dondurma yermiş gibi öğütüyorsun;

Fakat ardından su içmekti; toplumsal olan herkesi düşünmek

Sen tepeye çıkıyorsun;

Hangi tepede olduğunu bilmiyorum; hiçte bilmeyeceğim;

Umuttepe’den sonra dağıldık,

E5’teki pişmaniyeciler gibi

 **

 

Çocuklar ve farkındalık,

Yollar, tepeler ve ben;

Öğretmenevlerindeki terlikler gibi buluyorum seni;

Sen ki odasın;

Her gün başka bir ağlamışlığı kaldıran…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mesut Akbulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yaz tatilinizi nerede geçirmeyi tercih edersiniz?