20 yıl önce Kocaelispor’a hakaret eden Şenol Güneş, bir gün bu kulüpten içeri adım atarsa !..

Yıl 1999…

Depreme 2 ay var…

Haziran…

Sıcak mı sıcak…

Mustafa Denizli hocayla, evinde ilk röportaj yapacak bir gazeteci olarak ekibimizle hazırlandık…

Akmerkez’e gittik…

Rahmetli lastikçi Semih Gürkan da (Ufuk Öğütveren hocanın bacanağıydı) bizimle…

Hoca, mağazada yok (Akmerkez’de elektronik eşya dükkânı vardı)…

Cebimi arıyor ve “Hakan, 10 dakikaya oradayım” diyor…

Merkezin meydanındaki meşhur kafede bekleyeceğiz…

O da nesi…

Güvenç Kurtar’ı göndermek için Sirmen tarafından getirilen Saftig zamanında Kocaelispor’a gelen ve benim Türkiye’ye ilk kez tanıştırdığım Hikmet Karaman orada…

Uzaktan sesleniyor, “Hakan müdürüm buradayız, gel çay ısmarlayalım”…

***

5yıl önce, Kordsa’daki idmanda, zamanın Kocaelispor teknik direktörü Reinhardt Saftig ağır küfürle saldırdığında, beni koruyan Hikmet Karaman…

Saffet, Mirko, Ömeroviç, Osman bu galiz küfürleri ağızları açık izlemişlerdi…

Alman Saftig’in kendisiyle ilgili yazdığım yazı ağrına gitmiş…

Demokrasi anlayışı bu kadar kıt bir adammış…

Ya da burayı Muz Cumhuriyeti sanmış…

Sabah…

Fotomaç…

Gazetemiz bu saldırıyı ağır şekilde kınamış, Gazeteciler Cemiyeti sesini bile çıkarmamıştı…

Galatasaray’a giden Saftig, oradan da ‘Kovulmuştu’…

Hikmet hoca ile o olaydan sonra ilk kez yeniden karşılaşıyorduk…

-ŞENOL GÜNEŞ’E BAKINIZ, TOP TÜFEK ATINIZ-

Neyse, kafede yanına gittim, misafiri vardı…

Kim mi ?..

Şenol Güneş…

Boluspor’dan istifa etmiş ve boştaydı…

Hikmet Karaman “Şenol hoca bak bu Hakan Yağcıoğlu… Kocaeli Gazetesi Spor Müdürü… İzmit’in en eski spor yazarı… Beni Türkiye’ye ilk o tanıttı…”

Şenol hoca ayağa kalkıyor, kibarca önünü ilikliyor ve elimi sıkıyordu…

“Memnun oldum” diyordu…

Hal bu ki o futbolcuyken, Kocaelispor’un komşu Sakarya ile kanlı bıçaklı olma pahasına Süper Lig’e ittiği (O zamanki adıyla 1.Lig) Trabzonspor’da kaleci, kaptan ve tam bir efsaneydi, benim çocukluk kahramanımdı…

Çok heyecanlanmış ve hatta biraz utanmıştım…

Saygıyla yanlarına oturdum…

-ŞENOL TANIMADI-

Aradan 4 yıl geçmişti…

Şenol Güneş büyümüş, Güney Kore’de Milli takımı dünya üçüncüsü yapmıştı…

Sene 2002’nin sonları…

Kupayı ikinci kez kazanmış olan Kocaelispor, Süper Lig’de, yeni sezon (2002-2003) öncesi can çekişiyor…

Hikmet Karaman ile yola devam kararı alınmış… Ama takım 8’de sıfır çekmiş ve Göztepe’ye içeride 3-1 yenilen ekipte Karaman, taraftar zoruyla da istifa etmişti…

Adaylar arasında Şenol Güneş’in ismi ilk sıradaydı…

Hocanın cebimi bulup hemen aradım…

“Hocam, ben Hakan Yağcıoğlu, hani Akmerkez’de Hikmet hocayla beraberken tanışmıştık…”

“He, he, tamam, nooldu ?..”

(Yani, kısa kes demek istiyor haşmetmapları)…

Şaşırıyor ve kızarıp, bozarıyorum…

Sinirleniyorum…

Düşünsenize, çocukken izlediğiniz, saygı duyduğunuz, sizinle tanışırken önünü iliklemesiyle mahcup olduğunuz adam, sadece 4 sene sonra benimle böyle küstahça konuşuyordu…

Sabırla sorumu yönelttim:

“Hocam adınız Kocaelispor için geçiyor…”

Yine aynı kibir ve şımarıklıkla yanıt veriyor:

“Yaa, nereden çıkarıyorsun Kocaelispor’u be… Benim ne işim var Kocaelispor’da ?..” diyor…

Buz kesiliyorum ve iyi günler diyerek kapatıyorum telefonu…

Bunu tam 20 yıl boyunca çevremdeki herekse anlattım ve ilk kez de burada detaylı yazıyorum…

Bu kadar kendini beğenmiş, vizyonsuz, inatçı, şımarık ve ‘Sözde eğitmen’ bir adamı, tam 20 yıl sonra (10+10) yeniden Süper Lig’e çıkacak olan Kocaelispor’a sondaj yapıp gelmesi halinde (Ki Trabzon lobisi kentte hayli güçlü), Kocaelispor artık büyük kulüp olamaz…

-HAFIZAMIZ YOOOOOOK-

Her zaman söylerim ve yazarım…

Kocaelispor’un hafızası yok…

Geçmişinin tartışıldığı bir ortam yok…

Ben birkaç ilave çıkarırsam ne ala…

Yoksa tarihini bilen de yok…

Yaşayan efsane tarih Nasut amcam da ahrete gidince, bir tek onun kitabı kaldı Kocaelispor’un hafızasında…

Bu konuda Tahir başkan, Fatma hanım ya da imkanı olan kim varsa, hemen bir çalışma başlatmalı…

Ben buradayım efendim…

KOCAELİSPOR’UN HAFIZASI KOCAELİ GAZETESİ’DİR…

Ve 35 yıldır üyesi olmakla gurur duyduğum Kocaeli Gazetesi, bu tarihin belgelerine sahip tek gazetedir…

Baç’a da bir Kocaelispor heykeli diken Tahir başkan ya da Fatma hanımı da heykeli dikilir…

Hem de Meral hanımın kayınpederinin dükkanının tam önüne…

Böylece Meral hanım da yeniden hatırlar Kocaelispor’u…

Kayınpeder, koyu Kocaelisporlu Simitçi Sıtkı amcanın da anısı yaşatılır…

Tarihi Fethi Baba Lokantası da (Şaziye Teyzemizin kocası Raif Berberoğlu’nun kurduğu lokantadır) ihya olur…

Koyu Kocaelisporlu, İlhan Haftacı ağabeyin gözleri dolar…

Taraftarımız Halil Özkaraman mutlu olur…

Yeni Ciğerci (70 yıllık), hasta Kocaelisporlu Turan Kandemir de yalnız bırakılmaz Baç’ta…

Kocaelispor Kulübü’nden sadece 3 dükkan ötede yer alıyor hala…

Aslan yattığı yerden belli olur…

Baç’ta hala Kocaelispor izi yok…

Bilinçli şekilde siliniyor…

Ben tarihi yazmaya devam edeceğim…

Benim görevim bu…

Başkalarını bilemem…

Şenol Güneş ile ilgili yukarıdaki yazdıklarım, tamamen Kocaelispor hafızasıyla ilgilidir…

Şifo Mehmet (Mehmet Özdilek) de aynı onun gibi “Hakarette bulunmuştur Kocaelispor’a”…

Onu da bir gün yazacağım, böyle detayları ve belgeleriyle…

Devamı gelecek elbette…

Bekleyiniz…

DİNO, “ZOR” MU?..

Dino, 20-25 gol atarım diyor… Taraftar “Bu dede nasıl gol atacak?” diye Dinozor yakıştırması yapıyor…

Bu bir gerçek…

Kent gerçeği…

Ve taraftar haklı da…

Yaşa baktığında, durum vahim:

31…

Kariyer müthiş ama önemli olan son hali…

Mesut Özil da dünya yıldızıydI, Fener’de ‘fos’ çıktı…

Bizim Melo Mesut, ondan 10 kat daha iyi…

Yönetim bu eleştirilere tabii ki alışacak…

Artık 1.Lig’deyiz ve eleştiri dozu daha da artacak…

Sabırlı olacağız…

Dinleyeceğiz…

Aktaracağız…

Aktaranlara da kızmayacağız…

Bundan sonra öfke bize, sabır size…

İletmek bize…

Dikkatle okuyup, anlamak size…

Taraftarlık bize…

Başkanlık size…

Turgay Karslı kefil olmuş…

Bakalım ligde neler olacak ?..

Fıssss çıkarsa, vay halinize…

Ama iyi çıkarsa, ayakta alkışlarız…

Muslera gibi bir yıldız bile bu ülkede, biten sezon sonuna doğru, iki dakikada ‘FISSSS’lera olmadı mı ?..

İzmit’in Kurtuluşu’nun 100.Yılı için yürüdük…

Her yıl katılırım kurtuluş kutlamalarına…

70’li yıllarda Bağçeşme’ye evin arkasından kolayca çıkar ve etli pilav yemek için üşüşürdük kazanların başına…

O zaman öyle canın isteyince et yemek nerdeeeeee…

Memur çocuğuyduk sonuçta… (Ben Baç Kasabı’ndan, utana sıkıla 100 gram kıyma aldığım günleri bilirim, 100 gram peyniri 3 gün yerdik)…

Bu sene başkan Fatma Kaplan Hürriyet önde yürüdü, hangi partiden olursa olsun İzmitliler de ardından yürüyüp, Kent Meydanı’na vardı ve tam bir karnaval havası oluştu…

Hüseyin Erol abim, Cem Şakoğlu (İzmit Lisesi’nden güzeller güzeli asil sınıf arkadaşım Berrin Yeni’nin eşi), bendeniz ve CHP’liler…

Üsküp Halk Oyunları ekibiyle yürüyorum kortejde…

Yemyeşil gözlü, güzel mi güzel, tatlı mı tatlı, cin gibi bir kız çocuğuna “Sizin hangi yöre kızım?”diye soruyorum…

“Üsküp ağabey” diyor…

“Tevekkeli değil, muhacir kızları böyle güzel olur” diyorum…

Folklorcu kızımız “Yok ağabey ya diyor” gururla maskeyi indiriyor, “Ben halis mulis organik Trabzonluyum”…

34 yıllık Rize’nin muhacir bir İzmitli eniştesi olarak daha da hoşuma gidiyor kızımın cinliği, beraber kahkaha atıyoruz…

İşte Türk kültürü…

Ne güzel bir sentez…

Üsküp oyunlarında Karadenizli bir kız çocuğu…

Ülkemizin ve özellikle de kozmopolit hale gelen bu kentin bunlara ihtiyacı var…

Devamı gelsin…

Ve… Gurur dolu bir gün yaşıyoruz…

Binlerce yıl daha yaşasın İzmit !..

100.Yılı’nı da ölmeden kutladım ya…

Bu bana yeter…

(Bu arada İzmit kentinin adını Kocaeli olarak değiştiren kim biliyor musunuz ?... Mustafa Kemal Atatürk ve onun yüce meclisi)…

İsim kavgasına bu açıdan da bakmalısınız…

Yaşasın İzmit…

İzmit’in eski yengesi: Şevval Sam

Kocaelisporlu ve İzmit doğumlu Metin Tekin…

Sarı Fırtına…

70’li yıllarda, Kocaelispor yıldız takımından da arkadaşım…

Soner Binici, ben, Hatıra, Rahmetli Tuğrul ile beraber Metin Tekin de bizim ekipteydi…

Nezih Gündem hocamızdı…

Metin Tekin, Beşiktaş’ta yıldız oldu…

Hem de ne yıldız…

Hâlâ eline su dökülemez…

Şevval Sam da onun ilk eşi…

Yani İzmit’in eski yengesi…

Geçen akşam büyülü bir konser vermiş…

Eee, dile kolay…

Leman Sam gibi usta bir sanatçının kızı…

İzleyemedim ama, sesi eve kadar geldi…

Duydum, güzelliğini ve asilliğini hissettim…

Ne mutlu bize…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder



Anket Yaz tatilinizi nerede geçirmeyi tercih edersiniz?