Afganistan’ın “cahillik ve yoksullukla” yönetimi ve Türkiye’yi bekleyen tehlike

Egemen güçler, yüzyıllardır toplumları kolay yönetmenin yolunu bulmuşlar.

İnsanları “cahil” ve “yoksul” bırakıp kendilerine esir ediyorlar, istedikleri gibi yönetiyorlar.

Çünkü cahil ve yoksul insan, “birey” değildir.

Neyin ne olduğunu bilmez.

Neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlamaz.

Çevresinde ve ülkesinde hangi dolapların döndüğünün farkına varmaz.

Kafasını kiraya vermiştir, söylenen her şeye inanır.

Kendisine verilenle yetinir.

Egemen güçler, toplumları cahil ve yoksul bırakırken genellikle “dini” kullanırlar.

İnsanları “din” ile aldatırlar.

Din, böyle diyor.

Din, şöyle diyor.

Oysa din, insanları haksızlıklara karşı korumak için vardır.

İnsanların mutluluğu, huzuru için vardır.

İnsanları “uyanık tutmak” için vardır.

Ancak egemen güçler, “din”i, özellikle İslam’ı yüzyıllar boyunca “insanları uyuşturma aracı” olarak kullandılar ve kullanmaya devam ediyorlar.

İslam’ın reforma ihtiyacı var mı?

Her ne kadar Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu gibi “toplumu uyutmakla görevli” kişiler, “İslam’ın reforma ihtiyacı yok” tezini savunmaya devam etseler de, yaşanan olaylar İslam’ın da reforma ihtiyacı olduğunu ortaya koyuyor.

Hristiyanlıkta reform, 16.Yüzyıl’dan başlayarak tüm Avrupa’yı etkilemiş ve ülkelerin değişim ve dönüşümünün yolunu açmıştır.

Bizde ise İslam ülkeleri, “çağ gerisinde” yaşamaya devam ediyor.

Dünyada sömürülen ülkeler, İslam ülkeleri…

Dünyada kardeşin kardeşi öldürdüğü ülkeler, İslam ülkeleri…

Dünyada en geri kalmış ülkeler, İslam ülkeleri…

Dünyanın en cahil ülkeleri, İslam ülkeleri…

Dünyanın en yoksul ülkeleri, İslam ülkeleri…

Dünyada emperyalist ülkelerin emrinden çıkmayan ülkeler, İslam ülkeleri…

Dünyada 57 İslam ülkesi var, hepsinin ekonomisini toplayın, bir Almanya ekonomisi etmiyor.

Çalışmak yok, üretmek yok, bilim yok.

Derin bir konu, ancak Afganistan konusunu işlerken sorunun temelinde neler yattığına kısaca değinmek istedim.

Afganistan ile ilgili bazı veriler

Sorunu daha iyi anlatabilmek için Afganistan ile ilgili bazı verileri sizinle paylaşmak istiyorum.

*Nüfusu, 40 milyon.

*Ortalama okur- yazar oranı, yüzde 30. Kadınların yüzde 84’ü okuma yazma bilmiyor.

*Nüfusun yüzde 80’i kırsalda yaşıyor.

* Kadın başına çocuk sayısı, 6.9. Dünyada doğum oranının en yüksek olduğu 10 ülke arasında.

*Taliban’ın ilk iktidar döneminde, yani 1996-2001 yılları arasında okula giden hiç kız öğrenci yoktu. Sadece 1 milyon erkek öğrenci okula gidiyordu.

*İnternete erişim, yüzde 5.5.

*İşsizlik, yüzde 45.

*Ortalama yaş, 56.

*Temiz suya erişim, yüzde 38.

*Dünyanın en az enerji tüketen ülkesi. Nüfusun sadece yüzde 28’i enerji hizmetlerinden yararlanıyor. Yani Afganistan’ın hemen hemen dörtte üçünde elektrik yok.

*5 yaşına kadar her 1000 çocuktan 257’si ölüyor.

*Her yıl 3 bin kadın intihar ediyor.

*Ekonomik durumu çok kötü. 2018’de GSYH (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) 19. 3 milyar dolardı. Yine 2018 yılı ithalatı 7.4 milyar dolar, ihracatı ise sadece 884.5 milyon dolar.

*Kişi başına milli gelir, 160 dolar.

Böylesine cahil ve yoksul bırakılmış bir ülkede Taliban elbette iktidar olur

İşte tam da bunu söylemek istiyorum.

Afganistan uzun yıllar cahil ve yoksul bırakıldı, “radikal İslam”ın iktidar olması için uygun iklim yaratıldı, sonunda Taliban ikinci kez iktidarı ele geçirdi.

Ve gördüğünüz gibi, dünya, “İslamcı terör örgütü” olarak kabul ettikleri Taliban’ın Afganistan’da yönetimi ele geçirmesi karşısında tepkisiz.

Hatta bazı ülkeler, gelişmelere olumlu yaklaşıyor, Taliban iktidarını tanıma konusunda sinyaller veriyor.

Demokrasiymiş…

Evrensel insan haklarıymış…

Bunların hepsi hikâye!

Dünya, Taliban terör örgütünü, Pakistan’da resmen meşrulaştırma yolunda adımlar atıyor.

Göreceksiniz, bu da diğer İslamcı terör örgütlerine “motivasyon” olacak.

Ülkemizi bekleyen tehlike ne?

Tabii rakamlar ortada, Afganistan ile Türkiye’yi karşılaştırmak mümkün değil.

Türkiye, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 100 yıl önce başlattığı “çağdaş uygarlık” hedefinde büyük yol aldı.

Ancak “karşı devrimciler”, 1950’den beri Türkiye’yi çıktığı yoldan geri çevirmek için büyük gayret içindeler.

Bu çaba, son 20 yılda AKP iktidarıyla zirve yaptı.

Ülkemizde “cahillik” ve “yoksulluk” giderek artıyor.

Amaçları, cahillik ve yoksulluğu kullanarak Türkiye’yi tam teslim almak ve çağ gerisine götürmek.

Ülkemizdeki gerici güçlerin bu hedefini görmemek için kör olmak lazım.

Uyanık olalım, bu tuzağa düşmeyelim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Görünen Köy - Sayın yazar ; Şu köşe yazılarınızı kitap haline getirip orta öğretimde TEMEL DERS KİTABI diye öğrencilere okutmak lazım Lakin 4-6 yaşında daha çocukluğunu yaşamadan cocuğun kafası yıkanıyor.Belli bir kalıba sokuluyor.bu çocuktan ne beklersiniz örnek çok ! Afganistan a gitmeye gerek yok.

Yanıtla . 9Beğen . 2Beğenme 24 Ağustos 21:21


Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?