Bayram sonrası ve turizmin sefaleti!

Bayram arifesinde yayımlanan yazımda, “Bu Kurban Bayramı da geçtiğimiz yıllarda yaşadığımız olaylar tekrar yaşanacak” demiştim.

Öyle de oldu!

“Bu alanın tamamında kurban kesimi kesinlikle yasaktır” yazan mesire alanlarında kurbanlar kesildi, acemi kasaplar hastanelere koştu, çocukların gözleri önünde hayvanlar kesildi, kurban atıkları sokaklara yayıldı, kaçan kurbanlıklar kovalandı.

Çünkü, yaşanan olaylardan ders alamayan ve başına gelen her şeyin ceremesini “Kader” diye Yüce Allah’a fatura eden bir toplumsal kesim var!

Oysa, “AKLINI KULLAN” diyor Yüce Yaradan!

“İŞİ EHLİNE VER” diyor!

“Ruhta ve bedende temizlik” inancımızın bir başka kuralı. Ama yaşadığımız çevreyi, sokağı, ormanları, denizleri, piknik alanlarını ÇÖPLÜK sanan bir kültürel anlayış var kimilerinde!

Lüks araçlarıyla tatil beldelerine koşan –kimi varsıl insancıklar, yol kenarlarını su ve meşrubat şişeleriyle çöplüğe çeviriyor!

Ülkemizin en güzel turizm merkezlerinden biri olan Bodrum’da, denizden tonlarca çöp çıkarılıyor! Biz o denizi kirletmeme bilincinden yoksunuz ama ülkemize gelen Japon vatandaşları çevre temizliği yapıyor!

Turizm merkezi MUĞLA’nın sahilleri yağmalanıyor, orman alanları maden ocaklarıyla delik deşik ediliyor!

Muğla’da 1449 maden ocağına ruhsat verilmiş!

Maden şirketleri şimdi de en güzel doğal ve tarihi sit alanlarını limanlarla yok etmeye çalışıyorlar! Doğa, tarih, turizm umurlarında değil.Sahillere yakın ormanlar art arda yakılıyor! Yerine lüks oteller yapılıyor! Muğla’nın sahil kasabalarında yazlıklar, oteller ve doğal olarak nüfus hızla artıyor.

Ya ALTYAPI?

Ya yaşam için en önemli ihtiyaç olan SU yeterli mi?

Yollar yetmiyor,

SU yetmiyor,

ELEKTRİK yetmiyor!

Muğla’nın en güzel turizm alanlarında KURAKLIK tehlikesi adım adım yaklaşıyor.

Talan edilen ormanlardaki doğal yaşam koşulları bozulan yaban hayvanları aç kalıyor, kentlerin cadde ve sokaklarına çıkıyor!

Yabancı turistlerin bir hafta tam pansiyon konakladığı otellerde, bu ülkenin insanları ancak bir gece için aynı bedeli öderlerse konaklayabiliyorlar!

Zaten dar ve orta gelirliler için böyle bir olanak bile yok!

Tatil sitelerinde tüm evler lebalep dolu.

Bayram tatilinde akrabalar, eş dost sitelerde konuk oluyor!

Çünkü konaklama, duş, tuvalet, şezlong bedeli ödemiyorlar!

Tatil beldelerine yolcu taşıyan otobüslerin şoförleri uykusuzluk ve yorgunlukla perişan. Otobüsler ise yoğun çalışma düzeninde olağan bakımlarından yoksun! Yine otobüs yangınları haberleri dolaşıyor gazetelerde! Şaşırmalı mı? “ Kaza” mı demeli?

İnsan hayatları tehdit altında.

Bu gidişle turizm ve tatil beldelerinde mütevazi bir tatil olanağı bulunamayacak.

Küçücük Yunanistan, İspanya gibi ülkeler turizm gelirleriyle varlık yaşarken, Türkiye’de turistik beldelerdeki oteller el değiştiriyor!

Gücü olan güçsüz kalanı yutuyor!

Bu vahşi düzen içinde, çalışan her insanın doğal ihtiyacı ve hakkı olan tatil olanağı hızla yok oluyor.

Denizlerimizde kirlilik hızla artarken, balık ürünleri de hızla azalıyor.

Yediğimiz sebze-meyve ve diğer besin kaynaklarının doğallığından, içtiğimiz suyun temizliğinden kuşku duyuyoruz.

Suyun 20 litrelik damacana fiyatını ödeyemeyen pek çok insan, sağlığa olumsuz etkisi olabilen çeşme suyuna muhtaç yaşıyor.

Bayram geçti, şimdi hayatın gerçekleriyle karşı karşıyayız.

İnsanca yaşayabilene aşk olsun!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder

# kaza

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?