Hukuk fakültesini bitirip zabıta memuru olmaya ne dersiniz?

Hani ülkemizde diplomalı işsizliğin çığ gibi büyüdüğünden söz edilir ya, bunun en çarpıcı örneği geçenlerde Ankara’da yaşandı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi, KPSS puanına göre alım yapacağı 150 zabıta memuru için duyuruda bulundu.

Adaylarda aranan şartlar ilginçti.

Üniversitelerin 4 yıllık hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme veya iktisadi ve ticari ilimler fakültelerinin lisans programlarının birinden mezun olmak.

Ve tabii KPSS’den en az 70 puan almış olma şartını taşımak.

Zabıta memuru olabilmek için o kadar çok hukuk ve iktisat mezunu genç başvurdu ki, başvuruların kabul edildiği Atatürk Spor ve Sergi Sarayı’nın önünde uzun kuyruklar oluştu.

Görüyor musunuz?

Eskiden gençler hukuk ve siyasal bilgiler fakültesine hâkim, savcı, kaymakam, vali, büyükelçi olmak için giderlerdi; şimdi işsizlik çığ gibi büyüyünce “zabıta memurluğu”na fit oldular.

Türkiye’de işsizliğin geldiği boyut bu!

Başka söze gerek var mı?

“Cumhuriyet nedir?” sorusuna en güzel cevap

Cumhuriyet, nedir?

Pek çok tarifi var.

*Milletin, egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimidir.

*Cumhuriyet, hükûmet ya da devlet başkanının, halk tarafından belli bir süre için ve belirli yetkilerle seçildiği yönetim biçimidir. Egemenlik hakkının belli bir kişi veya aileye ait olduğu monarşi ve oligarşi kavramlarının karşıtıdır.

“Cumhuriyet”in en basit, en anlaşılır tarifini geçmişte rahmetli Süleyman Demirel yapmıştı:

“Eğer bana Cumhuriyet nedir, diye sorarsanız Cumhuriyet benim işte. İslamköy’den çıkmış bir köylü çocuğunu cumhurbaşkanı yapan, Cumhuriyet’tir.”

Ne dersiniz?

Cumhuriyet, bundan daha anlaşılır tarif edilebilir mi?

Bu, denizin ikinci intikamı

Ben deniz salyasını “intikam alma” olarak değerlendiriyorum.

Denizin intikamı…

Öylesine kirlettik, doğal yaşamını öylesine mahvettik ki, deniz “Ben size bunun hesabını sorarım” dedi ve soruyor da.

Buyurun bakalım, Marmara’da denize girebilirseniz, girin.

Buyurun bakalım, Marmara’nın balığını yiyebilirseniz, yiyin.

Buyun bakalım, Marmara’da sandal sefası yapabilirseniz, yapın.

Bitti, Marmara’yı elbirliğiyle bitirdik.

Marmara Denizi bizden intikamını alıyor, bunun sıkıntısını uzun yıllar çekeceğiz.

*******

Başlıkta “Denizin ikinci intikamı” dedim, “denizin birinci intikamı” neydi?

22 yıl öncesine gidin, hatırlayın!

Deniz, 17 Ağustos büyük depreminde Kocaeli halkından büyük bir intikam daha almıştı.

Körfez sahillerinde denizi doldurarak elde edilen bütün arsalar ve üstüne yapılan binalar ne olmuştu?

Gümm, yerle bir, hepsi suya gömülmüştü.

Deniz, kendine ait olanları geri almıştı.

22 yıl önce birinci intikamı yaşadık, şimdi de ikinci intikamı yaşıyoruz.

Denizin üçüncü intikamı ne olur ve hangi şiddette olur, bilmiyorum.

Zor durum

Allah hiç kimseyi Merkez Bankası Başkanı Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu’nun yerine koymasın.

Neden mi?

Aşağı tükürse sakal, yukarı tükürse bıyık!

Faizi indirse dolar fırlayacak, yükseltse kovulacak.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Alii - Hukuk mesleğini hiç sevmem zabıta olmak hakim savcı avukat olmaktan daha iyidir

Yanıtla . 0Beğen . 5Beğenme 24 Haziran 00:31


Anket Yaz tatilinizi nerede geçirmeyi tercih edersiniz?