Reklamı Kapat

Seksen sekiz yıl

Etrafınıza bir bakın. Neler görüyorsunuz? Koltuklar, belki duvarlarda asılı olan birkaç resim, garip şekilli biblolar, mutlaka önüne eğilmiş bir kişinin bulunduğu bir bilgisayar, kitaplıklar, aile yemeklerinin vazgeçilmezi olan büyük masa, telefonlar, en gerekli olduğu zaman hiçbir yerde bulunamayan televizyon kumandaları, müzik çalmak ya da izlediğiniz filmleri daha iyi duyabilmek için varlığını sürdüren müzik kolonları, babanızın gömleğini ütüledikten sonra fişte unuttuğu bir adet ütü, sıcaktan daha az etkilenmek için kapatılmış olan elektrikli panjur, akşamlarımızı aydınlatan lambalar… Bunlar kafanızı kaldırarak görebileceğiniz pek çok ayrıntıdan sadece birkaçı. Bu eşyaları, cisimleri, varlıkları gözlerinizi kullanarak, gerçekten görebiliyorsunuz. Şimdi ise sizden biraz daha zor bir gözlem aracı olan hayal gücünüzü kullanarak etrafınıza bakmanızı istiyorum. Sizce seksen sekiz yıl önce bir odayı gözlemleseydiniz, çevrenizde neler görürdünüz?

Muhtemelen saydığım elektronik eşyaların çoğunu göremezdiniz. Fakat belki hiç kimsenin işine yaramayan ama bir vitrinin içinde durmaya devam eden, kaderine terk edilmiş porselen tabaklar ilginizi çekebilirdi.

Sadece seksen sekiz yılda bunca şeyin, evlerin içindeki insanlar, eşyalar ve aygıtlar da dahil, değişebilmesi çok ilginç değil mi? Teknoloji ve bilim… Bu iki kavram hem çok hızlı bir şekilde gelişiyor, hem de birbirini geliştiriyor. Zira bilim olmasaydı teknoloji, teknoloji olmasaydı da bilimin çok daha yavaş bir şekilde gelişeceği, göz ardı edilemeyecek bir gerçektir. Bilim ve teknoloji hiç ayrılmayan, birbirinden ayrı kalamayan ve birbirlerini ders çalışmak için motive eden iki liseli yakın arkadaşa benzer.

Bir zamanlar şehirden şehre yapılan turizmde bile sorunlar yaşanabilirken, artık bilim ve teknoloji arkadaşlar bu tip durumların çok ötesinde. Çünkü gezegenden gezegene turizm için hazırlıklar başladı!

Uzay, Mezopotamya halkından şimdiki insanlara kadar herkesin dikkatini çeken, insanları meraka sürükleyen bir sonsuzluk. Onunla ilgili yeni bir şey öğrenmek bile insanoğlunu heyecana sürüklerken, onun sonsuz denizini bizzat görmek kim bilir bizleri ne kadar heyecanlandırır. Bu heyecana sahip olan pek çok kişi, eğitimlerini tamamlamaya ve uzaya doğru yol almaya hazırlanıyor.

Virgin Galactic ve Blue Origin şirketleri, yolcularına birkaç dakikalık yörünge altı uçuş yaptırabilme yeteneği olan uzay araçları inşa ediyor. Aynı zamanda 45 yaşındaki Japon milyarder YusakuMaezewa da 2023 yılında davetlisi olan sekiz kişiyle birlikte Ay’ın çevresinde dolanacağı bir yolculuk yapmaya hazırlanıyor.

Tabii ki bir uzay yolcusu olmak öyle çok kolay bir şey değil. Şu anda Pennsylvania’da bulunan bir özel şirket olan NationalAerospace Training andResearch Center’da yaklaşık dört yüz Virgin Galactic yolcusu çıkacakları yolculuk için eğitim görüyor. Bu şirketin direktörlüğünü yürüten GlennKing ise “Uzaya çıkış için eğitim verdiğimiz en yaşlı kişi ‘seksen sekiz’ yaşında.” diyor.

Düşünün, televizyonun bile doğru düzgün bulunmadığı bir dönemde doğup büyümüş bir kişi şimdi uzay yolculuğuna çıkıp içinde seksen sekiz yıl boyunca yaşamış olduğu evini gözlemleyecek. Bu insan doğduğu yılda YuriGagarin’in-uzaya çıkan ilk insan-uzaya çıkmasına daha yirmi sekiz yıl varmış. Bu kişinin doğduğu yıllarda uzaya bir adım bile atılmamışken, şimdi bizzat kendisi uzaya çıkıp o sonsuz denizi gözlemleyecek.

İnsanlık, mağaralarda yaşayan bireylerden uzaya çıkan insanlara evrildi ve bunun inanılmazlığı beni büyülüyor. Ama durum ne kadar büyüleyici olursa olsun korktuğum birtakım şeyler var. Yapılacak olan bu uçuşlar, bu seyahatler dünyamız ve doğa için zararlı olabilir mi?

Uzay turizmi için üç ana faktör olduğu söyleniyor. Bunlar:
Uçuşların güvenli olması, şirketlerin bu uçuşlardan kâr etmesi ve uçuşların çevreye zarar vermemesi olarak sıralanmış. İlk iki faktörden, özellikle ikinciden, çok eminim ama üçüncü faktöre gerçekten uyulacak mı? İşte bu tartışılması gereken bir konu. Çünkü iş kâr ya da para gibi konular olduğunda insanoğlunun gözü maalesef ki hiçbir şeyi görmüyor.

İnsanlar neyse ki artık yavaş yavaş sürdürülebilir bir dünya yaratmaktan bahsetmeye başladı. Ama bu seyahat bu konuşmaların hepsini susturur mu?

İnanın aklımda bir sürü cevapsız soru var ama dünya için bunca şey yapılabilecekken insanoğlunun bencilliğinin kendini öne atması biraz üzücü. Çünkü bir uzay biletinin fiyatı 200.000 ile 250.000 dolar arasında gidip geliyor. Madem dört yüz kişide sadece bir gezi için bu kadar para var, bu paralar neden dünyaya yatırılmıyor, neden dünyayı daha sürdürülebilir bir hâle getirilmek için harcanmıyor? İşte bu soru da kafamdaki cevapsız sorulardan sadece biri.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yağmur Uğuzluoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmit Yürüyüş Yolu yıl sonunda bitecek mi?