Beşiktaş Çarşı Tanığımdı

İnsanoğlunun en büyük yanılgısı nedir biliyor musun?

Kendi davranış şeklini mutlaka karşı taraftan da bekliyor.

Kimse kimseyi karşı tarafın şartlarını düşünerek değerlendirmiyor.


Yapmalıydı…
Düşünmeliydi…
Aramalıydı…
Davranmalıydı…


Yapabilse yapardı, arayabilse arardı, mesaj atabilse atardı diye düşünebilmenin, ruh sağlığına getirisi daha fazla değil midir?

Yazıma kitaptan bir alıntıyla başlamak istedim. Özellikle arka kapak yazısından... Çünkü kitapseverler bilirler kitabın en can alıcı yeri arka kapağıdır. Bir kitabı elimize ilk aldığımızda çoğu okur arka kapağını okuyarak başlar kitabı incelemeye.

Kitabı okurken altını çizdiğim pek çok yer var. Daha önceki yazılarımda bahsetmiştim sizlere eskiden okurken kitaba kıyamadığım için bir çizik bile atmadığımı, ne kadar temiz tutarsam kitap sevgisi o zannettiğimi yazmıştım. Oysa şimdi biliyorum ki not tutulmadan, çizilmeden kitap okunmuyor ama önemli olan kitabın içinde çizilecek ne kadar ve ne derece önemli yerlerin olduğu.

Sizlere bahsetmek istediğim kitabın yazarı Kenan Çığır.

Kendisini bu son kitabıyla tanıdım, yazarın beş kitabı daha var. Emekli olduktan sonra beş yıla altı kitap sığdırmış. Bana göre bir yazarın başarısı tabii ki yazdığı kitap sayısıyla ölçülmez ama okuduğum son kitabı bende başarı ölçüsünde iyi bir etki bıraktı. Eserleri,Güzel Gözlü Kadın (Öykü), Göçmen Kızı (Roman), Tanrının Biyografisi (Roman), Aşk Gözlüğü (Köşe Yazıları ve Deneme), Çığlık (Roman) ve Beşiktaş Çarşı Tanığımdı (Roman).

Yazar şu an Antalya’da yaşıyor ama çocukluk ve gençlik yıllarını İzmit’te geçirmiş ve hala İzmit ile bağını koparmamış. Bunu gelip gidişlerinden anladığımız gibi İzmit ile ilgili yazılarından da anlayabiliyoruz.

Kitabı elimize aldığımızda adından dolayı siyasi bir kitap olarak düşünebiliriz ama değil. Önyargılarımızla yaklaşmamamız gereken bir kitap. İki karakterden birisi, hayatındaki bütün önemli olayları, noktaları bu çarşıda yaşadığı için “Beşiktaş Çarşı Tanığımdır” diyor. Kitap biraz aşk, biraz polisiye kitabı... Okuyucuyu fazla yormayan, sürükleyici ve heyecan dolu bir kitap…

Kitabın konusu, iş ortağı iki arkadaş üzerinde gelişiyor. On dokuz bölümden oluşmuş ve her bölümde sırasıyla iki arkadaşın yaşadıkları anlatılıyor. Okurken ilk önce bu sıralamayı yadırgadım ama sonrasında okudukça hoşuma gitti. Aslında bu kitap, yazarın “Tanrının Biyografisi” ve “Çığlık” adlı kitapları ile bir üçlemenin son kitabı. Karakterlerin birisi, aynı zamanda diğer ortağının biyografisini yazacak olan eski bir gazeteci, diğer karakterimiz ise çocukluğunda yaşadığı yabancı bir ülkede, gözlerinin önünde ailesini bir saldırıda kaybetmiş ve oraya ait bir aile tarafından büyütülerek kendi isteği ile Hıristiyanlığı seçmiş bir kişi. Konu İstanbul ve Gana’nın başkenti Akra’da geçiyor.

Romanın içinde gerçekleşen bir resim sergisinde kitabın sonuyla ilgili bir ipucu veriyor bize yazar. Ama bir o kadar da bizlere sanatla ilgili araştırma konusu veriyor. Gustov Moreau ve Caravaggio tarafından yapılan eserleri romandaki ressamın tekrardan yorumlaması ve ne anlam ifade ettiği çok ilginç. İlginç ama kitabı sizlere bırakmak için fazla bilgi vermeyeceğim. Çünkü gerisi sizin okuduklarınız olsun.

Bu güzel kitabı okumanız dileğiyle.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gül Anasal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?