At gözlüğü

Bir çığlıkla başlar bizim hikayemiz. O çığlık dünyaya gelişimizi tüm insanlığa duyurmaya çalışırmışçasına yüksek bir sesle çıkar ağzımızdan. Yani bizim için bir nevi bir fermandır. Bu fermandan sonra pek çok başka haykırışımız, çığlığımız olur. Hayatı bir tomurcuğun çiçek açışına benzetmeyi, onu bu şekilde hayal etmeyi çok seviyorum. Bir tomurcuk varlığının ilk anından hemen sonra çiçek açmaz. Belli bir süreç içerisinde gelişir, büyür, daha sonra çiçek açar ve en sonunda da yapraklarını usulca yere bırakır.

Dizlerinin üzerinde kendini oradan oraya sürüklerken bir bakarsın ki küçük ayaklarının üstünde ilerlemeye başlamışsın, nöronlarının arasında dolaşan fikirler sadece sana özelken bir anda başka insanlar da onları duymaya başlar, zaman biraz daha ilerler ve kağıtların üzerindeki kelimeler bir süre sonra daha mantıklı, daha anlaşılır gelmeye başlar, harfler en yakın arkadaşın olur bir anda. Bir süre sonra ilgi duyduğun şeyler oluşmaya başlar. Bazıları sayıları çok sever, onlar ile sohbet eder. Bazıları insanları inceler, diğerleri hayal güçleriyle iş birliği yapıp resimler yaratırlar. Annelerinin dudaklarının arasından çıkan şarkıyı söylerler, ailesiyle mutfakta bulunmayı severler. Çevremizdeki insanlar, olan olaylar dünyaya bakışımızı, ilgi duyduğumuz şeyleri, düşüncelerimizi yaratırlar. İlgi alanlarımız, düşüncelerimiz ise her birimizi kendine has insanlar haline getirir. Bireylerin birbirinden farklı olması ise dünyayı renkli bir yer haline getirir.

Maalesef bu renkler, ülkemizde pek umursanmıyor. Belli başlı ilgi alanlarına verilen aşırı değer, diğer ilgi alanlarını, bu şekilde de insanları gölgede bırakıyor. Matematik yapamayan kişi, matematiği yapamadığı sürece kendini değersiz hissettiriliyor. Aslında gözler açılıp birazcık etrafa bakılsa, insanoğlu çok rahat bir şekilde bu kişinin değersiz olmadığını, aslında başka konularda çok yetenekli olduğunu görebilir. Bunu yapabilmek için tek bir ihtiyaç var: At gözlüklerini çıkartmak.

Farklılıklar sadece ilgi alanlarında değil, her konuda hor görülüyor. Beyinlerinden geçen düşüncelerden dolayı bile hor görülen, dışlanan insanlar var bu ülkede, tüm dünyada. Eşcinsel olduğu için ailesinden dayak yiyen, küfürlere maruz kalan, reddedilen, sadece kadın olduğu için işte istediği pozisyona yükselemeyen, ırkından dolayı öldürülen, kilosu, boyu, sivilceleri dolayısıyla dalga geçilen kaç insan var bu dünyada, haberiniz var mı?

Her insan eşit derecede değerlidir. Hepimiz bir anneden gelir, uyur, uyanır, nefes alır, yaşar, kendi ilgi alanlarımızı, sevdiğimiz şeyleri buluruz. Hepimiz insanız. Rengimiz, cinsiyetimiz, ilgilendiğimiz şey bizi daha değerli ya da daha değersiz yapmaz. Her kişiye aynı fırsatlar sağlanmalı ve bunlar tüm dünya, tüm ülkeler için geçerli olmalıdır.

Bu günlerde ülkemizde en çok gündemde olan konulardan biri müzik sektörünün işini yapabilmesi için ona bir türlü gerekli olan fırsatların sunulmaması. Salgın döneminde pek çok sektör zarar gördü fakat şu günlerde çoğu tekrar ayağa kalkabildi. Müzik sektörü ise hâlâ annesine muhtaç bir bebek gibi beklemeye devam etmek zorunda. Her sektöre eşit fırsat sağlanmadıkça, ilgi alanları, insanlar değerli değersiz diye kayırılmaya, ayrıştırılmaya devam edildikçe bu dünya, bu ülke nasıl yaşanılır bir hâle gelecek?

Müzik asla susmaz, her zaman çevremizdedir. Müzik bizi yaşatan, nefes almamızı sağlayan varlıktır. Hava ile aynı şeydir aslında müzik. Tek farklılıkları birinin akciğerleri, diğerininse kalbi beslemesi, yaşatmasıdır. Onu tüketemeyiz. O her zaman için bir kuşun gagasında, bir yaprağın hışırtısındadır. Onu yasaklayamazsınız. Müziği yasaklamak için denizi, kuşları, engin dağları, ağaçları, insanı susturmanız gerekir ve inanın, gece saat 00.00’dan sonra mutlaka küçük bir kuş cıvıldayacak, rüzgâr gürleyecek, ağaçlar coşacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yağmur Uğuzluoğlu - Mesaj Gönder

# Kadın

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Bahar Alparslan - Muhteşem yazı için düşüncene kalemine sağlık ??

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 01 Temmuz 11:48
02

Hüsnü Sezai Balcı - @Bahar Alparslan 01 nolu yoruma cevabı: Yine çok doyurucu, çok net ve çok içten bir yazı...

Tebrikler cici kız...Sizi takibimiz devam edecek...Ellerinize sağlık...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Temmuz 23:02


Anket Yaz tatilinizi nerede geçirmeyi tercih edersiniz?