Atatürk’ün Doğum Yılı: 2021

Afganistan’da iki haftadır yaşananları gördükçe insanın, Atatürk’ün hayal ettiklerine ve imkanlar doğrultusunda hayata geçirebildiklerine bakınca gözlerinin dolup derin bir minnet duymaması için herhalde ya şeytan kadar kötü ya da bir hamam böceği civarında zekaya sahip olması lazım. Aslında 20 senedir Irak, Suriye, Libya gibi bizim de kamuoyu olarak yakından takip etmek zorunda kaldığımız coğrafyalarda yaşananlar üzerine çoktan fark edilmesi gereken bu durum; Afganistan’da yaşananlarla çok daha çıplak bir şekilde gözler önüne serildi.

Oysa 2001 yılından önce Taliban yine Afganistan’ı yönetiyordu, yine bu kadar cani ve gaddar bir terör örgütüydü. Devlet yönetimini ele geçirdiler diye bir terör organizasyonu olduklarını göz ardı edecek değiliz. Tıpkı İran’ın Devrim Muhafızları gibi, tıpkı Suriye’de bir dönem devletleşmiş IŞİD gibi, tıpkı PKK/YPG/PYD’nin kontrolü altına aldığı bölgelerde hakimiyet sağladığı gibi, hatta ve hatta tıpkı Kuzey Kore’deki diktatorya gibi.

Bu terör örgütleri bir şekilde zaman ve mekan denk gelip de bir coğrafyanın kontrolünü ellerine aldılar diye meşruiyet kazanamazlar. Bunlar ya ırkçı ya dinci tutuculuğun pençesine insanları düşüren; bir kerelik geldiğimiz şu dünyada güzel yaşamak isteyenlerin gırtlaklarına çökmüş yapılar olarak hiçbir şekilde temize çekilebilecek yapılar değildir.

2001 yılından önce internet ağları, mobil internet erişimi, sosyal ağlar yoktu ve insanlar dolaysız bir şekilde; arada medyaya ya da diğer haber verici kurum ve kuruluşlara muhtaç olmadan dünyanın farklı yerlerinde yaşananları göremiyorlardı. Bugün uçak kanadına tutunup ölüme düşenler, Taliban’ın sapıkları tarafından cariye olarak alıkonan kadınlar ve kız çocukları, hepsini canlı yayında izliyoruz.

Sivil Toplumun Önemi

Bugün ABD ve AB tıpkı 2000 öncesinde olduğu gibi Afganistan’daki Taliban rejimini tanımak ve onunla işbirliği yapmak için can atıyorlar. Yıllarca boşa sürmüş bir savaşın sona ermesi ve artık bölge dinamiklerine göre başa gelmiş bir yapıyla birlikte ülkenin zenginliklerini talan etmek için apartta bekliyorlar ancak sosyal ağlar aracılığıyla dünya kamuoyu yaşanan kepazelikleri görüp ayaklandığı için; eğitim seviyesi yüksek milletlerin olduğu ülkelerdeki demokratik rejimler mecburen frene basmak zorunda kalıyorlar.

Sivil toplum denilen kavramın gerçekten köklü bir şekilde bir toplumda yerleşebilmesi için ortalama eğitimin belirli bir seviyenin üzerinde olması; hatta o eğitim sürecinde hangi değerlerin verildiğinin analiz edilmesi gerekiyor. Rejimlerin adının demokrasi olup da uygulamada birkaç parti başkanı ve onları finanse eden iş insanlarının elinde oyuncak olmamış olması gerekiyor. Herhangi bir göreve seçilen kişinin doğrudan, aracısız bir şekilde kendisini seçenlerle karşı karşıya kalacağı bir sistem gerekiyor ve tabi hepsinin üstünde gerçek manada bir hukuk devleti ve uluslarüstü organizasyonlar gerekiyor. Yani çok şey gerekiyor. Demokrasi gemisi lafla yürümüyor.

Bir yanda kamuoyunun sahip çıktığı medeniyet değerleri çerçevesinde Taliban’la iş tutmaktan çekinen devletler varken öte yanda kadınları seks kölesi olarak gören, kafası attığında karşısındakini vurup öldüren medeniyetsiz yaratıklar var. Dünyanın bugün geldiği nokta ve gittiği istikamette çok ciddi bir ayrıma geliyoruz; aradaki makas öylesine açılıyor ki bir daha kapatmak imkansız hale gelmek üzere. Hem madden, hem manen. Üstelik bu ilkel kültürün içinde yetişmiş unsurlar milyonlar halinde ülkemize geliyorlar. Bu başka bir yazının konusu. Olaya bakışımı tek cümleyle özetlemeye çalışırsam; kadınları ve çocukları alın. Kalanları sınırdan sokmayın, zorla girmeye çalışanı da vurun. Bu kadar.

Atatürk’ün Değeri

Afganistan’da 20 senedir süren Amerikan destekli hükümet döneminde ülke genelinde olmasa da Kabil’de çok ciddi manada batılı bir hayat tarzı, bir medeniyet projesi yaşandı. Bilimle ve sanatla iç içe büyüyen kız çocukları doğdu, büyüdü, yetişti. Şimdi onlar eli silahlı, salyalarını akıtarak o kızların üçüne beşine birden tecavüz etmek isteyen adamların insafına kalmış durumdalar. Her ne kadar ABD’nin bu insanları yüz üstü bırakıp cehennem olup gitmesi, ABD’yle iş tutan dünyadaki herkese güzel bir mesaj olsa da bu süreçte o kız çocuklarının, iş güç sahibi olmuş kadınların hiçbir kabahati yok.

Beyaz Saray’da ABD Başkanı Joe Biden’a soru soran bir Afgan kadın gazetecinin “keşke bizi yönetenler Atatürk’ü daha çok dinleselerdi” sözleri her şeyi özetlemektedir.

Keza olayların ilk başladığı hafta yine bir Türk televizyonuna bağlanan bir başka Afgan kadın gazeteci de “bizim bir Atatürk’ümüz olmadığı için bugün ülkemiz bu halde” sözleri de kayda geçmiştir.

Üstelik aynı hafta Etiyopya Cumhurbaşkanının ülkemize yaptığı ziyarette bizzat Türkiye Cumhuriyet Devleti tarafından görevlendirilmiş bir tercüman tarafından sansürlenmiş olsa da “büyük reformist ve karizmatik lider Mustafa Kemal Atatürk” sözleri Asya’nın dinci terör eliyle yangın yerine döndüğü günlerde Afrika’dan da yükselmiştir. Not olarak belirtelim; bu tercüman memur değilmiş, dışarıdan temin edilmiş ve bir daha kendisine görev verilmeyecekmiş. Çok yumuşak bir tutum olmuş, bu kadına bu ülkede bir yudum su, bir lokma ekmek, bir nefeslik hava bile verilmemeli ve derhal vatandaşlığı iptal edilerek beğendiği türde bir dinci terör ülkesine gidip; bir teröristin kapatması olarak cariye hayatı yaşaması sevdasının önü açılmalıdır. Hayal ettiği yaşam bu değilse o zaman derhal klinik psikiyatrik tedaviye alınmalıdır. Bir kadın Atatürk’e bu denli düşmansa, cariye olmak istiyordur. Eğer cariye olmak istemiyor ve Atatürk’e de düşmanlık ediyorsa, kafası yerinde değildir. Allah şifa versin.

İşte dünya böylesine önemli bir süreçten geçerken, dünyanın farklı yerlerindeki ezilmiş insanlar, hakları gasp edilmiş kadınlar, kıllı zebanilerin seks kölesi olmak üzere korkuyla titreyen altı yaşında, on yaşında kız çocukları ortak bir çığlık olarak dünyaya Mustafa Kemal Atatürk diye haykırıyorlar. Aynı günlerde ülkemizde ahlaksız bir kadın tercüme yaparken Atatürk’ün adını sansürlüyor, aynı günlerde Sakarya Meydan Savaşı’nın ve 30 Ağustos’un yıldönümünde Diyanet İşleri Başkanlığı camilere yolladığı Cuma Hutbesi’nde Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının adını anmıyor.

Bütçesi neredeyse dünyanın önde gelen Uzay Ajansları kadar olan diyanetin bu derece nankör, bu derece hadsiz, bu derece terbiyesiz tutumu son yıllarda sık sık olduğu üzere bir kez daha kayda geçmiştir. Bu kepazeliklerin hesabı sorulmayacak, bunlar yanlarına kar kalacak sananlar varsa; unutmasınlar ki öyle bir gün gelir ve en güvendiğiniz mekanizmalar bu hesabı herkesten önce size soruverirler. Dünya sizin örümcek bağlamış yobaz kafalarınızda kurduğunuz kadar tek düze ve basit bir yer değil.

Bu milletin kadınını kızını Yunan’ın uçkurundan çekip kurtaran adama din kisvesiyle düşmanlık edenler; İslam tarihinin en büyük mütefekkirlerinden olan merhum Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün “Atatürk’e saldırmak sizin daha iyi bir dindar olduğunuz değil, daha kaliteli bir şerefsiz olduğunuz anlamına gelir” cümlesini de buraya bırakalım. İsteyen üzerine alınsın.

Sakarya Zaferi’nin 100. yıl dönümü

Büyük Taarruz’un 99. yıl dönümü

Malazgirt Savaşı’nın 950. yıl dönümü kutlu olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arda Süar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


ŞOFÖR ARANIYOR

SRC 2 BELGESİ OLAN DİJİTAL EHLİYET SAHİBİ 25-40 YAŞ ARASI BAY ŞOFÖR ARANMAKTADIR

BAY PERSONELLER ALINACAKTIR

Tuzla’da bulunan demir-çelik  fabrikasındaki projemize; - PRESÇİLER, KAYNAKÇILAR,  - TAŞLAMACILAR, CNC OPERATÖRLERİ, Montaj - Boyahane Bölümlerin...

0262 323 40 19

BULAŞIK ELEMANLARI ALINACAKTIR

Restaurant ve  Teknopark projemizde  çalıştırılmak üzere, BULAŞIKÇILAR  alınacaktır. 

0 262 335 52 66

ELEMAN ARANIYOR

Oto çıkma parça  işinde çalışacak  Askerliğini yapmış, evli  Bilgisayar kullanımına hakim Genç, Dinamik, Aktif çalışmada ve öğrenmede azimli ve ist...

0535 355 62 08 GÜVEN OTO

ELEMAN ARANIYOR

Çelik konst. fabrikamızda çalışacak ; İmalat ustası ,  Gazaltı kaynakçıları ve  Çelik işinde yardımcı eleman alınacaktır. Görüşmeler yüz yüze ya...

0262 349 48 40 ARS ARITMA ÇELİK

Kuaför Kalfası ve Estetisyen Aranıyor

Başiskele merkezde bulunan güzellik merkezimiz için  Hevesli ve çalışmaya istekli Müşteri ilişkileri güçlü personel aranıyor.

05320646400 ALFE GÜZELLİK MERKEZİ

ELEMAN ARANIYOR

ARS ARITMA ÇELİK Çelik konst. fabrikamızda çalışacak ; - İmalat ustası ,  - Gazaltı kaynakçıları ve  - Çelik işinde yardımcı eleman alınacaktır....

CAM FABRİKASI İÇİN ELEMAN ARANMAKTADIR

Kartepe'de bulunan cam fabrikası için   - Vasıfsız Üretim Personeli  - Kamyon Şoförü ve   - Elle Cam Kesim Operatörü aramaktayız.

0262 375 32 11 -12

CNC TEZGAH OPERATÖRÜ

-  CNC Torna ve CNC Torna İşleme Merkezi kullanabilen -  Tezgahtaki gerekli ayarlamaları yapabilen ve programı yazarak tek başına kullanabilen -  ...

0262 349 24 50  VANASAN VANA FITTINGS  VE DÖVME SAN. TİC. A.Ş. 

ELEMANLAR  ARANIYOR

Karamanoğulları Petrol Ofisi'nde çalışacak Pompacı ve Market Elemanı aranmaktadır. BAŞVURU: PINAR CERAN  TEL: 0541 302 0999


Anket Cumhuriyet Parkı İzmit Belediyesi'ne verilsin mi?