Nitelikli Bir Kamu Projesi

Siyasetin ülkemizde 1980 sonrasında sürekli olarak bürokrasiye karşı alanını genişletmesi, ülkenin zenginleşmesi, sosyal ve ekonomik yapının hem küresel hem yerel ölçekte özellikle 1990 sonrası yaşadığı dönüşüm vs. derken bürokrasinin alanı iyice daraldı ve siyaset kendi etki alanını sürekli olarak genişletti. Bunun doğal bir neticesi olarak yerel ölçekte de benzer şekilde bir dönüşüm süreci yaşandı ve belediyelerin yerel kalkınma, yerel tanıtım ve yerel çalışmalar konusunda oynadıkları rol giderek artarken mülki idarenin çalışmaları sürekli olarak geriledi.

Ancak geçtiğimiz hafta sonlanan, Başiskele Kaymakamlığının 2019 yılı başında hayata geçirdiği Gel Gez Gör Başiskele Projesi, bu anlamda güzel bir çalışma ve genel atmosferin dışında bir örnek olarak tüm kamu kuruluşlarınca incelenmesi gereken bir örnek olarak kapanışını yaptı. Projeye elbette Başiskele Belediyesi başta olmak üzere yerel kamu kurumlarının tümü, bölgenin STK’ları ve turizm yatırımcıları destek vermişler ve ortaya güzel bir farkındalık yaratan sonuçlar çıkmış.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı Doğu Marmara Kalkınma Ajansı MARKA’nın Mali Destek Programı tarafından fonlanan bu proje Başiskele Kaymakamlığınca yürütüldü ve araya pandemi girmesine rağmen yaklaşık üç sene boyunca proje takvimine sadık kalarak sonlandırıldı. Bölgenin tüm tarihi ve turistik noktalarını detaylı şekilde anlatan bir haritanın yapılmış olması ve bunların dijital mecralarda da herkesin erişimine açık bir şekilde bölgeye turist çekmeyi tetikleyecek etkenler olarak kullanıma sunulması gibi proje sonlandıktan sonra da hayatta kalacak olan çalışmaların ortaya konmuş olması örnek çalışmalar.

Başiskele’nin sonradan kurulan bir ilçe olması sebebiyle bir kent kimliğinden yoksunluğunun yarattığı dezavantajları kapatmak adına da oldukça faydalı bir çalışma olan bu projenin kapanışı, Servetiye Cephesinde kazanılan zaferin 100. yılı olan 29 Haziran 2021’de yapıldı. Anlamlı bir tarih seçimiyle proje kapanışının yapılmasının da güzel bir hoşluk olarak altı çizilmesi gerekiyor. Tarihi olarak Bizans’tan Cumhuriyet’e kadar bu toprakların hemen hemen tüm atalarından izler taşıyan Başiskele’nin ve Kocaeli genelinin çok büyük bir turizm potansiyeli var.

Nasıl ki Kartepe doğası gereğince kayak turizminin, Kandıra deniz turizminin bir cazibe noktası olabilme potansiyeline sahipse, Başiskele de aynı şekilde hem tarih turizmi hem de 2 saatlik ulaşım mesafesindeki 10 milyon orta sınıf insanın hafta sonu turizmi için çok ciddi potansiyele sahip bir bölge.

Turizm Algımız ve Değişen Dünya

Bu çalışma esasen ülkemizin turizm algısının da doğru bir şekilde ele alınamayışının yarattığı atıl kapasitelerimizi nasıl harekete geçirebileceğimizi gösteren güzel bir örnek olarak görülmeli. Bugün ne yazık ki ülkemizde turizm dendiği zaman akla sadece beş yıldızlı otellere kapanan yabancı alt ve orta sınıf turistler geliyor. Avrupa’nın zengin sınıfı Türkiye’yi pek tercih etmiyor. Bunda elbette turizm sektörünün hizmet kalitesinin, personel kapasitesinin ve kısa süreli para kazanma alanı olarak görülmesinin de payı yüksek ancak temel noktanın bir yaklaşım meselesi olduğunu kaçırmamak gerekiyor.

Üzerinde yaşadığımız toprakların, dünya medeniyetinin kurulduğu yerler olduğunun bilincinde olarak entegre bir turizm anlayışı oturtabilirsek; hem Türkiye genelinde hem de Kocaeli özelinde turizm konusunda çok büyük atılımlar yapmamız işten bile değil.

Üstelik teknolojinin ve ulaşımın bu kadar geliştiği bir çağda; insanların artık telefon aplikasyonlarıyla tatil evlerini ya da otel odalarını kiralayabildikleri, uçak biletlerini, havalimanı transferlerini, sağlık sigortalarını, tatil rotalarını, yemek rezervasyonlarını en ince ayrıntısına kadar hizmet verenleri kalitelerine göre listeleyerek satın alma yapabildikleri bir dönemdeyiz. Bu imkanlar bizim gibi tarihi ve doğası gereğince turizm için ideal rotalar olan ülkeler ve şehirler için çok büyük artılar.

Turizmin “bacasız sanayi” olarak adlandırılmasının sebebi, doğrudan döviz girişi sağlayabilen ve yüksek oranda istihdam yaratabilen bir sektör olması. Üstelik çevre tahribatı yapan sanayinin aksine çevreyi ve doğayı korumayı teşvik eden de bir sektör. İspanya, İtalya ve Yunanistan’ın turizm gelirlerine bakınca insanın kafasını taşlara vurası geliyor. Üstelik gerek deniz, gerek doğa, gerek tarih, gerekse kayak turizminde Allah vergisi ve tarih mirası olarak aynı coğrafyayı paylaştığımız bu ülkelerin hepsinden çok daha büyük imkanlara sahibiz.

Bu atıl kapasitelerimizin hayata geçirilmesi için elbette zihniyet değişimi gerekiyor. 5 yıldızlı otellere meftun olmaktan, turiste katmerli fiyat vermekten, hizmet sektörünü eğitimsiz kesimin istihdam alanı olarak görmekten vazgeçmeliyiz. Taksicisinden garsonuna kadar turistle birebir muhatap olan herkesin belirli bir ölçüde profesyonel çerçevede “hizmet alan – hizmet veren” şeklinde iletişim kurmayı ve temel seviyede de olsa dil öğrenmesini sağlamaktan işe başlamak gerekiyor.

Bugün dünyada artık insanlar otellere para vermek yerine daha ucuz fiyatlarla ev kiralayıp, artan parasını restoranlarda, müzelerde, sanat aktivitelerinde harcıyorlar. Mahallesindeki evde turistler gelip kalıyor diye hır çıkartan nepotizm hastalıklarından insanların kurtulmasını sağlamak için yerel yöneticilerin ve kamu idarelerinin inisiyatif alması gerekiyor.

Türkiye’nin turizm potansiyelini anlatmak için ciltlerce kitap yazsak yine de bir şeyler eksik kalacaktır. O denli büyük bir potansiyelin ve avantajın üzerinde oturuyoruz ki tek bir kelimeyle anlatalım desek herhalde muhteşem diyebiliriz.

Bu çerçevede zihniyet dönüşümünün sağlanması, imkanların ortaya çıkartılması ve doğru değerlendirilmesi gibi konularda Başiskele Kaymakamlığının önderliğinde çalışmayı birlikte yürüttüğü paydaşlarının ortaya koyduğu Gel Gez Gör Başiskele Projesi gibi doğru planlanmış, hedefleri gerçekçi, başı sonu belli ve ortaya sade ve basit de olsa somut çıktılar koyan projelerin; gerek bürokrasinin taşra teşkilatları gerekse siyasal kurumlar olan belediyeler tarafından örneklerinin çoğaltılması gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arda Süar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?