Siz hayatınızda böyle bir soygun gördünüz mü?

Memleketimiz neden fakir?

Bütçemiz neden sürekli açık veriyor?

Neden dış borca boğulmuş durumdayız?

Neden iki yakamız bir araya gelmiyor?

Neden, neden?

Nedenlerin sayısı çok, ama en büyük neden “kara delikler”…

O delikler bir türlü kapatılamıyor.

Kapatmak için en ufak gayret de yok.

Bırakın kapatmayı, her fırsatta yeni delikler de açılıyor.

Sayısı gittikçe artıyor.

“Para yutan canavar” bunlar.

Ülkemizi yiyip bitiriyor.

Çok yazdık, yeri geldi bir kez daha yazıyorum.

“Zafer Havalimanı” soygunu

Ben ömrü hayatımda böyle bir soygun, ülkemize atılan böyle bir kazık görmedim.

Her sözü edildiğinde içim cızzz ediyor.

“Vah benim sahipsiz ülkem, vah” diye hayıflanıyorum.

Çalışmıyoruz, üretmiyoruz, aldığımız borçları da böylesine “akıl dışı” yatırımlarla çarçur ediyoruz.

“Yandaş cebi” dolduruyoruz…

İhaleyi alan, inşaatı yapan ve 2044 yılına kadar da havalimanını işletecek firmaya kızmıyorum.

Esas, “veren güce” bakın siz.

Böyle bir yatırıma kim karar verdi?

Şartnameyi kim hazırladı?

Kim ihale etti?

Suçlu kimse, bu üç sorunun cevabında.

Şu “akıl dışı” yatırıma bakar mısınız?

Önce Zafer Havalimanı ile ilgili kısa bilgiler vereyim:

*2011 yılında 4 şehre ulaşım hizmeti götürmek için yapıldı. Kütahya’ya 43, Afyon’a 60, Uşak’a 101, Eskişehir’e 118 kilometre uzaklıkta.

*IC İÇTAŞ İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından “yap-işlet-devret” modeliyle inşa edildi, 2044 yılına kadar yine aynı firma tarafından işletilecek.

*22 Nisan 2011’de başlanan proje, 25 Kasım 2012’de hizmete girdi.

*370 hektar üzerine inşa edildi. 27 bin metrekare kapalı alana sahip. Terminal binası 17 bin 600 metrekare. VIP ve CIP salonları mevcut. *Apronu 240 x 150 metre boyunda ve 5 uçak kapasiteli.

*Uluslararası yolcular için 8 gümrük giriş/çıkış kontrol noktası bulunur.

*Pisti 3 bin metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğinde.

*Projenin maliyeti, 50 milyon Euro.

*Projeye İtalyan UniCredit Bank 18 yıl vadeli 49 milyon Euro kredi sağladı. Kredinin kefili, devlet hazinesi.

*Havalimanına 2044 yılına kadar “yolcu garantisi” verildi.

“Yolcu garantisi” ne oranda gerçekleşti?

Açıldığı 2012’den beri yıl yıl ne kadar “yolcu garantisi” verildiği, bunun ne kadarı gerçekleştiği rakamlarla var.

Hepsini tek tek yazıp sizi rakamlara boğmak istemiyorum, sadece 2020 yılını ve bu yılın ilk 7 ayını vereceğim.

2020’de; iç hatlarda 752 bin 560, dış hatlarda ise 526 bin 792 kişilik “yolcu garantisi” öngörülmüş.

Yani toplam 1 milyon 279 bin 352 yolcu.

Geçen yıl havalimanını kullanan toplam yolcu sayısı kaç dersiniz?

Sadece 16 bin 645…

1 milyon 279 bin 352 yolcu nerede?

16 bin 645 yolcu nerede?

Yolcu garantisinde hata payı, yüzde 99.

Peki, bu yılın ilk 7 ayında ne olmuş?

2021 yılı için 775 bin 137’si iç hat, 542 bin 596’sı dış hat olmak üzere toplam 1 milyon 317 bin 733 kişi “yolcu garantisi” verilmiş, ancak toplam yolcu sayısı 7 ayda sadece 2 bin 937’de kalmış.

Böyle giderse, bu yıl da “yolcu garantisinde hata payı” yüzde 99 olacak.

Siz hayatınızda böyle bir rezalet gördünüz mü?

Bir projede hata payı yüzde 3 olur, yüzde 5 olur, haydi 10 olsun.

Yüzde 99 hata payı varsa, “bu işin içinde başka iş” var demektir.

“Pandeminin etkisi olamaz mı?” diyeceksiniz.

Olamaz, çünkü pandemi önceki yılların “hata payı ortalaması” da yüzde 96.

Pandemi, hata payını sadece yüzde 3 artırmış.

O havalimanı şimdi satılık

Şimdi gelelim günümüze.

Dün SÖZCÜ’nün manşeti “Sahibinden devren satılık havalimanı” idi.

Evet, yolcu gelse de gelmese de tıkır tıkır para basan Zafer Havalimanı, işletme sahibi firma tarafından satışa çıkarılmıştı.

Havalimanı 50 milyon Euro’ya mal olmuş, firma gelmeyen yolcu için devletten 9 yılda 46 milyon Euro almış.

Hemen hemen harcadığı parayı devletten çıkarmış.

2044 yılına kadar olan, geri kalan 23 yıllık “işletme hakkını” satışa çıkarıyor.

Bu satış da “yolcu garantili” satış.

Satın alan, 23 yıl boyunca yan gelip yatsa da, devletten tıkır tıkır parasını alacak.

Evet, şimdi tekrar soruyorum, siz bugüne kadar böyle bir soygun, devlete atılan böyle bir kazık gördünüz mü?

Ve o görüşümü bir kez daha yineliyorum.

İşletici firmanın, yani ihaleyi alanın, bunda hiçbir “günahı” yok.

Günahkâr ve suçlu, adına ne derseniz deyin, ihaleyi veren devlet yetkilileri.

Göz göre göre soyuluyoruz.

Türkiye Türkiye olalı, böyle bir soyguna tanıklık etmedi!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?