Konfüçyüs’ten…  

Konfüçyüs, hükümdarın isteği üzerine kenti bir süreliğine yönetmeyi kabul etmiş. Ama 7 gün hiçbir şey yapmadan kenti ve halkı izlemiş. 

7.günün sonunda ise, kentin en güçlü  hatırlı adamlarından ve yüksek düzeyde bir memur olan Sao-Ceng’i idam ettirmiş ve ceset 3 gün 3 gece asılı olarak kalmış. 

Bu durum, Konfüçyüs’ün öğrencilerinin canını çok sıkmış. Yüzlerce öğrenci toplanıp Konfüçyüs’ün makamına çıkmışlar ve hesap sormuşlar. 

“Hocam 7 gün 7 gece hiçbir şey yapmadan öylece oturdunuz sonra da bu kentin en hatırlı ve en güçlü adamını ipe çektiniz. Bu adam ne arsız, ne hırsız ne de hayduttu. Böyle bir adam niçin öldürülür anlayamadık” demişler. 

“Bakın size bu adamı neden öldürttüğümü açıklayacağım. Sakin sakin oturup beni dinleyeceksiniz” demiş.

** 

Konfüçyüs, dünyada 5 ağır suç vardır. Haydutluk, hırsızlık bu beş ağır suçtan sonra gelir. 

Birincisi uyumsuz ve asi birinin sahte gözü pekliğidir. 

İkincisi aşağılık bir hayat tarzıyla birlikte inatçılıktır. 

Üçüncüsü çenesinin kuvvetli olmasıyla birlikte yalancılıktır. 

Dördüncüsü herkesin ayıbını, kusurunu aklının ve elinin altında tutmakla birlikte herkesle dost geçinmektir. 

Beşincisi ve en önemlisi, hak ve adalet duygusu olmadığı halde, yaptığı haksızlıkları süslü ve parlak gerekçeler arkasına gizlemektir. 

**

İşte benim 3 gün önce astırdığım Sao-Ceng’de bunların beşi birden vardı. 

Nereye gitse, büyük taraftarlar topluyor, hizipler yaratabiliyordu. 

Aldatıcı fikirlerini parlak konuşmaların arkasına saklıyor, zulmü ile adaleti tersine çevirebiliyordu. 

 Aşağılık düşünceler bu kadar ağırlıkta  olunca, ortaya çok güçlü kötülükler çıkar. 

Bu adam da çok güçlü kötülerin  mimarıydı. 

Ben de her gün  halkının başına “ne gelecek” diye tasalanmak yerine bu adamı idam etmeyi tercih ettim”  

**

Ünlü filozof Konfüçyüs’e sormuşlar:  

“Ey yüce bilge; bir iktidar her istediğini yapabilir mi?” 

            “Dağdan inan su, önüne gelen her şeyi siler süpürür, karşısına daha güçlü bir bent çıkıncaya dek. Su iktidar, bent muhalefettir”  

“Ey yüce bilge, bir iktidarın her şeyi silip süpürmesini hangi muhalefetin bendi önleyebilir?” 

            “Sudan güçlü olduğuna inanan çelik yüreklerin muhalefeti” 

“Ya yeterince örgütlenmemiş, mesleği de olmayan işsiz garibanın muhalefeti” 

            “Dağdan inan seller, toplumsal dengesiz bir yapılanmanın tozunu da, samanını da önüne katar ve onların muhalefetini siler süpürür!” 

“Ey yüce Konfüçyüs, bir gariban kişi paçasını kurtarmak için neyi tutmalı; dağdan inen selleri mi, sürüklenip giden çöp yığınlarını mı?” 

            “Okkanın altına gitmek istemiyorsa ağzındaki dilini, semirmek ve yükselmek istiyorsa iktidarın belini, kahrolmak istiyorsa kadının güzelini, harcanmak istiyorsa bir ‘angut’un elini tutmalı efendim” 

 

   O zamanda bunları söylemiş. Bu zamana  baktığımızda görülüyor ki, çok fazla bir değişiklik olmamış !... 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Raif Kandemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?