“Bilemezsiniz”

Bilgi sürekli olarak bizler ile birlikte olan, yüce bir varlık gibi başımızda dikilen bir tutkudur. Bir kere bilince, bir daha her zaman bilmek ister canlı. Ama neyi? Neyi bilmek istiyoruz, istiyorlar? Her şeyi…

İnsan, doğası gereği meraklı olan bir hayvandır. Merak onu canlı tutar, besler ve büyütür. Bundan dolayı tarih boyunca bir öğrenme süreci içerisinde ilerlemiş ve hep büyümüştür insanoğlu. Merak etmek, bence bilmenin yarısıdır. Çünkü merakın var olduğu süre boyunca, bilginin illâ ki bize sarılacağına inanırım. Onlar birlikte çalışan iş arkadaşları gibidirler. Merak kendi evrak işlerini bitirmeden, bilgi o belgeyi imzalayamaz. İşte bu yüzden bilgi bir bitki olsaydı, merak onun yapraklarına usulca düşen yağmur olurdu.

Bilinmez şeyler, çoğu varlığı korkutur. Sığ sularda yüzmek, herkese daha güvenilir gelen bir eylemdir. Bilinen sular hep aynıdır, değişmezler. Dalganın nereden geldiğini, akıntının seni nereye sürükleyeceğini bilir ve kendini bu güçlü kuvvete göre hazırlayabilirsin. Çünkü onu tanırsın. Ama bilmediğin, daha derin olan sular ürkütücüdür. Çünkü orada hangi balıkların yüzdüğünü, akıntının ne taraftan geldiğini bilemez, akıntıya kapılmak yerine korkunun hızla akan nehrine kapılıp gidersin. 

Merak aslında bir nevi korkunun nehrine atılan ilk adımdır. Bu yüzden ilk başta kendinizi Mart’ın hafif sıcaklıklarına kanıp güzel çiçeklerini dünyaya hediye ettikten sonra büyük bir kar fırtınası ile karşılaşan kardelenler gibi hissedebilirsiniz. Çiçek açmak (merak etmek) dünyanın en güzel hissidir ama sonrasında gelen kar fırtınası (bilinmeyen) çok canınızı yakar, sizi korkutur. Bu noktada kardelenlerin yapabileceği iki şey vardır. Ya kar fırtınasının verdiği değişimin, bilinmeyenin korkusunu yok sayıp, bilinmeyeni öğrenip güçlü kalabilirler ya da bu dünyanın sığ suları olan toprağa geri dönebilirler. Onlar için bildikleri sıcak yuvaları toprak, bilmedikleri yeni diyarlar ise gökyüzüne uzanan çiçeklerdir.

Ben o kardelen olsaydım, mutlaka güneşli günleri beklerdim. Çünkü bilinmeyen ve can yakan kar fırtınasının sonunda güneşin açacağına dair büyük bir inancım var. Zaten aslında dünyanın varoluşu da bu şekilde olmamış mıdır? Göktaşları birbirine çarpmış, ateşler, büyük sıcaklılar için yıllar geçmiş, ama en sonunda yeşillikler ve maviliklerin krallığı olmuş bizim dünyamız.

Bilinmeyeni artık bildiğimize göre, artık asıl konumuza geçebiliriz. Bu noktada size bir soru sormak istiyorum. Sizce bilinmeyen olan nedir?

Aslında içinde yaşadığımız, bizi sonsuzluğu ile saran ve küçücük bir bölümünü bildiğimiz, gerisi hakkında sadece tahminler yürütebildiğimiz koskoca bir evrenimiz var. İnsanlık onun hakkında pek çok şey bildiğini sansa da aslında hiçbir şey bilmediğimiz, bilemeyeceğimiz yüzümüze çarpan büyük bir gerçektir. Bazen dünyanın kötü ruhların hapsedildiği bir ruhlar hapishanesi olduğunu düşünürüm. Dünya içerisinde nasıl kötülükler yapıp düzeni bozan kişiler hapse giriyorsa, dünya da ruhların hapishanesi olabilir. Çünkü ne kadar uğraşırsak uğraşalım uzayın ancak belli bir bölgesine kadar gidilebiliyor. Farklı galaksilere gidemiyor, onları göremiyoruz. Aynı insanların belli hapishane sınırları içinden çıkamaması gibi.

Bence evren en büyük bilinmeyenlerden biri. Ama bilinmeyenleri araştırırken biraz da dünyanın içerisine bakmalıyız. Çünkü her köşesini bildiğimizi sandığımız dünyamızın da pek çok saklı köşesi var.  

Duygular, düşünceler, akıldan geçenler ve geçemeyenler, söylenmek istenenler, beynin içindeki saklı fikirler… Sokakta yürürken her yanından geçtiğiniz insanın içinde de aynı üstünde yaşadığı gezegen gibi geniş bir dünya var. Eğer bir kâhin değilseniz ya da insanların içini okuyamıyorsanız, bu büyük dünya sizden gizlidir. Onu bilemezsiniz, kimsenin içini o size göstermedikçe anlayamaz, göremezsiniz. Her şeyini bildiğinizi sandığınız bir insan, bambaşka bir kişi çıkabilir. “Bilemezsiniz.”

İnsanın sadece düşünceleri değil, vücudu da bilinmezdir. Bunun için en iyi örnek rüyalardır. Düşünsenize bilinmeyen şeyler kadar bilinen varlıklar da mevcuttur bu evrende. Bu bilinen varlıkları bilen, onları derin sulardan gün yüzüne çıkaran bilim adamları, akşamları gördüğümüz iyi ya da kötü rüyaları bir türlü anlayamaz, bilemez. Bana bu durum çok komik gelir. Çünkü rüyaların neden var olduğu, ya da nasıl oluştuğu hakkında sadece teoriler vardır. Kesin bir bilgi yoktur. Beynin çoğu fonksiyonu anlaşılmıştır, ama duygu yüklü küçük görüntüler bir türlü anlaşılamıyordur.

Çevremizdeki pek çok gerçekliği bilmemek, insanı ürkütebilir. Çünkü derin sulardan her türlü şey beklenilebilir. Ama korkmamalı, derin sulara dalıp ona meydan okumalı, onu öğrenmeliyiz. Eğer derin sulardan korkarsak, sadece geçmişe bağlı kalırız. Şimdiki zaman ilerlemeye devam ederken onun arkasından su döküp gidişini izleriz. O gider, gideli çok uzun süre olmuştur belki, ama biz hep aynı yılın aynı zamanında kalırız. Peki, o kaldığımız, içinde sonsuzluğa gittiğimiz, yeniliklerden ve bilinmezliklerden korktuğumuzdan dolayı içinde kaldığımız zamana nasıl gelmişizdir? Oraya gelmek için de bir bilinmezi öğrenmemiş miyiz? İşte o tam bir bilinmezdir.

Bir dahaki hafta görüşmek üzere…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yağmur Uğuzluoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


ELEMANLAR  ARANIYOR

Karamanoğulları Petrol Ofisi'nde çalışacak Pompacı ve Market Elemanı aranmaktadır. BAŞVURU: PINAR CERAN  TEL: 0541 302 0999

ELEMAN  ARANIYOR

Kocaeli Veteriner Hekimleri Odası  bünyesinde çalışacak; Ön Muhasebe deneyimli Bilgisayar ve Office programlarını kullanabilen en az 4 yıllık üniversi...

ELEMAN  ARANIYOR

Dikiş bilen elemanlar aranıyor. TEL: 0555 541 52 85 

MALİ MÜŞAVİR ARANIYOR

- SMMM BELGESİ OLAN - İYİ DERECE MİCRO KULLANABİLEN -  MS OFFİCE UYGULAMALARINA HAKİM -  RESMİ DAİRELERLE İLİŞKİLERİ TAKİP EDİP DÜZENLEYEBİLECE...

ELEMAN ARANIYOR

Kliniğimizde çalışmak üzere  HEMŞİRE, DİYETİSYEN, PSİKOLOG  aranmaktadır TEL: 0505 351 55 72

ELEMANLAR ARANIYOR

- ASKERLİK İLE İLİŞİĞİ OLMAYAN, - 18 - 40 YAŞ ARASI, EMEKLİ OLMAYAN - TEMİZLİK PERSONELİ - BAY (Daha önce özellikle Fabrika Üretim Alanları - B...

TEMİZLİK ELEMANI  ARANIYOR

Kocaeli ve Sakarya bölgelerinde  faaliyet gösteren firmamız için, vardiyalı çalışabilecek, temizlik personelleri aranmaktadır. Adapazarı yönünde...

Satılık dubleks daire

Derince Sırrı Paşa Mahallesi Öğretmenler Caddesi İrfan Sokak'ta, 5 yaşındaki binanın 3. katındaki çatı dubleks satılıktır. Krediye uygun 3+1, brüt 17...

0538 094 41 95

SAHİBİNDEN SATILIK DÜKKAN

Başiskele Sanayi Sitesi’nde Dış cepheleriyle toplam 500 m2, İç cepheleri 195m2 kullanım alanı olan 2’li dükkan

0537 308 16 63

HURDA GAZETE SATILIR

Hurda (eski gazete) gazete satılır


Anket Yaz tatilinizi nerede geçirmeyi tercih edersiniz?