Kocaeli çevre açısından S.O.S veriyor

Bir önceki hafta “sorunları seyreden iktidar” başlığı ile ülkemizde sorunların çözülemediğine değinmeye çalışmıştım. Devam eden hafta da Marmara Denizi’nde yaşanmakta olan müsilaj sorunu ile ilgili Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığından geçirilen çevre raporuna 11 yıldır kimsenin itibar etmediğinden bahsetmiştim.
 
Evet sorunlar merkez iktidarda da yerel iktidarlarda da sıkça seyredilerek, olduğu gibi bırakılıyor. Kocaeli, ülkemizdeki sanayinin merkezi. Üretmek zorundayız. Üreterek kalkınacak ve isdihdam sağlayacağız. Bunda bir şüphe yok. Ama bunun bir planlamasının yapılması gerekmez mi? Üretim araçlarının, fabrikaların ülkemizde homojen dağılmasını sağlamak esas değil mi?
 
Bakınız gelişmiş ülkelere gerek istihdamın sağlanması ve gerekse doğal yapının, sosyolojik yapının bozulmaması için üretim araçlarını homojen biçimde değişik bölgelere dağıtmışlardır. Örneğin 35 bin kişinin çalıştığı Mercedes fabrikası Almanya’nın Ştutgart şehrinde kurulmuş, BMW ise Münih’tedir.
 
Kentleri sanayi, turizm, tarım kentleri gibi planlamak ve o şekilde teşvik vererek gelişmenin bölgesel olarak dağılması, sanayinin ağır sorunlarının da ülkede paylaşılması sağlanabilir.
Hatta bu şekilde göçün, çarpık kentleşmenin, sosyolojik ve yargısal sorunların bile önüne geçmek mümkün olabilir.
 
Bakınız Kocaeli’de sanayi kontrolsüz biçimde tarım alanları dahil her yere yerleşmiş durumda. Bu yerleşim halen devam ediyor. Kamu ise seyrediyor. Çevresel denetim ise yok gibi. Organize sanayi bölgelerinin belediyeler tarafından denetlenmesi OSB kanunu ve çevre kanunu nedeniyle imkansız. Biz sorunları zamanında fark edemiyor, sorunların büyümesine seyirci kalıyoruz. Arkasından sorunlar müsilaj gibi gün yüzüne çıktığında ise şaşırıyor, antibiyotik tedavilerle günü kurtarmaya çalışıyoruz.
 
Kocaeli Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapan Onur hoca, Dilovası’nda bebeklerin dışkılarında kanser tespitleri yaparak kamuoyuna açıkladığında iktidar onu günah keçisine çevirdi. Hakkında davalar bile açıldı. Doğru söyleyeni kentten kovdular. Kent kendi sorunlarına ve bunu dile getirenlere sahip çıkmadı. Halbuki bu kentte müthiş kanser vakaları var. O.S.B.’deki kuruluşlar dahil sanayi kuruluşları belediyeler ve bağımsız kuruluşlar tarafından denetlenmiyor. Çevre il müdürlüğü denetimlerinin ise gereği gibi yapıldığını düşünmüyorum. Bu kentte acilen bağımsız bir çevre denetim merkezi oluşturmak suretiyle hava ve toprakta, tabii sularda bulunan ağır çevre kirliliğinin tespit edilmesi ve bütün bunların vatandaşlarımıza anlatılması, doğal olarak da önlemlerin alınması gerekiyor.
 
Müsilaj kirliliğin suda kusmasıdır. Asıl müsilaj kentteki hava ve toprak kirliliğinde, asıl felaket gencecik çocukların, gencecik insanların kanserden ölmelerinde, müsilaj aysbergin görünen yüzü. Onu suda yüzeysel temizlikle giderebilirsiniz ama toprak ve havada bulunan çevre kirliliği bu kentte daha derinlerde, kanser vakalarında. Anayasamızın 56 maddesi de “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamak hakkına sahiptir çevreyi geliştirmek çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların görevidir” diyor.

Nerede devlet görevlileri? Kocaeli çevre açısından da S.O,S veriyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Örengül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?