Onlar, “ATEŞİ VE İHANETİ” gördüler, bizim için öldüler!

Yaşadığı kentin ve ülkenin tarihi geçmişini bilmeyen insanların, bugünü anlaması ve geleceğin olaylarını kestirebilmesi zordur!

Çünkü, tarihi bir “masal” gibi görmez ve tarihi olaylardan ders almayı bilirseniz, geçmişte yaşanan tarihi hataları tekrarlamazsınız.

Bu duyarlılığı gösteremeyenler; “Tarih tekerrürden ibarettir” tekerlemesine takılıp kalırlar!

Oysa, insan da toplumlar da “sürekli bir değişim” içindedir.

Değişim ve gelişime karşı koyanlar, yanlışlar batağında debelenirken başkalarını da o batağa sürüklerler!

Tarih bilinci

Orta Öğretim ve Üniversite öğrencisi çocuklarımıza;

İzmit ne zaman işgal edildi? O yıllarda neler yaşandı? Sonra, İzmit yeniden nasıl özgürlüğe kavuştu?

Bağçeşme’de “Şehitliği” ziyaret ettiniz mi?

Diye sorsak, kaç çocuk bu sorduklarımıza yanıt verebilir?

Belki, tarihe meraklı, ailesinde işgal yıllarını yaşamış büyük ninesi ya da dedesi olan birkaç öğrenci çıkar!

Bir düşünün lütfen; çocuklarımızın bu bilgilerle sahip olmaları gerekmez mi?

Ne yazık ki, okullarımızda bu bilgiler verilmiyor!

Yaşayan tanıklar da göçüp gittiler…

Çocukluğumda, büyükbabam, babaannem ve büyük dayımdan, daha sonra öğretmenlerimden İzmit’in işgal yıllarına dair pek çok olay dinledim. Daha sonra, çeşitli kaynaklardan araştırmalar yaparak bilgilerimi geliştirmeye çalıştım.

O yıllarda 28 Haziran günü halkın içtenlikli katılımıyla “Kurtuluş Bayramı” törenleri yapılır, gece de Fener Alayı yaşanırdı.

YAVUZ zırhlısı İzmit önüne gelir, top atışlarıyla kurtuluşumuzu kutlardı.

Ortaokul ve lise yıllarımda bahar aylarında birkaç arkadaşımla Namazgah’a gider, Şehitlik’te yatan ve Yunan işgali döneminde canlarına kıyılan şehitlerimizi ziyaret eder, dua eder, tek tek isimlerini okurduk.

Sonra, onlardan biri olan “Muhacir Hasan”ın büyük amcam olduğunu öğrendim.

Bu konuda, “yaşam öğretmenim” rahmetli Şakir Balkı’yı da saygı ve minnetle anmalıyım.

İzmit’in işgal yılları ve kurtuluş öyküsüyle ilgili pek çok kaynak topladım, dosyaladım. Öğrendiğim bilgilerle, İzmit’in kurtuluş günlerinde KOCAELİ gazetemizde yazılar yazdım.

İşgal Yıllarında İzmit

ve kurtuluş günü…

Osmanlı Devlet’inin 30 Ekim 1918’de imzaladığı Mondros Mütarekesi sonrası İzmit, Aralık 1918’de İngilizler tarafından işgal edilir. Demiryolu ulaşımına ve telgraf haberleşmesine el koyarlar.

Sonra, Yunan birlikleri İzmit’e gelir ve yerleşir.

İzmit halkı, Yunan askerinin şiddet ve baskısının yanı sıra, Padişah’ın kurduğu Kuva-yı İnzibatiye ile Rum ve Ermeni çetelerin de zulmünü yaşar.

Ne yazık ki, kişisel ikballeri için işgal güçleriyle işbirliği yapanlar da vardır! Yıllar sonra; “Keşke Yunan kazansaydı” diyen Kurtuluş Savaşı ve Mustafa Kemal karşıtı alçakların bu işbirlikçilerle bir ilintisi olmalı!

Öte yandan; Kandıralı Hasan Çavuş, Eselerli Mustafa Gebeş gibi yerel kahramanların kurdukları sivil güçler de işgalcilere karşı mücadele vermişler.

İşgal güçleri, birçok İzmitliyi katletmiş, gasp etmiş ve tecavüzler yaşanmış,

27 Haziran 1921 gecesi Adapazarı yönünden Kuva-yı Milliye güçlerinin İzmit’e yürüdüğünü öğrenen Yunan güçleri, rastgele insan öldürmeye başlamış. İşte bu anda yüzlerce insanımızın katledilmesine karşı direnen Fransız Papaz Pierre ve Tercüman Ahmet, yüzlerce İzmitliyi, Fransız Kilisesi’nin içinde ve bahçesinde toplamışlar. Yunan askerlerine karşı Papaz Pierre dikilmiş. Yunanlılar kenti yağmalayıp, yakıp yıkarak ve önlerine çıkan her insanın canına kıyarak İzmit’i terk etmişler.

28 Haziran günü İzmit’in özgürlük günü olmuş.

Tarihi ders ne olmalı?

Bir ülke, “yabancıların nasihatleriyle” ya da tek egemen gücün yönetimiyle özgür ve mutlu olamaz.

Saray çevresinde yaşanan entrikaları, yabancıların maddi açıdan Osmanlı’yı nasıl tuzağa düşürdüklerini görmeden,

KAPİTÜLASYON bağımlılığını, DUYUN-U UMUMİYE haczini bilmeden

Osmanlı’nın çöküşünü anlayamayız.

Bu ülkede “İNSANCA” ve “ÖZGÜR” yaşamak istiyorsak, ulusal varlıklarımızı korumak, üreterek kazanmak, bu ülkede yaşayan tüm insanları kardeşçe kucaklamak, nitelikli insan gücümüzü artırıp, BİLİMİN aydınlığında yürümek zorundayız.

Kurtuluş mücadelesinin bedelini canlarıyla ödeyen atalarımıza minnet ve saygıyla…

İzmit’in Kurtuluşu kutlu ve sonsuz olsun…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder

# çocuk

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Cezmi Ela - Bilinçli bir şekilde saptırıyorsunuz, Kadir Mısıroğlu'nun Yunan mezalimi diye kitabı vardır ve her zaman Yunan İşgaline karşı çıkmıştır "Yıllar sonra; “Keşke Yunan kazansaydı” diyen Kurtuluş Savaşı ve Mustafa Kemal karşıtı alçakların bu işbirlikçilerle bir ilintisi olmalı!".. "Yunan İşgal etseydi bunları yaparlardı, halk bunlar olmasın diye Yunan ile savaştı" aslından farklı olarak saptırıyorsunuz. Fakat yunan yandaşlarının kim olduğu Ayasofya cami olunduğu zaman Yunanistan ile beraber göz yaşı dökenlerden halk çok iyi anladı.

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 28 Haziran 01:10


Anket MHP'de yeni il başkanı kim olacak?