Köylü kadınları ve ölüler…

Bana şu anda  “Ağacımıza, yeşilimize, börtü böceğimize en fazla sahip çıkanlar kimler” diye sorulsa, şu yanıtı veririm;

“Köylü kadınlar ve ölüler…”

Üretim ve bereket analarının doğalarına nasıl sahip çıktıklarını her gün yaşadığımız olaylarla görüyoruz.

Ülkemizin her köşesinde ağaç kesilmesine, doğanın şu ya da bu biçimde tahrip edilmesine en fazla onlar karşı çıkıyor.

Hem de genç ihtiyar demeden.

Kimi ormanı talan eden iş makinesinin önüne yatıyor, kimi kendisini uzaklaştırmak isteyen jandarmanın karşısında bir baraj gibi dimdik duruyor.

Aslında bir trajedi oynanıyor…

Hem de akıllara durgunluk veren bir trajedi.

Ormanların sahibi kim?

Millet adına devlet.

Ormanları kim koruması lazım.

Millet adına devlet.

Bazılarına göre “Eski Türkiye” de, normal olan yapılıyordu.

Yani devlet ormanları koruyordu.

 “Yeni Türkiye”de bu tersine döndü.

 Ormanlarımızı, yeşilimizi, börtü böceğimizi devlete karşı, başta köylü kadınlarımız olmak üzere millet koruyor.

Ankara’daki yetkili ama ne yaptığını bilmez bürokrat kesimi, orman mı, taş toprak mı, ova mı, çöl mü bilmeden, oturduğu yerden isteyene maden ruhsatlarını yağdırıyor.

Bu bir “benim memurum işini bilir” durumumu mu bilmiyorum. Ama bir gerçek var ki en üst düzey sorumluları, bu” işini bilenlere” yol veriyor.

Örneklerini yakında öğrendik; içimizi yakan son yangınlarda, Türkiye’nin gözbebeği ormanlarımıza çok miktarda maden ruhsatı verildiği ortaya çıktı.

YIRCA KADINLARININ ZAFERİ

Köylü kadınların doğaya nasıl sahip çıktıklarının ilk örneğini Soma’nın Yırca Köyü’nde yakından gördük.

İşbilir müteahhitler bir gecede her biri yüz yıllık 6 bin zeytin ağacını bir gecede yok etti.

Ağaçların ağladığını yakındaki evlerinde duyan Yırca kadınları, önce makinelerin önüne yattılar.

Sonra kendilerine engel olmaya çalışan jandarmanın karşısına dikildiler.

Geçim kaynakları zeytinlikler güçlüler tarafından yasayı dolanarak ellerinden alınmıştı.

Devletin temsilcisi kaymakamına, valiye ulaşmak için büyük mücadele verdiler.

Direnişleri gözyaşları içinde günlerce sürdü.

 Ve sonunda topraklarını, ağaçlarını rant peşinde koşanların elinden kurtardılar.

Onları her biri kahramandır.

Türkiye’mizde ağacına, yeşiline, hayvanına sahip çıkmanın öncüsü oldular.

Şimdi bu savaşın parlak örneklerini, yurdun yeşil her köşesinde görüyoruz.

Bu mücadeleyi köylü kadınları başlattı. İnanıyorum, Türkiyemizde köyde kentte yaşayan her kadın zafere ulaştıracaklar.

ÖLÜLER NASIL MI KORUR?

Ağacı, yeşili koruyan ikinci grup ölülerimizdir. Yeşil İzmit’te ve her köyde - kasabada ağaçları kesilmeyen, talan edilmeyen tek alanlar mezarlıklarımızdır.

Uzun uykularını daha rahat ve huzur içinde uyumaları içinsürdürülen güzel geleneğimizin sonucudur bu durum.

O nedenle ölülerimize çok borçluyuz!

Askeri bölgeler de alanlarındaki ağaçları korur derseniz, Yeni Türkiye’de bu alanlar da onların ellerinden alınıp ranta teslim ediliyor.

Ne de olsa “emir kulu” onlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Filiz - Mesaj Gönder

# Kadın

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?