TÜSİAD konuşuyor, TOBB’dan tık yok

Ülke olarak “perişanlığı” oynuyoruz.

Ekonomi, yerle bir.

İç siyaset, yerle bir.

Dış politika, yerle bir.

Toplumsal huzur, yerle bir.

Çalışma hayatı, yerle bir.

Kurumsal devlet, hukukun üstünlüğü, adalet, insan hakları…

Ulusal motivasyonumuzu sağlayacak hiçbir şey, ama hiçbir şey kalmadı, hepsi yerle bir.

Böyle bir ortamda, ülkemizdeki tıkanıklığın aşılması için konuşması görüş açıklaması gerekenler de ne yazık ki, susuyor.

Meslek odaları, susuyor…

Sivil toplum örgütleri, susuyor…

Barolar, susuyor…

Üniversiteler, susuyor…

Herkes, sanki “dut yemiş bülbül”!

Bu nedenle, böyle bir sessizlikte, böyle bir yılgınlık ortamında, TÜSİAD’ın (Türkiye Sanayici ve İş İnsanları Derneği) ses vermesi çok önemli ve de çok değerli.

TÜSİAD konuşuyor, ama asıl konuşması gereken TOBB’dan (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) tık yok.

TÜSİAD, belirli bir sanayici ve iş insanı grubunun temsilcisi.

TOBB ise 81 il 160 ilçeye yayılmış 365 oda ve borsanın (Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Ticaret ve Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odası ve Ticaret Borsası) üst kuruluşu.

Toplamda 1 milyon 200 bin civarında firmayı temsil ediyor.

Böylesine sıkıntılı bir dönemde, bu kadar sanayici ve iş insanını temsil eden TOBB görüş açıklamayacak da kim açıklayacak?

TÜSİAD YİK Başkanı Özilhan, ne diyor?

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Tuncay Özilhan’ın değişik konularla ilgili görüşleri şöyle:

BÜYÜME İSTİHDAM YARATMIYOR: Türkiye pandemi karşısında izlenen parasal genişleme ve kredi genişlemesi sayesinde 2020’de ve bu senenin ilk çeyreğinde iyi bir büyüme performansı gösterdi; ama bu büyüme istihdam yaratmıyor.

NEGATİF AYRIŞIYORUZ: Gelişmiş ülkeler pandemiyle mücadele için büyük mali ve parasal kaynakları seferber edebildi, aşılamanın sağladığı başarının da etkisiyle çok hızlı büyüme sürecine girdiler; ancak Türkiye bu olumlu süreçte şimdilik negatif ayrışmaya başladı.

YÜKSEK FAİZ DERDİ: Esnaf, KOBİ’ler ve iş dünyasının diğer mensupları yüksek enflasyon, TL’nin eriyen değeri ve tüm bunların sonucu olan yüksek faizlerden dertli; geleceğe dönük yapılan hesaplar tutmuyor, yüklü kredi borçlarının geri ödenme zorlukları iş insanlarını düşündürüyor.

ENFLASYONLA MÜCADELE: Para politikası enflasyonla mücadele hedefi doğrultusunda öngörülebilir biçimde uygulanabilmiş olsaydı TL’nin değerini korumak, enflasyonu ve faiz oranlarını daha düşük tutmak mümkün olabilirdi. Enflasyonla mücadelede işimiz kolay değil; TL’nin değeri ve enflasyon küresel gelişmelerden etkileniyor, dünyada hammadde ve lojistik maliyetleri artıyor ve enflasyonist işaretler görülüyor.

VATANDAŞ EZİLİYOR: Enflasyonun seyrine bağlı olarak gelişmiş ülkelerin para politikasını sıkılaştırmalarının gündeme gelebileceği bir döneme giriyoruz, bu da enflasyonla mücadele için bizim de para politikasında sıkılığa bir süre daha devam etmemizi gerektirebilir. Yüksek dolaylı vergiler de hayat pahalılığına sebep oluyor; ağır vergiler vatandaşı eziyor, fakirleşmesine sebep oluyor.

TL’DE DEĞER KAYBI: Dış politikadaki gelişmeler de fon girişini ve dolayısıyla TL’nin değerini etkiliyor. Dış politikamızın uzun vadeli ve istikrarlı bir çizgiye oturması ve liberal küresel sistem yönünde seyretmesi risk primini düşürerek faiz-kur kapanına düşmemizi engelleyebilir; bu sayede TL’nin değerinde önümüzdeki aylarda yükselme ve enflasyonda bir miktar gevşeme umudumuz olduğunu düşünüyoruz

MEGA PROJELER: Vatandaşın ödediği vergilerle finanse edilen devletin harcamaları doğrudan insana hizmet etmeyen projelere akıtılırsa sürdürülebilir büyüme sağlanamaz

SEDAT PEKER’İN İDDİALARI: Hepimizi son zamanlarda en çok düşündüren ve kaygılandıran konu ise hukuk devleti anlayışı ile hiçbir şekilde bağdaşmayacak, karmaşık, karanlık ilişkiler ağının mevcudiyetine ilişkin iddialar.

ŞÜPHELER GİDERİLMELİ: Bu iddialar, yolsuzluklar, suç örgütleri, siyasi etik, medya etiği, iş etiği gibi başlıkların kamuoyunda yoğun biçimde tartışılmasına yol açıyor; kamuoyu nezdinde dile gelen bu şüphelerin giderilmesi gerekiyor. Temiz toplum, temiz siyaset için her türlü mücadelenin geçmişte olduğu gibi bundan sonra da yanında olacağız; mevcut tartışmaların hukuk devleti ve demokratikleşme sürecinin gelişmesine hizmet etmesi en büyük temennimiz.

TÜSİAD Başkanı Simone Kaslowski’nin görüşleri

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski ise TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında şöyle konuştu:

EN KRİTİK SORUN: Türkiye ekonomisinin bugün karşı karşıya olduğu en kritik sorun “kurumsuzlaşmadır”. Kurumlarımızın zayıflaması, karar verme ve uygulama süreçlerinde uzun vadeli, öngörülebilir, bilimsel plan ve aksiyonların yerini kısa vadeli karar ve uygulamaların alması, istişare mekanizmasının yeterince çalıştırılmaması gibi sorunlarımız var.

CİDDİ HASAR VERDİ: Her geçen gün kurumlardaki bu eriyişin, idari sistemimizin işleyişine, toplumumuzun refah ve huzuruna, ülkemizin piyasalardaki görünümüne, itibarına, güvenilirliğine ne denli ciddi hasar verdiğini daha iyi görüyoruz.

HDP’NİN KAPATILMASI Siyasetin etkin ve saydam olması demokrasimizin işlerliği için birinci koşuldur; siyasi partiler demokrasilerin en önemli unsurudur. Siyaseti, parti kapatmalarla, siyasetten yasaklamalarla değil; demokratik kanalları açık tutacak şekilde ele alan, hesap verebilirliği geliştiren, siyasetin finansmanını siyasi etik ölçülerine göre düzenleyen, evrensel hukuk ve AB standartlarında bir yasal altyapı demokratik sistemimizi güçlendirecektir.

DERİN YALNIZLIK: Uluslararası alandaki derin yalnızlıktan kurtulmamız gerektiğini düşünüyoruz. Müttefiklerle ve çevre ülkelerle ilişkilerin onarılmasını, Türkiye'nin stratejik kimliğinin, hedef aldığı çağdaş değerler doğrultusunda netleşmesini, AB ile ilişkilerin al-ver kapanından kurtularak tam üyelik hedefi ile ileriye götürülmesini bekliyoruz.

AİHM KARARLARINA UYULMALI: Meşum darbe girişimi sonucunda bozulan güvenlik-özgürlük dengesinin onarılması mutlak bir gereklilik.  Bireysel hak ve özgürlüklere yönelik kısıtlamaların kalkması, hukukun üstünlüğüne saygının tesisi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulması, yeni bir onarım döneminin olmazsa olmaz adımlardır.

BİRLİKLERİN GÜVENLİĞİ: Afganistan'da Türk askerlerinin ABD ve NATO çekildikten sonra görev yapması kararının da etraflıca tartışılmasından, birliklerimizin güvenliğinin sağlanması için gerekli tüm koşulların oluşturulacağından da emin olmak isteriz.

TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu da konuşmalı

TOBB yöneticileri artık şunu anlamalı:

Korkunun ecele faydası yok.

Tamam, TOBB yarı resmi bir kurum.

Gümrük ve Tekel Bakanlığı denetiminde.

İyi de, susmak, yılıp bir köşede olup bitenleri izlemek, bugüne kadar hangi sorunu çözdü, bundan sonra hangi sorunu çözecek?

Türkiye, elimizin altından kayıp gidiyor.

Bugün gereğini yapmazsak, yarın geç olabilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder

# Sanayi

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Osmann - Necmi Başkan açıklama yapıyor, bütün KOTO üyelerini çok memnun olıyor. Bizim başkanı takan yok, o da kendini nimetten sayıp açıklamalar yapıyor. Bak işine Necmi Başkan

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 20 Haziran 22:50


Anket MHP'de yeni il başkanı kim olacak?