Yine sahada 41 olmayacak… Ayakta alkışlıyorum…

Onu bunu bilmem…

Yobazlık mı dersiniz, geri kafalılık mı ?..

Ben hala sporda, paranın konuşulmadığı yıllarda kaldım…

Prim isteyenin dövüldüğü, dışlandığı, ötekileştirildiği yıllardı…

Eduardo Galeano gibi…

Geçmişe özlem doluyum…

Bunun için de Pele’de kaldım, Maradona’nın da ötesine geçemedim…

Che’nin ve Deniz Gezmiş’in yıllarında aldığım gibi…

Popülistliği sevmem…

Sembollerle işim olmaz…

Cem Yılmaz gibi ‘Folklorik olarak saygım var ama sana tapamam Totem’ misali…

Ama, kentin plakasını taşıyan forma numarası giydirilmesini önemserim…

41…

Kocaeli’nin TC plaka numarası…

Per ieled olduğu malum…

O kentin çocuğu veya o kentin çocuğu gibi sayılan birisi, sırtına 41’i giyer, giydirilir, kenti ve tribünleri temsil eder…

Biz 41 verilsin diye beklerken, mesut’un başka takıma gönderilmesi şokunu yaşarken, 11 yıl sonraki ilk 1.Lig maçında, 41 numaralı kimseyi sahada göremedik…

Mesut gitti…

Orada bir Yiğitali Bayrak var…

O da seçilmedi…

Annesi Kandıralı olan Taha Batuhan Yayıkçı’ya 41 teslim edildi…

Ama kadroya alınmadı…

41’i kim giyerse giysin, saygımız var elbette…

Bunda bir problem yok…

Bizim için o kişi değil, sırtındaki forma önemlidir…

O kadar kargaşa içerisinde, 41 unutuldu gitti ve Ankaragücü maçında da olmayacak…

Bunun bile düşünülmediği ortamda, kargaşanın ne boyutta olduğunu anlamak zor olmasa gerek…

Bence basın ile uğraşılacağına, bu küçük ama önemli ayrıntılara dikkat edilmeli…

Sinek de küçük ama, mide bulandırıyor…

Herkesin midesi fena halde bulanıyor…

Çünkü kulübümüz ileriki haftalarda farklı şeylere ‘GEBE’ olacak…

Doğacak garabeti de merakla bekliyoruz…

Mustafa Reşit Akçay’ı lütfen konuşturmayın

Adam zor nefes alıyor…

Bunu biz biliyoruz ama, bütün Türkiye’nin de bilmesine gerek var mı ?..

Lütfen bu saçmalığa son verin !..

Yazık adama…

Yazık bize…

Kurallar böyle istiyor tamam biliyoruz ama, şartlar da ortada…

İlle de onun maçtan sonra konuşması gerekmiyor ki…

Durumu malum…

Yayıncı kuruluşu uyarırsınız, olur biter…

Lütfen zorlamayın adamcağızı…

O konuşurken biz her an bir şey olacakmış tedirginliği yaşıyoruz…

Zaten, onun da konuşmaya çok meraklı olduğuna inanmıyorum…

Lütfen Ankaragücü maçından sonra mikrofon ona uzatılmasın…

Koyun delikanlı ama, o da bir yere kadar !..

Kocaelispor Başkanı Engin Koyun, delikanlıca bir tutum sergiledi, Mustafa Reşit Akçay’a sahip çıktı…

Hatta Azerbaycan milli maçından dönerken bana öyle sözlerle saldırdı ki, bu sözler benimle mezara gider ama, onun hocayı savunması gerçekten çok hoşuma gitti…

Engin Koyun, kimseye danışmaya ihtiyaç duymayacak kadar akıllı ve disiplinli bir adam görüntüsü veriyor…

Ama bu takımın ve onun aldığı ilk sonuç, ona da yakışmadı…

Böyle devam ederse, artık en büyük delikanlılık, kulübü kurtarmak olacaktır…

Ya da !..

Korcan bizi yakacak kapasitede, İsmet kaleye…

Korcan Çelikay, tamam belki iyi kaleci…

Kariyeri ortada zaten…

Buffon da iyi kaleci…

Yaşı ortada…

Ama o Buffon…

Bu Korcan…

Korcan’ın kariyeri o kadar yüksek değil elbette…

Kalecidir…

Gol yiyecektir…

Ama, bu üç gol ve özellikle son goldeki aciz durumu, bizi de üzdü…

Yedek kalmak, onun için de iyi olacaktır…

Zira bizim İsmet, bu maçta kalede olsaydı, inanın bana en azından 3.golü yemezdi…

Korcan’a da, ama öncelikle Kocaelispor’a yazık etmeyin…

Bu maçta da hata yapıp, bizi er an yakabilecek bir güvensizlik verdi…

Savunma hatalıydı elbette…

O da yaktı zaten…

Kaleci Korcan, literatürde savunma oyuncusu olarak geçmiyor mu ?..

Maç sonrasında tribünlere koşarak, ‘Gaz alma!’ deparlarını ve performansını, sahada da görmek istiyoruz…

Dominocu dedemin altın futbol kuralı: Atanın tutanın iyi olacak: Bu takımda ikisi de yok…

Futbolda bir sokak jargonu vardır:

Atanın ile tutanın iyi olacak…

Kocaelispor bu yönde gerçekten de yıllardır iyi seçimler yaptı…

Yakın zamanda Can Emre Yücel, Ercüment, Bayram Olgun…

Gerçekten birer efsane olmuşlardı…

İlk ikisini karakter olarak da bağrımıza bastık…

Birincisi zaten kentimizin çocuğu, Çenesuyulu’dur…

Çenesuyulu Kadir Öge gibi…

Bunlar tutanlar…

Ya atanlar…

Taner Gülleri, Serdar Topraktepe, Sinan Pektemek, birer efsane oldular…

Benhur…

Son efsanemiz…

Hem de o kadar sakatlığına rağmen…

Adam atom karınca gibi…

Çocuğu Hekimoğlu maçında linç etmeye bile kalktılar…

Halbuki 1.Lig kapısını açtı, hatta turu o getirdi…

Ben ondan çok çok ümitliyim…

Bir de sakarlığını (aslında aceleciliği) düzeltirse, Süper Lig’de bile vazgeçilmez adam olur…

Seviyoruz bu çocuğu…

Acilen bu yöndeki hamleler yapılmalı…

Yarın Ankara’da bambaşka bir takım sahaya çıkmalı…

Sayın Vali, lütfen ya denetleyin, ya da görevden alın !..

Sayın Vali Yavuz…

Kocaelispor’a yakınlığınızı biliyorum…

Sevginizi de…

Kentin Kocaelispor’a olan sevgisini de anlamışsınızdır artık…

Bunun için lütfen, en kısa zamanda, “istifa edemeyen!” Gençlik ve Spor İl Müdürünüz İbrahim Aktürk beyi görevden alınız…

Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz ile görüşüp, gerekeni yapınız…

Durum ortada…

Artık bu kentin kaybedecek bir dakikası bile kalmadı…

Kocaeli, pazartesi geceki o zemin rezaletini, stat rezaletini yaşamayı hak etmedi, ama yaşattılar…

Bari tepkiyi ve öfkeyi böyle dindirin…

33 bin kişilik staddaki o görüntülü sizi rahatsız etmediyse…

Zaten söyleyecek bir şeyim yoktur…

Valilikte bizzat çalıştım, bilirim…

Gençlik ve Spor müdürlüğü, aynı gazetelerin arka sayfası gibi, valiliklerde de arka bahçedir ve çok şey döner…

Ben olaya hâkimim…

Sıra sizde…

Bir denetleyin bakalım, neler çıkacak karşınıza…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder



Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?