Sirmen: İsmail ağabey, lütfen beni yalnız bırakma… Kalkandelen: Hayır sefa, benden buraya kadar…

1988 yılında kongre yapıyoruz…

İTO’nun merkezdeki eski binasında…

Ersan Ertoptamış, Faruk Eratay ağabeyler, İTO’nun o zamanki en ağır isimleri…

Rahmetli Ali Sait Güler ağabeyimiz de bizde hem yazı yazıyor, hem İTO’nun sekreterliğini yapıyor…

Kocaelispor’un o zamanki koltuk değneklerinden biri (Rahmetli Nasut amcanın deyimidir) İTO’ydu…

Yani İzmit Ticaret Odası…

Şimdiki KOTO…

Demiryolu Caddesi’nin üst tarafındaki Akbank’ın hemen arkasından giriliyordu binaya…

Sefa Sirmen kendisini belediye başkanı yapacak olan Kocaelispor Başkanlığı ve genel sekreterliği için kolları sıvamıştı…

Planı büyüktü…

Çok inandıramasa da, Kocaelispor’un Türkiye 1.Ligi (Şimdiki Süper Lig) şampiyonu ve Avrupa kupasını kazandıracak bir takım olmasını düşünüyordu…

Neredeyse bunu da başaracaktı…

Neyse, dönelim o kongreye…

-SİRMEN’İN ÇIKIŞ YAPTIĞI KONGRE-

1988 Nisan ayı…

İTO’nun küçücük meclis salonunda kongre için her şey hazır…

Daha sonra belediye başkanlığı için yarışacak olan Kalkandelen ile Sirmen, karşı karşıya geliyor…

Sirmen’in güçlü bir hazırlık yaptığını anlayan Kalkandelen, konu mankeni olmak istemiyor ve aniden salonu terk ediyor…

Sefa Sirmen, büyüğünü kırmamak adına peşinden koşuyor ve merdivenlerde yakalıyor…

Ben de tek gazeteci olarak o merdivenlere koşuyorum…

Sirmen Kalkandelen’in kolunu tutmuş bırakmıyor…

Kalkandelen kibar adam, Sirmen’e karşılık vermek istemiyor ama kararlı…

Sirmen:

-İsmail ağabey bizi bırakma…

Kalkandelen:

Tamam Sefa, benden bu kadar…

İşte bu tarihi anın tek şahidi benim…

Hem gazeteci hem ed taraftar olarak…

O gün Sefa Sirmen ve Kocaelispor efsanesi resmen başlıyor…

YARIN: POLAT RENNAİSSANCE’TA LÖW… SAFFET VE BENDENİZ ÇALIKUŞU… NE KONUŞTUK ?.. LÖW NEREDEN NERELERE GELDİ ?.. KOCAELİSPOR’U NEDEN DÜŞÜNMEDİ ?..

Bayram ne kadar olgunsa İsmet de o kadar olgun

Bir takımın atanı ile tutanı iyi olursa, o takımın sırtı yere gelmez derler…

Tabii tartışılır ama, kesinlikle bu iki etkili eleman, diğer elemanları yutan eleman gibi davranır her zaman…

Kocaelispor’da da bu noktada hep efsaneler gelip-gitmiştir…

EFSANE KALECİLER:

Müjdat Afşin (Rahmetli)… Alper Boğuşlu… Ömeroviç… Stingaciu… Hakan Arıkan… Metin Mert (Müller)… Can Emre Yücel… Sefer Hakan Olgun… Ercüment Kafkasyalı… Bayram Olgun…

EFSANE GOL KRALLARI:

Güvenç Kurtar… Saffet Sancaklı… Ergun Kula... Dabrowski (Kaan Dobra)… Bülent Uygun… Serdar Topraktepe… Taner Gülleri… Sinan Pektemek…

Kaleci Bayram Olgun’un heykeli dikilsin diye yazan benim…

Gerçekten şu anda 1.Lig’de isek, onun Hekimoğlu Trabzon maçının son saniyesindeki inanılmaz kurtarışı sayesindedir…

Ama sonar yaptıklarının profesyonellikle de…

 Olgunlukla da ilgisi yok…

Benim için gerçekten büyü hayal kırıklığı oldu…

Bu kadar usta bir futbolcunun, bu kadar duygusal davranışı hoş olmadı…

Yarın bir gün antrenör olarak bu kulübe geldiğinde omuzlara alınırdın…

İlk olarak karşına ben çıkacağım…

Gücüm yettiğince kulübe karşı yaptığının bir onur kırıcı davranış olduğunu söyleyeceğim…

Kişiler gidici, kulüp kalıcıdır…

Bunu unutmamalıydın…

Veeee İsmet Yumakoğulları…

Gerçekten iyi kumaş dedikleri bir çocuk

Alper Boğuşlu’ya çok benzetiyorum…

Elastikiyeti…

Zekası…

Çevikliği…

Reflekslerine olan güveni…

Mükemmel…

Tecrübesi bence hayli fazla…

Yani bu sene kaleyi alamasa da, banka adayları arasında olur…

Ama kendisinin de dediği gibi…

Kaleyi bir alırsa…

Bir daha bırakmaz…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder



Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?