İyi Parti, “Lütfü Türkkan  sorunu”nu artık çözmeli 

Lütfü Türkkan, özünde “sorunlu” ve “fakir” bir siyasetçi.

Öyle “sorunlu” ki, partisine verdiği zarar bini aştı.

Öylesine “fakir” ki, “parasından başka” bir şeyi yok.

Siyasette hep parasını konuşturuyor.

Kapıları hep servetiyle açıyor.

Nasıl elde ettiyse etmiş, en büyük dayanağı serveti.

Servetini çekin alın, geriye bir şey kalmaz.

Bu görüşlerim yeni değil.

Lütfü Türkkan’a notumu yıllar önce verdim, bugüne kadar da hiç yanılmadım.

Her “falsolu” hareketi, beni daima haklı çıkardı.

Hangi birini anlatayım?

Seçim dönemindeki abuk sabukluklarını mı?

Halka yakınmış gibi görünüp, halka tepeden bakan kibirli davranışlarını mı?

Kocaelili olmadığı halde, “Kocaeliliymiş gibi görünme” gayretlerini mi?

“Zenginim, istediğimi yaparım” tavırlarını mı?

Sayısız gaf ve patavatsızlıklarını mı?

Partisi adına verdiği absürt (saçma) demeçleri mi?

Hangi birini anlatayım?

Saymakla bitmez.

Ve her defasında partisini zor durumda bıraktı, ivmesini aşağıya çekti.

Bursa’da söylediği o sözler

Tarih, 18 Kasım 2019.

Lütfü Türkkan, “grup başkanvekili” olarak İyi Parti’nin Bursa toplantısına katılıyor.

Çıkışta gazetecilere açıklama yapıyor.

“Büyük siyasetçi” tavırlarıyla “siyasi iklimi” değiştirecek laflar ediyor.

* AKP’ye “işbirliği” öneriyor.

*Parlamenter sisteme dönülürse, 5-6 icracı bakanlık verilirse, erken seçim için AKP ile ortaklık kurabileceklerini ifade ediyor.

Hoppalaaa!

Ortalık karışıyor, söylediği saçma sapan sözler o akşam bütün televizyon kanallarında birinci haber.

“İyi Parti, AKP’ye işbirliği önerdi…”

Partinin böyle bir kararı var mı?

Yok.

Peki, durup dururken bu konuşma neyin nesi?

Herkes birbirine, “Ne oluyor?” diye soruyor.

Acaba Lütfü Türkkan, Meral Akşener’in bilgisi dahilinde mi bu sözleri söyledi?

Çok geçmeden anlaşılıyor…

Türkkan’ın bu konuşmasından Akşener’in de, parti üst yönetiminin de haberi yok.

Bizimki, öylesine konuşmuş.

Hani “akım derken b…. “deme hali var ya, sanırım “kentimizin siyasi dehası” da öyle bir anındaydı.

Hatırlayın, çok geçmedi, İYİ Parti sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu kamuoyuna açıklama yapmıştı:

“Grup başkanvekilimizin açıklaması, partimizin meşru görmediği ve göremeyeceği bir beyandır. Partimiz seçmenine ve milletine verdiği sözleri, siyasi namusu bilen bir sorumlulukla siyaset yapmaktadır. İyileştirilmiş parlamenter sistem hassasiyetlerimiz, bu siyasi savrulmaları mazur yahut meşru göremeyeceğimiz kadar mühimdir. Parti olarak ülke yönetimini üstlenmek için mücadele ediyoruz. Sürdürdüğümüz siyasi mücadelenin ilkeleri, partimizin ve milletimizin umududur. Bu umudun hiçbir açıklama ile söndürülmesine, değersizleştirilmesine ve itibarsızlaştırılmasına müsaade edemeyiz. Bu, seçmenimize olduğu kadar devletimize ve milletimize olan sorumluluğumuzun da gereğidir. Partimizin hiçbir şekilde ima yoluyla bile siyasi olarak görüşmesi olmamıştır. İyileştirilmiş parlamenter demokrasi hassasiyetimiz hiçbir şekilde, hiç kimsenin açıklamasıyla örselenemez. Her türlü makamın, mevkinin, hevesin, hesabın üstünde memleketin, milletin ümidi olarak görüyoruz bu hassasiyetimizi. İyileştirilmiş parlamenter demokrasi hassasiyetimizin toplumda bulduğu karşılığın değersizleşmesine müsaade edemeyiz. Bunun herhangi bir açıklamayla itibarsızlaşmasına da müsaade edemeyiz. Çünkü bu bizim seçmenimize ve milletimize verdiğimiz sözdür. Açıklamalar, yapanları bağlar. Bizim partimizin asla resmi görüşü değildir. Bu görüş üzerinden cümle beyanını lüzumsuz buluyoruz. Sadece seçmenimize ve milletimize verdiğimiz sözü tekrarlamak mahiyetiyle açıklama yapmış olduk. Seçmene verdiğimiz sözün, devletimize milletimize borcumuzun böyle açıklamalarla örselenmesine müsaade edemeyiz.”

Çok sert bir açıklamaydı.

Yenilir yutulur değildi.

Herkes bu olaydan sonra Lütfü Türkkan’ın “grup başkan vekilliğinden” alınacağı görüşündeydi, ama öyle olmadı.

Bu olay, İyi Parti’nin toplumdaki algısına zarar vermesine rağmen, Türkkan görevde kaldı.

Türkkan, yaptı yine yapacağını

Önce şunu belirteyim.

İyi Parti’de son aylarda yüzler gülüyor. 

Oyu artıyor…

Toplumdaki algısı son derece iyi…

Seçim yaklaşırken “oy patlaması” yaşanacağı bile ciddi ciddi konuşuluyor.

Tam böyle bir noktada, Lütfü Türkkan yaptı yine yapacağını.

Dilovası’nda bulunan çiftliğindeki kaçak binalar yıkılırken olaylar çıktı, yıkımı haber yapmak için izleyen gazeteci Mustafa Uslu 4 kişi tarafından darp edildi, darp edenlerden birinin Lütfü Türkkan’ın yeğeni İbrahim Hasırcı olduğu ortaya çıktı ve Hasırcı çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

Birkaç gündür gazete ve televizyonlar bu haberin peşinde.

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener bile grup toplantısında konuya girmek zorunda kaldı: 

"Sayın Türkkan'ın çiftliği üzerinden gagalanıyoruz. Sayın Türkkan'ın açıklamaları var, onlara girmeyeceğim. Kim, nerede, ne yapmışsa takipçisi olmazsam, hepsini rezil etmezsem namerdim. Yıkıldı mı kardeşim hepsi, yıkıldı tamam. İletişim Başkanı'nın eviyle ilgili bir şey çıktı, ağzımızı açmadık. Tarihi eser meselesinin nasıl yürüdüğünü biliyoruz; üzerinde tepinebilirdik, tepinmedik. Şimdi yandınız. Mademki 'devletten kiralanmış yerlere çökülmüş' diye tabir ediliyor, şimdi ben takip edeceğim."

Bu olayı bu noktaya getiren kim?

Olay, Lütfü Türkkan yönünden nasıl bir basiretsizliktir, nasıl bir gaflettir anlamak mümkün değil.

Ayrıntısına girmeyeceğim.

Çiftlikteki bazı binaların kaçak olduğu tespit edilmiş mi; edilmiş.

Bu binaların yıkımıyla ilgili mahkeme kararı var mı; var.

Ne zamandan beri bu konu siyasetin gündeminde?

Tam bir yıldır.

Bununla ilgili ilk haberler, 3 Haziran 2020’de yerel ve ulusal gazetelerde yayınlanmış.

Neden gereğini yapmıyorsun?

Neden o kaçak binaları kendi elinle yıkmıyorsun da, yıkım ekiplerinin çiftliğe gelip yıkmasını bekliyorsun?

Neden karşı tarafın, yani iktidarın eline koz veriyorsun?

Neden onların şov yapmalarına fırsat tanıyorsun?

Dahası…

Bu basiretsizliği, bu gafleti gösterdin, bir yıl boyunca o sorunun üstüne yattın; hiç olmazsa yıkım yapılırken sağduyulu davranıp “olay çıkmamasını” sağlasaydın. 

Gelen ekip, görevini yapıp sessiz sedasız ayrılsaydı.

Aralarında yeğenin İbrahim Hasırcı’nın da bulunduğu bir grubun, yıkımı haber yapmak üzere orada bulunan gazeteci Mustafa Uslu’yu darp etmesi ve yeğenin Uslu’nun tutuklanması neyle açıklanabilir?

Dağ başı mı burası?

Her konuda her fırsatta iktidarı eleştiriyorsun…

Tamam eleştireceksin, ama sen de dikkatli olacaksın, iktidarın eline “koz” vermeyeceksin.

Ne oldu şimdi?

Bir çuval inciri mahvettin.

Kendin rezil oldun, genel başkanın Meral Akşener’i de zor duruma soktun.

Anket firmaları mutlaka ölçecektir, salt bu olaydan dolayı bazı çevrelerin kafasında “soru işareti” oluşmuştur.

Parti oyları tam ivme yakalamışken, “durağan” sürecine girmiştir.

Partinin aylardır devam eden onca gayretine yazık değil mi?

Başkalarını ayıplarken, kendi ayıbına dikkat edeceksin.   

Ne demiş Hz. Ali?

“Ayıbın en büyüğü, aynısı sende varken başkasını ayıplamaktır.”

Bence…

Samimi düşüncelerimi söylüyorum…

Lütfü Türkkan, artık İyi Parti’nin yakasından düşmeli.

Bunca gaflet, bunca patavatsızlık, bunca dangalaklık, yetti artık!

Son zamanlarda “halkın umudu” haline gelen İyi Parti, “bu kamburu” daha ne kadar sırtında taşıyacak?

En azından böylesine rezil bir olay nedeniyle “grup başkanvekilliği” görevinden alınmalı.

“Hiçbir şey olmamış” gibi yoluna devam edemez, etmemeli.

Yapılan hatanın, partiye verilen zararın bir faturası olmalı.

İyi Parti, “Lütfü Türkkan sorunu”nu çözmez, yaşanan olayları sineye çekerse, bunun bedelini ağır öder.

 


 


 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Ha Ha Ha - Yahu bu adamın kızının yılbaşında erkek dansöz oynatması devletin arabası ile Marmaris'e partiye giderken çakar yakıp sağ şeridi kullanıp video paylaşması Lütfi ne dedi bende arabadaydım bu işte tam tüh dikmek sonra gariban edebiyatı halkı aptal yerine koy yer nasıl olsa bizim milletimiz

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 27 Haziran 14:35
03

Selocan - tanzel bey iyi partinin finansörü adam o yüzden iyi parti sus pus para iyi parti genel başkan ve yönetiminin ağızlarını kapatmış malesef

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 27 Haziran 08:05
02

Karamürselli Hakan Can - bu türkkan cumhuriyet tarihi boyunca gelmiş geçmiş m.vekillerinin içinde en itici en insanı kendine irrite eden bir tip en kötüsüde başka şehirlerde yaşayanlar kocaeli m.vekili deyince onlardaki kocaeliye bakış açısının bizler için azabı çok daha zor

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 26 Haziran 23:37
01

Aslan Er - Kutluyorum showman Lütfü yine yaptı yapacağını. Zaten vatandaş medyatik olma derdinde Lütfüyü tanıtan çok güzel bir yazı. Zaten bunu MHP’ye kim getiride Saffet gibi bedavadan vekil yapıldı. Mhpde ekmek bitince hemşeri kontenjanından parada var hemen iyi partiye kapak attı. Artık yolun sonu göründü

Yanıtla . 13Beğen . 1Beğenme 25 Haziran 23:07


Anket Yaz tatilinizi nerede geçirmeyi tercih edersiniz?