Geleceğin Tebessümü

Yaklaşık 20 sene önce, ilk yurtdışı seyahatim olarak İngiltere’ye gitmiştim.

Orada üniversitede okuyan bir arkadaşım ile birlikte, kendisinin misafiri olarak ülkenin bazı şehirlerini gezmiştim.

Seyahatimin ilk günleriydi.

Arkadaşımla beraber yürürken, çok tatlı bir bebeği olan genç bir anneye tesadüf ettik.

Çocukları çok severim, hele ki bebekleri.

Ve genellikle de, en azından yüz mimikleri ile iletişime geçer, onların tebessüm ettiğini gördüğümde ayrıca mutlu olurum.

Ve yine genellikle onların o güzel tebessümünü de ödül olarak alırım.

Bu alışkanlıkla, tam o tatlı bebeğe tebessüm ederek mimikler yapmaya teşebbüs edecektim ki arkadaşım beni durdurdu.

“Yapma, başın derde girer” dedi.

Çok şaşırmıştım.

“Bir bebeğe gülümsediğim, onu güldürdüğüm için mi? Neden?” diye sordum tabii.

Çocuk istismarı burada çok ciddi bir mesele. O nedenle insanlar çocuklarına tanımadıkları kişilerin, uzaktan tebessüm dahi olsa, ilgi göstermesinden hoşlanmıyor, şüpheli davranış olarak görebiliyorlar. Şikayet edilebilir ve karakolda sorguya alınabilirsin bu nedenle…” dedi.

Şaşkınlığımın yerini endişe ve hayal kırıklığı almıştı.

Bir bebeğe tebessüm etmenin tehdit olarak algılanabileceği ne gibi tecrübeler olabilirdi ki insanlar bu kadar tedbirli hale gelmişti…

Ve düşündüm:

Annelerimiz bizi “yabancıdan şeker almaya” karşı uyarır, çağırsalar da, tanımadığımız insanların peşinden gitmememiz konusunda ikaz ederlerdi.

Ancak tebessümden tedirgin olunmasına rastlamamıştım.

Belki de ben şanslıydım.

Zira benim tecrübelerim, bırakın tebessümü, yolda durdurup bebek sevebilenlerin olabileceğini ve annelerin, tedbirli de olsalar, bundan genel manada memnun olduklarını gösteriyordu.

Bu düşünceyle “şanslıymışız” dediğimi hatırlıyorum.

Ne de olsa “tebessümden korkar halde” değildik.

Ama artık bunu söyleyebilir miyiz bilemiyorum…

Özellikle son dönemlerde adeta ayyuka çıkmaya başlayan çocuk istismarı haberleri karşısında…

Zira bu vakalar, bırakın yabancıları, aile içerisinde dahi “tebessüme” karşı tetikte olma halini bizlere “kazandıracak (!)” gibi görünüyor…

Ne kadar acı…

Zira bir toplumda çocuklar, asgari sevgi ifadesi olarak tebessümün güzelliğinden ve iyi niyetinden dahi şüphe ederek büyümek zorunda kalacaksa, o toplumda çocukların psikolojilerinin sağlıklı gelişiminden bahsetmek mümkün olabilir mi?

Bir toplumda çocuklar, “ne babana ne de anana güven” düsturunu haklı çıkaracak hadiselere maruz kalacak ya da şahit olacaksa, o çocukların güven duyması, güvenli hissetmesi, hatta ileride güvenilir bireyler olmaları mümkün kılınabilir mi?

Bir toplumda sevgi ve güvenin en rezil istismarları çocuklar üzerinden gerçekleşir ve daha da vahimi, bu istismarcıların gereken cezayı alacaklarına dair güven ortadan kalkarsa, toplumun ruh halini korumak söz konusu olabilir mi?

Ve dahi geleceğini…

Olamaz elbette.

O nedenle,çocuk istismarına yönelik önleyici tedbirler, eğitimden hukuka kadar, toplumun geleceği için hayati kabul edilerek planlanmalı ve düzenlenmeli…

Çocuk istismarına yönelik cezalar öncelikle “caydırıcı” olmalı…

Bedeli, istismarcıların göze alamayacağı şekilde ağırlaştırılmalı ki toplum vicdanı zedelenmesin…

Ve insanlar bu tip vakalarda, hukukun gereğini yapacağından endişe ettikleri ve dolayısıyla kamuoyu baskısı oluşturmak için, çocukları korumak adına çocukların kişisel haklarını ihlal etmek gibi bir yanlışla onları savunmak durumuna girmesin…

Nihayetinde:

Biz geleceğimize, geleceğimiz de bize tereddüt etmeden tebessüm edebilsin…

Aksi halde geleceğe umutla bakmak nasıl mümkün olabilir?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Banu Gürer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?