“Bizim çocuklar”da gördüğüm tükenmişlik sendromu

A Milli Futbol Takımı, 3-0’lık İtalya yenilgisi ile başladığı “EURO 2020” macerasında ikinci perdeyi de hüsranla kapattı.

Galler’e 2-0 yenildi, iki maç sonunda “sıfır” puan ve “eksi 5” averajla dibe vurdu.

İtalya maçını da Galler maçını da izledim.

Daha sahaya çıkarlarken notumu verdim, “Bunlar maçı kazanamaz” dedim.

Neden böyle düşündüm?

Neden içimde böyle bir his taşıyordum?

Dikkat ettim, bütün futbolcuların yüz ifadelerinde bir “tükenmişlik sendromu” vardı.

Yani “zihinsel ve fiziksel” olarak çökmüşlerdi, maça hazır değillerdi.

Bu ruh halleri, yüzlerine vurmuştu.

“Özgüvensizlik” içindeydiler.

Motivasyonları sıfırdı.

Bu ruh halinin sebebi ne olabilir?

İtalya ve Galler maçlarında sahaya çıkan 11’leri ve daha sonra oyuna katılanları önüme açtım ve isimlerin üzerinden tek tek geçtim.

İki maçta da sahaya hemen hemen aynı futbolcular çıktı.

Hatırlayalım!

Uğurcan, Zeki, Kaan, Çağlar, Umut, Mert Müldür, Okay, Merih, Ozan Tufan, Yusuf, Cengiz, İrfan Can, Hakan, Kaan, Halil ve Burak…

İçlerinden sadece ikisi, Türkiye’de yaşıyor ve Türk takımlarında futbol oynuyor.

Uğurcan, Trabzonspor’da…

İrfan Can, Fenerbahçe’de…

Diğerleri, Avrupa ülkelerinde yaşıyor ve Avrupa takımlarında futbol oynuyor.

Bunları şunun için yazdım.

Türkiye imajı, Avrupa ülkelerinde çok kötü.

Hele son yıllarda, Türkiye, demokrasi, insan hakları, özgürlükler yönünden yerden yere vuruluyor.

Tüm Avrupa, Türkiye’ye “batmış bir ülke” gözüyle bakıyor.

Biz içeride yaşadığımız olumsuzlukların pek farkında değiliz, ama Avrupa ülkelerinden baktığınızda “Türkiye’nin acıklı hali” çok net görünüyor.

Avrupalılar, bizi “acınacak insan” olarak görüyor.

Hele aralarında yaşayan Türkleri; sözleriyle, bakışlarıyla, mimikleriyle hep ezmeye çalışıyorlar.

İşte Avrupa ülkelerinde yaşayan ve Avrupa takımlarında oynayan futbolcular, böylesine bir iklimden milli takıma seçiliyorlar.

Yani psikolojik yönden ezikler…

Tükenmişlik sendromunun temel nedeni bu!

Başarısızlığın bir başka etkeni

Dikkat ettiniz mi?

Özellikle futbolda her milli maçtan önce, “aslanız-kaplanız” havası atılır.

Nasıl aslan, nasıl kaplan olacağız?

Türkiye’de “futbol altyapısı” var mı?

Süper Lig ve PTT 1.Lig…

Takımları şöyle bir gözünüzün önüne getirin.

Futbolcuların yüzde 90’ı yabancı.

Senin liglerinde oynayan futbolcular Türk değil ki, başarıdan başarıya koşacak “Türk Milli Futbol Takımı”n olsun.

Nasıl bir mantıktır?

Sen kendi liglerinde yabancıları oynat, sonra da “Ben dünya futbolunda söz sahibi olacağım” de.

Mümkün mü bu?

Alışmışız…

Hep mucize bekleriz.

Hep “avanta başarıların” peşindeyiz.

Armut piş, ağzıma düş!

Yok ya!

Türkiye’de zihniyet değişmedikçe, hiçbir şey değişmez.

Ne siyaset…

Ne ekonomi…

Ne eğitim

Ne sağlık

Ne hukuk…

Ne adalet…

Ne de spor.

Kırk yılda bir elde ettiğimiz maç skorlarıyla övünür dururuz.

Ben İtalya ve Galler hezimetlerini böyle değerlendiriyorum.

İtalya’yı bir tarafa bırakın, 3 milyon 136 bin nüfuslu Galler’e de yenildik ya, bunun ayıbı bize yeter.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yaz tatilinizi nerede geçirmeyi tercih edersiniz?