Bir ülkede kişiler zengin, devlet fakirse…

Kuraldır…

Hiçbir “servet” yoktan var, varken yok olmaz.

Sahip değiştirir.

Kişiden kişiye, devletten kişiye geçer, dolaşır durur.

Eğer bir ülkede kişiler zengin devlet fakirse, devlet vatandaşından borç alarak ekonomi çarkını çevirmeye çalışıyorsa; o ülkede devlet soyuluyor demektir.

Hele devletin elindeki servet planlı ve düzenli bir şekilde toplumun geneline değil de “belirli bir vatandaş grubuna” akıyorsa, durum daha da vahimdir.

O zaman devlet fakir, toplumun büyük bir kısmı da fakir, sadece “belirli imtiyazlı bir grup” zengindir.

Ülkenin serveti, bu egemen zümreye akıyordur.

İşte Türkiye’nin durumu tam böyle.

Devlet, iç ve dış borçla ayakta

Biliyorsunuz, ülkemizde yıllardır “üretim ekonomisi” değil, “borç ekonomisi” uygulanıyor.

Basit ifadeyle, ülke olarak “çalışarak ve üreterek” değil, “borç alarak” yaşamımızı sürdürüyoruz.

İçeride kendi vatandaşlarımızdan borç alıyoruz…

Dışarıda ise belirli finans kurumlarına borçlanıyoruz.

Türkiye'nin 31 Mart 2021 itibarıyla brüt dış borç stoku 448,4 milyar dolar. 

Dış borç stokunun milli gelire oranı yüzde 61,5.

Büyük oran!

31 Mayıs 2021 tarihi itibariyle iç borç toplamımız ise 843,6 milyar Lira.

Sadece bu yıl toplam 547,2 milyar lira “borç ödemesi” gerçekleştirmemiz gerekiyor.

Bunun 385 milyar lirası anapara, 162,2 milyar lirası ise faiz.

Faiz tutarına dikkatinizi çekerim, 162,2 milyar lira.

Ödemelerimizin 449 milyar lirası iç borç, 98,2 milyar lirası ise dış borç.

Bankalarda ne kadar mevduat var?

Ülkenin serveti “belirli bir kesimde” toplanıyor dedim.

Bunun kanıtı, bankalardaki toplam mevduat miktarı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın verilerine göre, 4 Haziran 2021 tarihi itibariyle bankalardaki toplam mevduat, 3 trilyon 945 milyar 745 milyon 404 bin lira.

Bunun 1 trilyon 668 milyar 663 milyon 893 lirası “Türk Lirası”, 2 trilyon 132 milyar 889 milyon 76 bin lirası ise “yabancı para” cinsinden.

Halen bankalardaki “yabancı para” mevduatı toplamı, 255 milyar 201 milyon dolar.

Bu tutarın 227 milyar 463 milyon doları yurt içinde yerleşik kişilerin hesaplarında bulunuyor.

Anlatmak istediğim işte tam bu

Sevgili okurlarım, benim anlatmak istediğim işte tam bu.

Vatandaşın (belirli bir kesimin) bankalarda halen 255 milyar 201 milyon doları bulunuyor.

Ama devlet, parası olmadığı için vatandaşından ve dış kaynaklardan tabir yerindeyse borç dileniyor.

Borcunu borçla kapatmaya çalışıyor…

Borç alırken kendine “tefeci faizi” uygulanmasına ses çıkaramıyor.

Yazıyı sonlandırırken o iddiamı bir kez daha yineliyorum:

Bir ülkede kişiler zengin devlet fakirse, devlet soyuluyor demektir.

Bakın çevrenize, bu iddiamın kanıtlarını görürsünüz.

Kokuşmuş sistem

Hangi tarafından tutmaya kalkarsanız kalkın, bu sistem elinizde kalıyor.

Öylesine kokuşmuş…

Kişiler ve kurumlar arasındaki ilişkiler vıcık vıcık!

Düzen, “çıkar sağlamak ve susmak” üzerine kurulmuş.

Şöyle veya böyle sürekli yardım alarak yaşamını sürdüren bir kişi, yönetenleri eleştiremez.

Partisinin torpiliyle oğlunu ve kızını hak etmediği bir işe yerleştirenler de, olup biten bütün rezilliklere karşı gözlerini kapamak, kulaklarını tıkamak zorundadır.

Ya gazeteciler?

Egemen güçler tarafından sürekli yemlenen, onun bunun otelinde parasız tatil yapan, patronlarının tetikçiliğine soyunan gazeteciler; usulsüz ihaleleri, geri dönmeyen kredileri, devlet mallarının peşkeş çekilmesini yazabilirler mi?

Sistemin özünde, “çıkar sağlamak ve susmak” var.

Dikkat edin, toplumun en alt kademesinden en üst kademesine kadar bu sistem tıkır tıkır işliyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?