Müsilaj mı dediniz?

  • Çevre kanunu yetkilerin büyük bir bölümünü merkezi iktidara yani hükümetlere bıraktığı, dolayısıyla yerel yönetimlerin kendilerine devredilen yetkilerle yetinmekdurumunda kaldıkları, bu şekilde çalışmaların yetersiz kaldığı,
  • Bu şekilde belediyemize sadece Gemilerin getirdiği deniz kirliliğinin, gürültü denetiminin,bitkisel atik yağ kontrolünün, hafriyat ve ısınmadan kaynaklanan hava kirliğinin kontrol ve cezalandırılması konusunda yetki veriłdiği diğer hususlarda yetkinin verilmediği, bu hususların büyük yetersizlikler arzettiği,
  • Yine çevre kirliğinin gerek havagerek toprak ve gerekse su kirliliği olarak ölçümlerini yapmakta bulunan cihazların yetersiz bulunduğu,hatalı ölçümler yaptıkları,bu şekilde hatalı ölçümlerle halkımızın yanıltıldığı,bu şekilde yanılgıya düşen yetkililerinde sorun yokmuș gibi maalesef çözüm aramadıkları,
  • Esasında Kocaeli kentinin birinci derecedeçevre tahribatına uğrayan,çevreden kaynaklanan hastalıklar,örneğin kanser açısından tehlikeli yaşam alanı halinde bulunduğu,ruhsal ve sosyal problemlerin olduğu,
  • Belediyenin O.S.B denilen organize sanayi bölgeleri,sanayi işletmeleri,limanlar gibi temel çevre kirliliği üreten kurum ve kuruluşlar ile ilgili bakanlıktan yetkilendirilmediği,bu tür yetkilerin belediye tarafından ALTI yıldır talep dahi edilmediği,
  • Uzun süreÇevre Bakanlığının Kocaeli Milletvekili uhdesinde,halen Sanayii Bakanlığının da Kocaeli milletvekili uhdesinde olmasına rağmen bu bakanlıklardan çevresel sorunların önlenmesi açısından belediye yönetiminin yeteri kadar yararlanmadıkları,
  • Merkezi iktidarda aynı siyasi partinin yani A.K,P’nin bulunmasına rağmen çevre kanunu gereği devralınması gereken çevresel değerlendirme ve önlem almayetkilerinin merkezi iktidardan ısrarla alınmadığı, iktidardan bu anlamda istifade edilmediği,
  • Dilovası gibi acil çevresel tehlikeler yaratan yerleşim alanları için bu nedenle çevresel önlemlerin belediye yönetimi tarafından alınamadığı/alınmadığı,
  • Alınan numunelerin ölçüleceği bağımsız /AKREDİTE kuruluşların arttırılmadığı,bukuruluşlardan istifade edilmediği,
  • Çevre denildiğinde sadece çiçek ve yeşillendirmenin anlaşıldığı, halkıngörsel açısından yanıltılarakçevre sorunlarının bulunmadığı intibasınınuyandırılmaya çalışıldığı, belediyenin büyük mali ve kadro zenginliğinin bu alanda değerlendirilemediği,
  • Bugüne kadar çevre konusunda yeşil ve çiçeklerle göz boyama dışında ciddi bir çalışmanın yapılmadığı.
  • Dolayısıyla çevre açısından merkezi iktidarlabirlikte yerel iktidar olarak adeta sanayinin korunduğu,halkın korunmadığı,ciddi çevresel etkilerle vatandaşlarımızın ciddi sosyal, tıbbi ve ruhsal zararlara maruz bırakıldığı anlaşılmıştır.

Bilinmelidir ki; uluslar arası kaynaklara göre ÇEVRE hakkı doğuştan gelen temel insan haklarından birisidir.Aynı şekilde Anayasamızın 56 maddesi de” herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamak hakkına sahiptir çevreyi geliştirmek çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların görevidir” demektedir.Bu amaçla yapılan çevre kanunu ile 5216 sayılı yaranın 7/i hükmü de bu hususlarda amir hükümler taşımakta olup bu hükümleri yerine getirmeyen belediye yetkilileri esasında görevlerini yapmamakta ve topluma karşı evrensel bir hak olan çevre hakkını temin etmemek açısındansuç işlemektedirler.

Bu  nedenle   sunulan   komisyon   raporunun  bu   eksikliklerin   hızla giderilmesi, merkezi iktidardan tüm çevre kanununda belirtilen yetkilerin alınması,bu konuda gerekli donanımın temini,belediyenin kentteki her işyeri ve alana girecek durumda yetkilendirilmesi, çevre ile ilgili ölçümlerin zaman geçirilmeksizin bağımsız kuruluşlara yaptırılması,bu hususta sivil toplum kuruluşları,üniversite, meslek örgütleri, kamu kurum ve kuruluşları ile işbirliğine gidilmesi,bu konuda siyasi yaklaşılmadan meclis çoğunluğunca karar alınarak tüm meclis ve kent olarak bu hususun takipçisi olunması,belediye reklamlarının çevreye ilişkin ve doğru bilgiler ile toplumun bilinçlendirilmesi şeklinde yapılması ile ÜÇ AY İÇERİSİNDE meclisin ve kamu oyunun yapılan çalışmalar konusunda ayrıntısı ile bilgilendirilmesi talep edilmektedir.

Saygılarımızla.16.04.2010.

Bu çalışma Nisan 2010 tarihinde Büyükşehir CHP meclis gurubunun önerisi ile yaklaşık 42 sayfalık ve belediye meclisinden geçen raporun küçük bir özeti.Bu rapora öncelikle Kocaeli Büyükşehir Belediyesi itibar etmedi,yani çalışmadı.Tabii sivil toplum örgütleri ve muhalefet de sahip çıkmadı. Siyasetin kişisel beklentilerin dışında kamu yararı ile yapılması halinde bu çalışmalar ancak hayata geçer ve müsilaj diye bir sorun yaşanmaz.Ama 11 yıldır raporun gereği yapılmazsa doğal olarak kirlilik denizlerde bile kusmaya başlar.Bunun hava ve toprak ve gıda maddelerindeki kısmını hatırlamak ile istemiyorum.

Müsilaj mı dediniz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Örengül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?