Bakın bakalım, 109 yılda “devletin yağmalanmasında” bir değişiklik var mı?

Tevfik Fikret (1867-1915), şair ve öğretmen…

Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma sürecinde Servet-i Fünûn topluluğunun lideri olan Tevfik Fikret, devrimci ve idealist fikirleriyle Mustafa Kemal başta olmak üzere dönemin pek çok aydınını etkiledi.

Türk edebiyatının batılılaşmasında öne çıkan isimlerden biridir.

Hem padişahı hem de İttihat ve Terakki’yi eleştirmekten çekinmeyen Tevfik Fikret, 1912’de yazdığı “Han-ı Yağma” şiiri ile devletin yolsuzluklarını dile getirmişti.

Demek, tam 109 yıl olmuş.

Han-ı Yağma (Yağma Sofrası), yani devletin yağmalanması devam ediyor.

Değişen bir şey yok.

Türk Edebiyatı'nda dönemlere damgasını vurmuş şiirler vardır. 

Han-ı Yağma da bu şiirlerden biri.

Bugünkü Türkçeyle birlikte bir kez daha okuyalım, o günkü yağma ile bugünkü yağma arasında fark var mı görelim.

Han-ı Yağma (Yıl-1912)

Bu sofracık efendiler
Halkımızın varı yoğu hayatı
Kan ağlayan can çekişen halkımızın
Bekler sizi efendiler
Önünüzde titrer durur
Ama sakın çekinmeyin
Yiyin yutun, yiyin yutun, yiyin yutun şapur şupur

Yiyin efendiler yiyin
Bu iştah veren sofra sizin
Doyuncaya, tıksırıncaya, patlayıncaya kadar yiyin

Çok açsınız efendiler
Suratınızdan bellidir
Yiyin hadi, yiyin hadi, yemezseniz yarın kalır mı kimbilir?
Sizi çağıranlar bu sofraya bakın nasıl böbürlenir
Hakkınız bu savaştınız tamam e tamam dedik
Bu hak eldedir

Yiyin efendiler yiyin
Bu iştah veren sofra sizin
Doyuncaya, tıksırıncaya, patlayıncaya kadar yiyin


Hepsi bu nazlı beylerindir
Ne varsa ortalıkta
Soy, sop, onur, düğün, oyun, konak, saray, caka
Hepsi sizin efendiler
Konak da, saray da, gelin de, alay da
Hepsi sizin, hepsi sizin, hem hazır lop kolayca

Yiyin efendiler yiyin
Bu iştah veren sofra sizin
Doyuncaya, tıksırıncaya, patlayıncaya kadar yiyin

Büyüklüğün hazmı azıcık zor da olsa ne çıkar
Gösterişin gururu var
Öç almanın sevinci var
Güler yüzünüzden efendiler
Bu sofra keyfe gelir parıldar
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar

Yiyin efendiler yiyin
Bu iştah veren sofra sizin
Doyuncaya, tıksırıncaya, patlayıncaya kadar yiyin

Verir bu fukara memleket nesi var nesi yoksa hepsini
Verir malını, canını, umudunu, umudunu, düşünü
Rahatını, sağlığını
İçinin bütün ateşini
Hadi yuvarlayın
Düşünmeyin haram mıdır helal mi?

Yiyin efendiler yiyin
Bu iştah veren sofra sizin
Doyuncaya, tıksırıncaya, patlayıncaya kadar yiyin

Bu harmanın gelir sonu
Kapıştırın giderayak
Yarın sönmüş bakarsınız bugün çıtırdayan ocak
Hazır mideler sağlam
Hazır mideler sıcak
Atıştırın, tıkıştırın kapış kapış, çanak çanak

Yiyin efendiler yiyin
Bu haykıran sofra sizin
Doyuncaya, kusuncaya, patlayıncaya kadar yiyin

Sevgili okurlarım, ne dersiniz?

109 yıl önceki yağma ile bugünkü yağma arasında fark var mı?

Allah, Diyanet’in gözünü doyursun

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2021 yılı bütçesi 12 milyar 977 milyon lira.

Yuvarlak, 13 milyar lira…

Böl 83 milyon nüfusa, kişi başı 156 lira.

Dört kişilik bir ailenin Diyanet’e yıllık zorunlu yardımı ne yapar?

624 lira…

Yetmedi, cami önlerinde para toplanır, onlar da Diyanet için harcanır.

Daha 7’nci aydayız, pek çok bakanlığın bütçesinden fazla olan bu para suyunu çekmiş olacak ki, Diyanet İşleri Başkanlığı “ek bütçe” istemiş.

CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan’ın geçen haftaki tepkisinden öğreniyoruz bunu.

İyi de, sen hem kurum olarak “en fazla bütçeye” sahip ol, hem de “Yetmedi biraz daha” de.

Anadolu’da böylelerine “Allah gözünü doyursun” derler.

12 Eylül ve 15 Temmuz…

12 Eylül 1980’de yaşadığımız“darbe” idi.

Bildiğimiz darbe…

15 Temmuz 2016 ise,“darbe teşebbüsü”ne tanık olduk.

Toplumsal sonuçlarına bakarsak…

12 Eylül 1980’de yönetime el koyan darbecilerin ilan ettikleri sıkıyönetim sadece 3 yıl sürdü, 1983’te seçime gidildi.

Diğerine gelince…

15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünden sonra AKP OHAL ilan etti ve bu OHAL daha yeni 1 yıl daha uzatıldı.

Yani Türkiye, tekrar uzatılmazsa bir darbe teşebbüsü nedeniyle toplam 6 yıl OHAL baskısı altında yönetilecek.

Bu nasıl iş?

12 Eylül 1980’de “darbe” yaşayan Türkiye, 3 yılda “normale” döndü…

15 Temmuz 2016’da sadece “darbe teşebbüsü” yaşayan Türkiye, 6 yılda “normale” dönemiyor.

Sizce bu işte bir gariplik yok mu?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Soydan - 1980 de sag sol olayları vardı halk darbeyi destekledi fitne yok idi 2016 da halk desteklemedi fitne var idi haliyle fitne temizlenemedi

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 27 Temmuz 09:01


Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?