Tasarruf genelgesiyle muhalif basına kelepçe                                      

Bu kaçıncı “tasarruf genelgesi”, saymadım.

Önceki genelgeleri takan olmadı ki, “bir yenisi” çıkarıldı.

Tasarruf konularının çoğu, öncekilerle aynı.

*Hizmet binasına sınır.

*Toplantılar internetten.

*Makam aracına sınırlama.

*Taşıt alımına kısıtlama.

*Temsil ve ağırlama yok.

*Cep telefonu sınırlı.

Gördüğünüz gibi, hemen hemen hepsi bildik konular.

Bugüne kadar bu konularda gerekli tasarruf yapılmış mı?

Ne gezer, sıkı genelgeye rağmen daha da artmış.

Onca sıkılamaya rağmen, ortada “ölçülebilir bir sonuç” yok.

Daha garibi, tasarruf tedbirleri genelgesini çıkaran makam, kendilerini bu genelgenin dışında tutuyor.

Tasarruf genelgesi; Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı’nı ve TBMM Başkanlığı Genel Sekreterliği’ni kapsamıyor.

“Tasarruf bize değil size, biz keyfimizce harcayacağız” diyorlar…

 
Bu defa piyango bize de vurdu                     

Son genelgede “medya” da var.

Hem de medyaya “kelepçe” takarcasına…

Deniyor ki:

*Kamu kurum ve kuruluşları, mevzuatın zorunlu kıldığı ya da faaliyetleri ile doğrudan ilgili olan tanıtım giderleri hariç olmak üzere basın ve yayın organlarına ilan ve reklam veremeyecekler.

*Kamu kurumları, günlük gazete alımı yapmayacak, görev alanı ile ilgili olmayan yayınlara abone olamayacak.

Özeti; reklam vermeyin, gazete almayın!

Yandaş ve yalaka basın, iktidar tarafından el altından zaten besleniyor.

İktidar belediyelerine ve resmi kurumlara gidin bakın, bütün masalarda malum gazeteler.

İktidar, bu genelgeyle muhalefetin elindeki belediyelere “gözdağı” veriyor.

Sonunda muhalefet belediye başkanları reklam vermeye ve gazete almaya devam ederlerse, haklarında, “genelgeye uymadıkları” gerekçesiyle soruşturma açacaklar.

Amaçları bu.

Bunun adı “tasarruf” değil, “muhalefet basını ve muhalefet belediyeleri sindirme”dir.

Bir taşla iki kuş vuracaklar. 

20 yılda yaptıkları operasyonlarla Türk basınını zaten “güdük” hale getirdiler, bu son karar da işin tuzu biberi oldu.

Şu geldiğimiz noktaya bakar mısınız?

Eli kolu bağlı basınıyla Türkiye’yi devler liginde oynatma hayali kuruyorlar.

Mümkün mü?

Dünya, bunu sorgulamaz mı?

Aman TÜİK, canım TÜİK!

Kısa adı, TÜİK…

Türkiye İstatistik Kurumu…

Ülkemizde “enflasyona” kim karar veriyor?

TÜİK…

Ülkemizde “büyümeye” kim karar veriyor?

TÜİK…

Ülkemizde “işsizliğe” kim karar veriyor?

TÜİK…

Yani bütün tartışmalı veriler TÜİK tarafından açıklanıyor.

Bütün tartışmalı konuların gerisinde TÜİK var.

Ve son yıllarda iyice “güven kaybı” yaşayan bu TÜİK, geçenlerde Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan alındı, direkt Cumhurbaşkanlığı’na bağlandı.

Şimdi artık “Aman petrol, canım petrol” şarkısından uyarlayarak, “Aman TÜİK, canım TÜİK” şarkısına başlayabilirsiniz.

Görün bakın, TÜİK önümüzdeki günlerde ne veriler döktürecek!

Gözlerimiz için 20-20-20 kuralı

Haftalık OKSİJEN Gazetesi’nin sağlık sayfasında okudum.

The Financial Times yazarı Tim Bradshaw, pandemi döneminde artan göz şikâyetlerinin sebebini araştırmış, bulmuş da.

Meğer göz şikâyetlerinin sebebi “ekranlar” değil, “yakına bakmak”mış.

Tim Bradshaw, şöyle diyor:

“Yorgun gözlerimi 20-20-20 kuralıyla dinlendirmeye çalışıyorum. Her 20 dakikalık çalışmanın ardından 20 saniye boyunca 20 feet (6 metre) uzaktaki bir nesneye bakıyorum.”

Ben uyguluyorum, size de öneririm.

 

 

   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmit Yürüyüş Yolu yıl sonunda bitecek mi?