Reklamı Kapat

Akıl tutulması- 3

Bu hafta, konumuz bağlamında ve M. Asım Karaömerlioğlu’nun makalesi ışığında yaşadığımız dönemin ruhu olarak tanımlanabilecek akıl tutulmasına sebep olan etmenlere bakacağız.

Karaömerlioğlu bu sebepleri üçe ayırıyor:

Birincisini geleneksel elitlerin krizi olarak tanımlamış. Buna göre sağ, sol, muhafazakar, liberal vb. ideolojileri temsil eden elitler, kendilerini zamana adapte edemedikleri, zamanın ihtiyaçlarına cevap verecek fikirler üretemedikleri için geleneklerine daha da bağlı hale gelmişler ve dolayısıyla bu durum, 2010’lu yıllardan itibaren küresel siyasette etkinliği gittikçe artan Neopopülizmin ve Neopopülistlerin yükselişine zemin hazırlamıştır.

Neticede tabiat boşluk kabul etmediği gibi fikri hayat da boşluk kabul etmez. Her boşluk bir şekilde kendini doldurur ya da doldurulur.

Neopopülizme en iyi örnek olarak 2016 yılında Trump’ın ABD başkanı seçilmesinin ve Brexit’in tartışmalı geçen sürecinin örnek gösterilebileceğini ifade eden yazar, hepsinin ortak noktasının ise uzman görüşüne ve bilgisine saygı duyulmaması olduğunun altını çiziyor ve bu durumu ikinci neden olarak ortaya koyuyor.

Öyle ki kendilerini referans noktası olarak elit ve halk ikilemi üzerine bina eden Neopopülistler nezdinde, halkın dışında ve karşısında tarif ettikleri elitlerin bilgilerine de ihtiyaç yoktur. Dolayısıyla bazen açık bazen örtülü olarak uzmanlar genel olarak aşağılanmaktadır. Zira elitler “milli ve yerli” olmayan, halkın çıkarlarına karşıt işler yapan, ona yabancılaşmış, ülkenin çıkarlarını umursamayan bir azınlık olarak gösterilirler. Trump’ın “ben iyi eğitim almamışları severim” sözü bu bağlamda güzel bir örnektir.

Neopopülizmin yükselmesine ve akıl tutulmasına yol açan üçüncü neden ise iletişim teknolojilerinin hızla değişmesi olarak belirtilmiş.

Buna göre iletişim teknolojileri son 30 yılda akıl almaz bir hızla değişmiştir. Daha önceleri bilgiye ulaşmak kademeli bir şekilde ve denetlenebilir iken şu anda bir tuşla kontrolsüz bir şekilde bilgiye ulaşılmaktadır.

Aracısız bir şekilde bilgiye ulaşma şekli her türlü propagandaya karşı kişiyi açık hale getirmektedir. Bilginin doğruluğu da çoğunlukla sorgulanamadığından her türlü safsata, bilgi olarak karşımıza çıkabilmektedir. İşin en etkileyici tarafı olarak ise bilginin bu kadar ulaşabilir olması kaliteli eğitimi zayıflatmış dolayısıyla bu durum insanları aslında daha bağnaz hale getirmiştir.

Yazarın belirttiği bu hususlara katılmamak mümkün değil, değil mi?

Zira birçok somut örneğine, bizzat şahit oluyoruz.

“Peki, kısaca vasatlığın kutsandığı bir dönemde insanlığı kurtaracak yol ne olabilir?” diye soracak olursanız yazar cevabı “bilimsel bilgi reformu ve akılcılığın yeniden ön plana çıkması” olarak veriyor.

Sizin cevabınız nedir?

Saygılarımla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nihal Özgirgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce asgari ücrete ne kadar zam gelecek?