Yozgat… 2004… Maç öncesi sahada kulaklıklı telefonla konuşuyorum… Polisler geliyor deli diye dışarı atıyor… Çünkü o zaman cep telefonunda kulaklık kullanıldığını bilen az… Yine ilk kullanan benim…

Gazetecilik görevi gereği, teknolojiyi erken kullanmak gibi bir zorunluluğumuz ve de avantajımız vardır…

Ben, gazetem adına 2000’de havaalanında laptopla haber geçmiş, 1990 yılında direkt bilgisayardan sayfa çizip dizayn yapmış, 90’ların sonunda da ana gazetenin 1.sayfasını direkt bilgisayara çizip yazmış biriyim…

Bunları bana gazetem sağladı…

Yine Türkiye’de ilk günlük spor yazılarını başlatan da benim…

Yerel bazda günlük ücretsiz spor ilavesini 30 yıldır sürdüren de bu gazete ve kendisine bu imkân verilen de benim…

Yine Fotospor ve Fotomaç’ta haftalık spor yazıları yazan ilk yerel gazeteciyim…

Bu da bu kentin özelliğidir…

Yani bu kentin ve bu kentin gazetesinin bize sağladığı ayrıcalıktır…

Bu gazete ve bu kent, basında ilkleri yaşatan bir kent olduğu için bunları yazıyorum…

Övünmek için değil…

Sizin ayrıcalıklı olduğunuzu anlatabilmek adınadır çabam…

Ben de en iyisini yapmaya çalıştım…

Ve işte bugün anılarla dolu yazım…

Tam bayramlık, keyifli bir yazdı daha…

(Ben bile keyifle okuyorum anıları… Geri dönüşler de iyi… Genelde yapmam, ama bu anı yazılarımı ikinci kez okuyorum gazetede… Çünkü kendim okumadığım yazıyı, okuyucuya sunmam… Düne kadar da, yazdıklarımın hiç biri yalanlanamadı)…

YOZGAT’TA NELER OLDU NELER ?..

Buz gibi güneşli bir kış günü…

Yozgat’ın ortası…

Hakan Arıkan’ın ilk kez 11’de forma giydiği maç…

1.Lig’e düşmüşüz…

Yozgatspor ile Yozgat’ta oynuyoruz…

Engin Korukır teknik direktör, Nihat Köksal kaleci antrenörü…

Yozgat’ı yenersek küme düşebilirler… 

En zor ve sonlardan bir iç saha maçı adamlar için…

Biz ise rahatız ama bilerek çıkarılan dedikodular bizi yıpratıyor…

Teşvik primleri gırla gidiyor…

Engin Korukır yüz vermiyor…

Verdirtmiyor…

Yozgat’ta maç başlayacak…

Ben her zamanki gibi gazetemizin spor merkezini arıyorum ve arkadaşlarıma maçı öncesi notlarımı geçiyorum…

Atmosferi aktarıyorum…

Zamanla cep telefonu yavaş yavaş yayılmış, ama cep telefonunda kulaklıkla konuşan az…

Kimse alışık değil…

İlk digital fotoyu, ilk bilgisayarı, ilk internet spor sitesini yayınlayan gazetemiz olarak, bu ilki de ben yapıyorum…

Saha içinde maç öncesi dolaşarak notlarımı küçük kulaklıktan geçerken, polisler kulaklığı görmediği için yanıma geliyor ve sahada yine tek başına gezip kendi kendine dolaşan ve konuşan biri olarak bana “deli” muamelesi yapıp, kendi kendime konuştuğum muamelesiyle dışarıya çıkarıyor…

Şimdi yeni evlenen o zamanın yıldız adayı oyuncumuz Ömer Aysan Barış ile ben polisleri zar zor ikna ediyoruz…

Sonra görevime dönüyorum…

Maçı 2-1 kazanıyoruz…

ÖMER AYSAN BARIŞ HAYATIMI KURTARDI

Yine Yozgat maçıyla devam ediyoruz…

Maç sonrası Ömer Aysan canımı kurtarıyor…

Nasıl mı ?..

Dediğim gibi, adamlar için kader maçı…

Ve onları orada 2-1 yenmişiz…

Sonra Mersin’e gideceğiz…

Dolmuşa getirilen Yozgatların yaydığı iddiaya göre, Mersin’e maçı satacağız, böylece Yozgat’tan 6 puan kopartıp, düşürmüş olacağız…

Bu dedikoduyu yayanlar, olaylara da sebep oluyor…

Maç bitiyor…

Bizim futbolcular yedek kulübesine sığınıp kalmış…

Polis kalkanlarla bizim çocukların üzerine kapatıyor…

Kan gövdeyi götürecek…

Ben ise saha içerisinde sırtı büyük tribüne dönük, bu anı görüntülemeye çabalıyorum…

Futbolcular kulübeden çıkarılıp, soyunma odasına kaçırılmaya çalışılıyor…

O anda gruptan kopan kardeşim Ömer Aysan Barış, benim yanıma koşup elimi sıkıca tutuyor ve adeta sürükleye sürükleye koşturuyor…

Benim arkamda olanlardan haberim yok…

Arkamı bir dönüyorum, 200 kişi sahaya atlamış, ellerinde sopalar, taşlarla bana doğru koşuyor…

Arkam dönük, görmemişim…

Adamlar linç edecek…

O gün Ömer Aysan Barış benim hayatımı kurtarıyor…

Soyunma odasına giriyoruz ve cam çerçeve iniyor…

Polis orada bile bizi koruyamıyor…

Öyle bir saldırı…

Adeta linç edileceğiz…

Geçen hafta mutlu bir evliliğe ilk adımı attığı için dua ettiğim Ömer, böylesi bir kardeşliğimiz olmasına rağmen, beni düğününe çağırmayı unutuyor…

Kırılıyorum…

Hem de çok…

Onun düğün fotoğraflarını sayfaya koyarken, bu anılarla gözlerim buğulanıyor…

Çağrılmayışıma, unutulmama üzülüyorum…

Ama ne yapalım, nankör bir meslek bu…

***

İşte böyle bir meslek yapıyoruz…

Genç kardeşlerime hep bunları anlatıp, önerilerde bulunuyorum…

Şimdi geveze ve ukala diyorlar ama…

Daha sonra ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklar…

NİHAT ÖZDEMİR İSTİFA… TOLUNAY KAFKAS İSTİFA…

U-17 milli takımı açıklandı… 1.Lig ise 1.Lig’deyiz…

Torpil yapıyorsun, sen kimin federasyonusun ?..

Milli takıma alabileceğin bir tane Kocaelili yok mu ?...

Kerem, Gökdeniz ağaç kavuğunda mı büyüdü ?..

İşinizi yapın işinizi…

Milli takım onur demektir, şeref demektir…

Para kazanma yeri değildir…

Adam gibi arama-tarama yapın !..

Türk futbolu sadece 4 kulüpten ibaret değil…

***

Neyse, önce buyurun haberi beraber okuyalım…

“U17 Milli Takımımızın 24-31 Temmuz 2021 tarihleri arasında Erzurum’da yapacağı hazırlık kampı aday kadrosu açıklandı. Bir tek Kocaelili yok. Aday kadroya davet edilen oyuncular, 24 Temmuz 2021 Cumartesi günü saat 15.00’te İstanbul Havalimanı’nda toplanacak.

U17 Milli Takımı’nın hazırlık kampı aday kadrosuna şu oyuncular davet edildi:

Kaleciler: Mert Furkan Bayram (Altınordu), Tyler Doğan (Holstein Kiel), Deniz Dilmen (Medipol Başakşehir FK), Furkan Onur Akyüz (Fenerbahçe A.Ş.), Ali Taha Demir (Yılport Samsunspor)

Defans: Arda Kırgıl (Altınordu), Hamza Baran Arıkan (Bursaspor), Ali Yeşilyurt (Galatasaray A.Ş.), Ali Turap Bülbül (Galatasaray A.Ş.), Aslan Atay (Fenerbahçe A.Ş.), Arda Deniz Yavaş (Galatasaray A.Ş), Mevlüt Emir Gürlek (Fraport TAV Antalyaspor), Hasan Berat Kayalı (Altınordu), Batuhan Peker (LASK Linz), Efe Arda Koyuncu (Medipol Başakşehir FK), Ahmet Necat Aydın (Fenerbahçe A.Ş.)

Orta Saha: Melih Sağlam (Bursaspor), Niyazi Kılıç (Trabzonspor A.Ş.), Emirhan Kayar (Galatasaray A.Ş.), Furkan Yöntem (Altınordu), Muhammet Zişan Turan (Altınordu), Bora Aydınlık (Fenerbahçe A.Ş.), Muhammet Ali Özbaskıcı (Yılport Samsunspor), Emirhan Acar (AKA Tirol), Emir Bars (PSV Eindhoven), Salih Malkoçoğlu (Trabzonspor A.Ş.), Hıjran Ali Boyacı (Adana Demirspor A.Ş.), Arda Güler (Fenerbahçe A.Ş.)…

Forvet: Batuhan Çelik (Medipol Başakşehir FK), Timuçin Yüksel (Karlsruher SC)…

***

34 yıldır tek başıma bir mücadele veriyorum…

Acaba neden milli takımlara İstanbul, Trabzon ve Almanya (Bir kaç göstermelik torpilli Anadolu takımı) dışında oyuncu alınmıyor…

Orhan Ak’ı, Cihan Haspolatlı’yı Galatasaray’a…

Faruk Yiğit’i, Halil İbrahim Kara’yı, Tuncay’ı Fener’e…

Saffet’i ancak Galatasaray’a gittikten sonra milli takıma alan zihniyet…

Hâlâ tazeliğini koruyor…

Taner Gülleri’yi, sırf rahmetli babasıyla Adana’dan çocukluk arkadaşı olduğu ve kıskandığı için, Galatasaray’a 4 gol attıktan sonra bile milli takıma almayan Fatih Terim…

Aynı kafa…

Bitti mi ?..

Yooooo…

İşte son olmayacak taze örnek…

Tolunay Kafkas, alt liglere boyuna torpilli adam dolduruyor…

Hâlâ bir tane Kocaelisporlu yok…

İki yıl önce kupa maçında Giresunspor’a sahayı dar eden Kerem Yıldırım’lar, hak etmemiş miydi alt yapı milli takım formalarını ?..

Hak etmemişlerdi…

Edemezlerdi de…

Çünkü hepsi de Kocaelisporluydu…

İşte yukarıdaki haberi bu açıdan bir daha okuyun ve takımları bir daha görün…

Geçen yıl Galatasaray’a sahayı dar eden Darıcalı bir tane çocuk bile, giremez miydi bu milli kadroya ?..

Allah’ınızdan bulun…

Beddua okumuyorum…

Ama siz istediğinizi okuyabilirsiniz…

Bu kafayla zor…

NİHAT ÖZDEMİR İSTİFA…

TOLUNAY KAFKAS İSTİFA…

GÖKDENİZ’İ FORMUNUN ZİRVESİNDEYKEN KADROYA ALMAYAN ŞENOL GÜNEŞ İSTİFA…

Hem de HEMEN…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder

# çocuk


Anket Yaz tatilinizi nerede geçirmeyi tercih edersiniz?