Bir ülke halkının başına gelebilecek en büyük felaket, narsis lider

Bugün köşeme Doç. Dr. Ayşe Atalay’ı konuk ediyorum.

Geçenlerde Cumhuriyet’te yayınlanan “Narsis liderler ve kitleler” yazısı düne, bugüne ve yarına ışık tutacak özellikte.

Beğenerek okuyacağınızı ve halen bazı ülkelerin başında bulunan liderleri buna göre daha iyi değerlendireceğinizi umuyorum.

“Narsisizm, kısaca özseverlik demektir. Her insan bir parça özsever duygular besleyebilir. İnsanların bir bölümü kendisiyle övünmek, başkaları tarafından ilgi görmek, beğenilmek arzusu güder. Ancak bu durum abartılmış bir benlik haline dönüştüğünde hastalıklı bir durum söz konusu demektir. Özsever bir kişinin hayranlık duyduğu yegâne figür kendisidir. Bu bakımdan benmerkezcidir ve onun için başkalarının hiçbir önemi, değeri yoktur. Empati duygularından yoksundur. Sanki yeryüzündeki her şey kendisi için vardır ve kendisinin hizmetinde olmalıdır. Başkaları ya da diğerleri onun için bir araçtan farksızdır. Başkalarının düşünce ve eylemleri kendi amacına uyduğu sürece zararsızdır. Aksi halde dayanılmazdır. Önlerine engel çıkarıldığı zaman da kendilerine hâkim olamaz ve hatta giderek saldırgan tutumlar sergiler. Çevresindeki insanları hafife alır, onlara tepeden bakar. Prestije, genelde güç kullanarak erişmek ister. Daima önde olmak, yönetmek ihtiyacı hisseder. Bu durum ise kendilerini çevreleyen sosyal ve doğal çevre için çoğu kez tehlikeli bir hal alır.

YANLIŞ TERCİHİN BEDELİ

Bir ülke halkının başına gelebilecek en büyük felaketlerden biri de narsis kişilik bozukluğu gösteren bir liderin peşinden gitmektir. Bu konuda en ünlü örnek Hitler’dir. Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Alman halkının ezikliğini ırkçı, şoven ve yayılmacı bir politika izleyerek manipüle etmiş ve sonunda dünya barışını tehdit eder bir boyuta ulaştırmıştır. Bu bakımdan narsis kişilik özelliği taşıyan politik liderler ülkelerinin ekonomik ve siyasal gücü ölçüsünde hem iç barış hem de dünya barışı açısından son derece sakıncalı siyasa güdebilirler. Bundan ötürü günümüzde demokrasilerin kalıcılığı ve sağlıklı bir biçimde işlemesinde liderin kişilik özellikleri de diğer pek çok etmenin yanında önemli bir rol oynar. 

Özsever liderler taşıdıkları üstünlük duygusunun sürekli başkaları tarafından da onaylanması gereksinimi duyarlar. Bu durumda en ufak bir eleştiriyi, bir direnişi asla nesnel düşünce yoluyla değerlendirmezler. Giderek rakiplerini, kendisini eleştirenleri amaca giden her araç geçerlidir diyerek etik olmayan yollarla etkisizleştirmeye çalışırlar. Bu da onları demokrasiden, çoğulculuktan uzaklaştırarak zaman içinde bir tirana dönüştürebilir. Ayrıca çevresinde yer alanları da ikiyüzlü, kişiliksiz davranışlar göstermeye, evet efendimci tutum takınmaya zorladıklarından zamanla yönetimde aksaklıklar baş gösterebilir. Toplum da tepeden tırnağa ikiyüzlülüğün ve amaca giden her yol geçerlidir görüşünün pençesine düşerek ahlaki açıdan erozyona uğrar. Bunun sonucu ise toplumsal ve yönetsel çöküştür.

DÜŞMAN YARATMA POLİTİKASI

Burada asıl vurgulamak istediğimiz nokta narsis siyasal figürlerin peşinden giden kitlelerdir. Narsis politik liderler çoğu kez dünyayı siyah-beyaz gördüklerinden toplumda biz ve onlar şeklinde ya iç düşman ya da dış düşman yaratarak halkı kendi biricik liderliği altında toplamak ister. Bu iç düşmanlar azınlıklar, marjinal gruplar ve toplumun dezavantajlı kesimleri olan kadınlar, yaşlılar gibi gruplar olabilir. İktidarını sürdürmek de tek amacı olduğundan toplumun bölünmesinden, karşıt kamplara ayrılmasından yarar sağlar. Azgelişmiş, eğitim ve siyasal bilinç düzeyi yetersiz, nesnel ve bilimsel düşünceye uzak toplumlarda narsis liderler sadece toplumsal barış ve demokrasi için bir tehdit unsuru olmakla kalmaz ülkenin birliği ve bütünlüğü için de sakınca oluştururlar. 

KAÇINILMAZ SONUÇ

Tarih narsis liderlerin iflah olmaz patolojik kişilik özelliklerinden ötürü acı çekmiş, yıkımlara, savaşlara, kardeş kavgasına sürüklenmiş toplumlar ve insan gruplarının çektikleri eziyetlerin örnekleriyle doludur. Hele mantığından çok anlık içtepileriyle hareket eden kitlelerin çoğunlukta olduğu toplumlarda narsis liderlerin bir özelliği de toplumun kolektif bilinçaltına ustalıkla hitap ederek, kolaylıkla manipüle edebilmesidir. 

Körlerin çoğunlukta olduğu toplumlarda şaşıların kral olması da bu durumda yadırgatıcı değildir.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?