Önce altyapı

Yaşam alanlarında; kentlerde, kasabalarda ve kırsal alanlarda yapılaşma için ÖNCE ALTYAPI ilkesi akla gelmelidir.

Kent planlamasının bu temel kuralı ne yazık ki, ülkemizde açıkça ihlal ediliyor.

Tarım alanları, meralar ve ormanlar bir kez tahrip edilirse yeniden kazanmak olanaksızdır.

Sözde “çevreye duyarlılık” adına, hem de mevsimsel koşullar dikkate alınmadan dikilen ağaçlar, kaybedilen bu doğal varlıkları geri getirmediği gibi, ülkemizde görüldüğü üzere “sulama” ihtiyacı karşılanmadığı için kuruyabilir!

Kentlerde ve özellikle kıyılarda yapılaşma planlanırken; oluşacak nüfusun ihtiyaç duyacağı SU KAYNAKLARI öncelikle düşünülmelidir.

Kentlerde yapılaşma ve nüfus arttıkça SU ihtiyacı da artacaktır.

Örneğin İstanbul.

Bugünkü nüfusu 17 milyona ulaşmış.

Kentte en büyük sorun, yetersiz su varlığı.

Yüksek bir maliyetle, yüzlerce kilometre uzaktan-Melen’den su taşımaya çalışırken, var olan su kaynaklarını gözden çıkarmak akıl karı olamaz!

“Kanal İstanbul” inadı sürerse, oluşturulacağı söylenen 2 milyonluk yeni nüfusun ihtiyacı olan suyu nereden ve nasıl bulacaksınız?

Evsel atıklarını nasıl doğaya zarar vermeden yok edeceksiniz? Halen olduğu gibi derelere ve Marmara Denizi’ne mi boşaltacaksınız?

Bayram tatilinde Bodrum başta olmak üzere tatil beldelerine ve sitelere binlerce insan akın etti. Örneğin, 100 haneli bir sitenin nüfusu 500 kişi daha arttı. Şu anda sitelerde su yok! Damacana ile içme suyu dağıtımı bile bayram süresince yapılamadı.

Çünkü, mevcut su kaynakları yetersiz.

Muğla il sınırları içinde 2 bine yakın maden ocağı ruhsatı verilmiş. Artık, orman varlığı hızla tahrip ediliyor. Oysa ormanlar, su kaynaklarının toplanma alanları. Ormanlar yok olursa, kentleşme bu hızla sürerse, susuzluk bu bölgenin en büyük sorunu olacak.

Örneğin Bodrum’da, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı kararlarıyla kıyılar ve orman alanları imar plan değişiklikleriyle yapılaşmaya açılıyor. ALTYAPI hiçe sayılıyor.

Örnek mi?

·       GÖCEK koyları yeni yapılanmalara açıldı.

·       FETHİYE’de, kıyıların tasarrufuna sahip kılınan MUÇEV’in onayı ile güzelim koylar ve YASSICA Adaları imara açıldı.

·       FOÇA Tatil Köyü 49 yıllığına özelleştirildi.

·       Milas İKİZDERE’de yapılan termik santral nedeniyle ormanlık alan yok edildi.

·       DATÇA’nın eşsiz koyları imara açıldı.

Rize’de, Artvin’de yaşanan son sel felaketleri “DOĞAL BİR AFET” değil, altyapıya aykırı, maddi çıkarlar uğruna çıkarılan imar yasalarının ve doğayı tahrip ederek yapılan kaçak yapılanmaların faturasıdır.

Kent Planlamaları, konunun uzmanı bilim ve teknik alanında uzmanlaşmış, KENT PLANLAMACILARI ile yapılmalıdır.

Kentlerde yaşanan felaketler, Kent Planlamasında yapılan “Ticari ve Siyasi” hesaplarının bedelidir.

Yaşadığımız “doğal felaket” saydığımız olaylarda elbette dünya ölçeğinde yapılan DOĞA TAHRİBATLARI ve bunun sonucu oluşan KÜRESEL İKLİM FELAKETLERİ en büyük nedendir.

Şunu unutmamalıyız;

Kentler ve ülkeler, bilimin ışığında, DOĞAYA SAYGI ile planlanmalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?