Bu yolun sonu Türk-Kürt-Arap Federasyonu mu?

Önce size Sinan Meydan’ın hafta başında SÖZCÜ’de yayınlanan yazısından bir bölüm aktaracağım.

Ünlü tarihçi Sinan Meydan, “Demografi ve Devlet” başlıklı yazısında diyor ki:

“Önce Suriyeliler, şimdi Afganlar… Türkiye'deki sığınmacı sayısı -tam rakam belli olmamakla birlikte- birkaç milyonu geçmiş durumda… Bugün plansız ve programsız biçimde ülkeye dağılan bu sığınmacıların yarın ciddi sorunlar yaratacağını öngörmek zor değil. Öyle ki, milyonlarca sığınmacının gelecekte Türkiye'nin demografik yapısını değiştirmesi bile mümkün… Nitekim yıllardır devam eden Suriyeli akını nedeniyle Türkiye'nin özellikle bazı güney illerinde şimdiden demografik yapı değişmeye başlamış görünüyor. Demografi değişse ne mi olur? Demografi neden mi önemlidir? En başından anlatayım!

DEMOGRAFİK DEĞİŞİM

Demografi genel olarak “nüfus bilimi” demektir. Bir ülkedeki tüm nüfus hareketleri, doğum, ölüm, göç demografik sürecin birer parçasıdır. Nüfusun azlığı veya çokluğu, nüfusun yaşlanması, savaşlar ve göçler demografik değişimi hızlandıran unsurlardır. Bir ülkede demografinin değişimi siyasi, sosyal, toplumsal pek çok şeyi değiştirebilir.

Tarihsel süreçte çok uluslu imparatorlukların parçalanması ve ulus devletlerin kurulması ile demografik değişim arasında güçlü bir ilişki vardır. Fransız Devrimi'yle ortaya çıkan “milliyetçilik” ulus-devlet inşasının ilk aşamasını oluşturdu. Milliyetçiliğin etkisiyle nüfusları karışık çok uluslu imparatorluklar yıkılırken, nüfusları oldukça homojenleşmiş ulus devletler kuruldu. Örneğin, Osmanlı İmparatorluğu'nu oluşturan Sırp, Yunan, Bulgar, Ermeni, Arap vb. unsurlar, milliyetçiliğin etkisiyle Osmanlı'dan ayrılıp kendi ulus devletlerini kurdular.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda da bu demografik değişimin rolü büyüktü. Osmanlı'nın, 19. yüzyılın sonu 20. yüzyılın başında Balkanları ve Arap Yarımadası'nı kaybetmesi, oralardaki Türklerin Anadolu'ya göç etmesi, buna karşın savaş koşullarında Anadolu'daki Ermeni ve Rumların da başka yerlere göç etmeleri, ettirilmeleri Anadolu'nun demografisini değiştirdi, Anadolu'daki Türk nüfus sayısı daha da arttı. Bu demografik değişim, yüzyılın başında Türk Ulus Devleti'nin kuruluşunu gerçekçi bir seçenek haline getirdi. İşte Atatürk, bu demografik gerçeği görerek Türkiye Cumhuriyeti'ni kurdu.”

Sinan Meydan, yukarıda okuduğunuz giriş bölümünden sonra “Sevr’de Demografi” ve “Lozan’da Demografi”yi ele alıyor.

Nefis bir yazı…

Okumadıysanız, tamamını mutlaka okuyun.

Ülkemizde kaç mülteci var?

Sevgili okurlarım, kısa adı UNHCR olan Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği 18 Haziran 2021 tarihinde bir rapor açıkladı.

Bu rapora göre, dünyada en fazla mültecinin kabul edildiği ülke, Türkiye.

Raporda, Türkiye’de çoğunluğu Suriyeli toplam 3 milyon 700 bin “mülteci nüfus” olduğu belirtiliyor.

Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği böyle diyor, ama Türkiye’nin bu konudaki rakamları çok daha yüksek.

Türkiye Göç İdaresi Başkanlığı’nın verilerine göre ise, ülkemizde 3.6 milyonu Suriyeli olmak üzere toplam 5.5 milyon mülteci yaşıyor.

Kavram kargaşası

Mülteci…

Sığınmacı…

Göçmen…

Günlük yaşamımızda bu kavramlar neyin ne olduğu bilinmeden çoğunlukla birbirinin yerine kullanılır.

Oysa “mülteci” farklıdır, “sığınmacı” ve “göçmen” farklıdır.

Mültecilere, uluslararası anlaşmalarla “özel statü” ve “hukuki koruma” sağlanır.

Sığınmacı, mülteci olarak uluslararası koruma arayan ancak statüleri henüz resmi olarak tanınmamış kişilere denir.

Göçmen ise, ülkesinden ekonomik veya diğer nedenlerle gönüllü olarak ayrılan kişi demek.

Bu çerçeveden baktığımızda, bu konuda tam bir kaos yaşandığını görüyoruz.

Ülkemizde “mülteci” de var, “sığınmacı” da var, “göçmen” de var.

Ve toplam sayı, “kayda girmemişleri” de katarsak, 7-8 milyon civarında.

Bir taraftan da her gün artıyor.

Son günlerde Afganların da ilgi odağı olduk.

Şehirlerimizde; 196 ülkeden sığınmacı, mülteci ve göçmen yaşıyor.

Hani “ipini koparan” derler ya…

Türkiye, adeta yolgeçen hanı!

Kendi kendimize yetemiyoruz…

Kendi vatandaşlarımızın doğru dürüst karnını doyuramıyoruz…

Ama kapımızı her çalana bakmaya talibiz.

Yaşadıklarımızı “demografi” açısından değerlendirelim

Şimdi dönelim tekrar başa.

Ülkelerin “demografi” yapısı çok önemli.

Bugün önemsiz gibi görünse de yarın için önemli.

Sığınmacı, mülteci ve göçmenlerle Türkiye’nin “demografi yapısı” hızla değişiyor.

Ve bence, ister kabul edin ister etmeyin, demografi yapımız emperyalist ülkeler tarafından “bilinçli olarak” değiştiriliyor.

Bu kadar Suriyeli ülkemize durup dururken gelmedi.

Kuzey Suriye’yi boşaltıp Kürtleri yerleştirmek için aşağıdan vurdular, kuzeydeki bütün Suriyelileri bize gönderdiler.

Bugün Güneydoğu Anadolu’da başta Kilis olmak üzere birçok şehrin demografi yapısı değişti.

İlk yerel seçimde Kilis Belediye Başkanlığı’na bir Suriyeli seçilecek.

Çünkü Kilis nüfusunun yüzde 74.8’i Suriyeli.

Diğer şehirlerin demografi yapısını düşünün, hemen hemen hepsinde Türkler azınlıkta kalırken Kürtler ve Araplar çoğunluğu ele geçirecek.

Şunu anlatmak istiyorum; biz bu kafayla gidersek, hani bütün suçları üzerine attığımız “dış güçler”, çok geçmez bize “Türk-Kürt-Arap Federasyonu”nu dayatmaya başlar.

Benim gördüğüm bu!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

06

Izmit - Ülkemde suriyeli afganlı veya ne olduğu belli olmayan kimseyi istemiyorum.cok isteyen evlerinde misafir edebilir.yeter artık ya.ozellikle akp ve mhp ye oy verenler bazı şeyleri lutfen iyi düşünün .

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Temmuz 18:09
05

Serhan Ademoğlu - Tespit güzel ve anlamlı. Ağzına sağlık.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 28 Temmuz 15:03
04

Ahmet - uzunca yıllar bsaında köşe yazılarında makalelerde bugünkü nüfus artışı istatistiki verilerine projeksiyonuna bakıldığında en geç 2050 yılında türkiyede kürt nüfusun türk nüfusu geçeceği ön görüldü.(türk nüfusa kürtlerin dışında laz,mohti,abaza veya kökenleri rumu ,ermeni olup sonradan asimile olan değerli vatandaşlarımız ve aklınıza gelen 72 millet dahil edilebilir).kanaatimce hal böyle olunca devletimiz panikledi önce 3 çocuk dedi yetmez 5 hatta allah ne verdiyse dedi.tabi bugünkü yeni nesil anaların bunu yapabilecek kapasitelerinin olmadığı, z kuşağınında internete abone olduğunu görünce, çareyi etraftan açık kapı politikası ile arap, türkmen, afgan girişine göz yummakta buldular,şu ana kadar 6 ila 10 milyon insan girişi yada artyışı olmuş gözüküyor. maşaallah yeni komşularımız da doğurganlıkta kürt kardeşlerimizden geri kalmıyorlar.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Temmuz 15:00
02

Nazmi Gür - İlk defa aynı fikirdeyim. Doğru diyorsun azizim kutluyorum..

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 28 Temmuz 00:43
01

Lazo - Türk'lerin dışındakileri ülkelerine gerisin geri ülkelerine naşş.Türkiye dünyanın çöplüğü değildir.Zaten bu iktidar ilk seçimde gereken cevabı alacaktır.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 27 Temmuz 20:33
03

Kazıkoya Tarih - @Lazo 01 nolu yoruma cevabı: o zaman önce sen naş olman lazım çünki ismine bakarsan karadeniz bölgeside geçmişte başka ad ile anılıyor ve başka bir devletti kazıko

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Temmuz 14:36


Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?