Kocaeli’deki “riskli bölgeler” toplumla paylaşılmalı

Bugünlerde “bela” peşimizi bırakmıyor.

Biri bitiyor, diğeri başlıyor.

Soluk aldırmıyor.

Deprem…

Orman yangını…

Sel…

“Göç” de bir bela.

Hem de ne bela!

Suriyelileri nasıl geri göndereceğiz diye düşünürken, bir de başımıza Afganistan göçü çıktı.

Türkiye, artık “açık ülke”.

Deyim yerindeyse, tam “yolgeçen hanı”.

İsteyen elini kolunu sallaya sallaya ülkemize giriş yapabiliyor.

İşin acı tarafı; ülkemizdeki sığınmacı, mülteci ve göçmen sayısını kimse net olarak bilmiyor, bilemiyor.

Tahmini rakam, 8-9 milyon.

Nüfusumuza oranlayın, aramızdaki her 10 kişiden biri, sığınmacı veya mülteci.

Kaçak olarak aramızda bulunuyor.

Bunlar, “soframızdaki ekmeğe” ortak oluyor.

Devlet, bizden topladığı vergilerle onlara da bakıyor.

Hatta devletimiz, sığınmacı ve mültecilere daha bonkör davranıyor.

Kendi vatandaşlarından esirgiyor, onlara veriyor.

Bize paralı olan bazı hizmetler, onlara parasız.

Bir işverenin, Suriyeli veya Afganlı birini “sigortasız” çalıştırmasına ses çıkarılmıyor, ama sen bir Türk’ü sigortasız çalıştırmaya kalk, hemen tependeler.

Bazı iktidar yöneticilerinin “Suriyeliler olmazsa Türk sanayisi çöker” demesi bundan.

İktidar da biliyor sığınmacıların “sigortasız” ve “düşük ücretle” çalıştırıldığını.

Biz böyle bir ülkeyiz.

Şimdi gelelim esas konumuza

Kentimizde yaşanması muhtemel afetlerle ilgili mutlaka bir rapor hazırlanmıştır.

Depremle ilgili en riskli noktalar…

Orman yangınlarıyla ilgili en riskli bölgeler…

Sel baskını konusunda en riskli yerleşim yerleri…

Sığınmacı ve mülteci konusunda en hassas beldeler…

Bu raporlar hazırlanmıştır ve kenti yönetenlerin önündedir.

Ben diyorum ki, kenti yönetenler bu raporu mutlaka kamuoyuyla paylaşmalı.

Vatandaş da taşıdığı riski bilsin, önlemini alsın.

Eğer bu yapılmazsa, riskli bölgeler risk taşıyanlara bildirilmezse, ileride meydana gelecek bir felaketin vebali kenti yönetenlerin olur.

Kentimizde sel felaketi yaşayan Kastamonu’nun Bozkurt ilçesi konumunda kaç yerleşim yeri var, biliyor muyuz?

Bir zamanlar hatırlıyorum, “dere ıslahı” yapıyoruz diye derelerin üstü kapatılırdı.

Üstü kapatılan o dereler hâlâ öyle duruyor mu?

Artık düne göre “öngörülebilir yağış miktarları” da değişti.

Yağmurlar; azar azar değil, “toptan” yağıyor.

Dünyanın değişen iklim koşulları nedeniyle, bundan böyle de “baskın yağmurların” devam etmesi bekleniyor.

Bir gün o bölgede, bir gün bu bölgede…

Sel felaketinin ne zaman nereyi vuracağı belli değil.

Bu nedenle kentimizdeki sel felaketi konusunda riskli bölgeler bir an önce açıklanmalı ve buralarda gerekli önlemler alınmalı.

Kapalıysa, derelerin üstü mü açılacak…

Dere yatakları mı temizlenecek…

Varsa, dere yatağındaki evler tahliye mi edilecek…

Ne yapılacaksa, bir an önce yapılmalı, zaman kaybedilmemeli.

Çünkü felaketin ne zaman geleceği belli olmaz.

Geldiğinde, önlem almak için geç kalınmış olabilir.

Bizden uyarması…

İki yeni bakanlık

İyi Parti Milli Güvenlik Politikaları Başkanı Nuri Okutan, geçenlerde düzenlediği basın toplantısında dedi ki:

“Eğer bugün itibariyle Türkiye’yi yönetiyor olsaydık acilen iki yeni bakanlık kurar ve devreye sokardık. Kriz Yönetimi Bakanlığı ve Göç Bakanlığı…”

Bu öneri son derece yerinde.

Türkiye’de ne “kriz” bitiyor, ne “göç”ün sonu geliyor.

Ve bu iki sorun bugün kaosa dönüşüp ülkemizi teslim almış durumda.

Hemen gereken yapılmalı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Aslan Boğan Kedi - "Söyleyenden dinleyen arif gerek" Atasözü

"Ben diyorum ki, kenti yönetenler bu raporu mutlaka kamuoyuyla paylaşmalı."

" Yani Kocaeli'mizde yangın için riskli, Sığınmacılar için hassas bölgeler kamuoyu ile paylaşılmalı imiş."

Ben de rapor sunulan idarecilereden istiyorum ki; "Yangın" için riskli bölgelerin koordinatlarını 'Ateşin çocukları'na, sığınmacılar için hassas bölgelerin koordinatlarını 'lumpen proleterya'ya adrese teslim verilmeli. Zahmete girmesinler.

Başta söyledik. !öyleyenden dinleyen arif gerek'

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Ağustos 16:15
02

Çarşı - Olan aslında çok basit.

Ülke 20 yıllık kötü yönetimi kusuyor. Bu kadar dayanabildi.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 17 Ağustos 08:38
01

Alp 41 - İşin komiği bu ülkeye girmek kolay çıkmak zor adamları içeri alıyorlar ama adamlar AB ye gitmek istiyor hop dur diyoruz .sınırdan geri getiriyoruz hani bunlar kardeşinizdi kardeşin AB ye gitmek istiyor sen engel oluyorsun bu nasıl kardeşlik.Yeter artık mehmetçik AB nin bekçi köpeği değildir bırakın gitsinler.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 16 Ağustos 20:58


Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?