Özgürlük Yolu

“Neden düşmanlar bizim mahvımızı temin için bu kadar uğraşıyorlar? Evet, bunlar Harb-i Umumi’nin bidayetinde (I. Dünya Savaşı’nın başında) “Biz bütün milletlerin istiklali için harbediyoruz!” tekerlemesini muttasıl olarak (aralıksız) tekrar edip durdukları için mahkumiyetleri altında bulunan yüz milyon Müslüman’a da istiklal sevdası geldi. Mısır’da Hind’de birbiri ardınca isyanlar başladı. Vakıa onlar bu isyanları kendilerine mahsus olan müthiş bir vahşetle bastırdı…”

Afganistan’daki son hadiseleri izlerken, 1920’lerde Mehmet Akif’in Kastamonu Nasrullah Camii’nden halka hitabında kullandığı yukarıdaki ifadeleri hüzünle hatırladım…

Zira bu sözlerin ifade edildiği tarihten yaklaşık 80 sene sonra, hemen hemen aynı sloganlarla Afganistan’da başlayan “demokrasi ve özgürlük mücadelesi (!)” geldi aklıma…

İnsanlarının “özgürleştirilmeleri ve demokratik haklara kavuşmaları” için yapılan “mücadele (!) ve müdahaleler (!)” neticesinde Ortadoğu coğrafyasının haline kaydı zihnim…

Ve düşündüm:

İnsan ömrünü aşmayan bir süre zarfında benzer acıları yaşamak bir kader miydi?

Yoksa geçmiş tecrübeleri “hatırlamamaya bağlı” bir tercih mi?

İbn-i Haldun'un coğrafyanın kader olduğuna yönelik tespiti, coğrafyanın şartları ile elimizin kolumuzun bağlı olduğuna mı işaretti?

Yoksa coğrafyanın insanı “yetiştirici gücüne işaret” olarak kabul edilebilir miydi?

Sonra bu sözlerin söylendiği dönemlere ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş mücadelesine gitti düşüncelerim…

Çanakkale’den Büyük Taarruza kadar, meşruiyetini milletten alarak hareket etmenin, coğrafyanın şartlarına karşı verilen mücadeleye kattığı gücü düşündüm…

Şartlara teslim olmak yerine kendi şartlarını oluşturmaya yönelik irade gücünü gözümde canlandırdım…

Böylesi bir irade gücünün, coğrafyanın zorlu şartlarını insanın kendini geliştirmesine vesile kılmadaki etkisini değerlendirdim…

Zira zorlu şartlarla mücadele etmek, insanın kendini hemen her alanda geliştirmesini zorunlu kılmaz mıydı?

Bu zorlu coğrafyanın tecrübelerini dikkate almayı ve ona göre tedbirler geliştirmeyi gerektirmez miydi?

Elbette gerektirirdi.

Nitekim bunu başarabilenler bu coğrafyada netice alabiliyordu.

Ve özgürleşebiliyordu.

Bizzat kendi tarihimiz, hatta yakın tarihimiz buna örnek değil miydi?

Ne diyordu tarihimiz?

Bu coğrafyada özgürce barınmak istiyorsanız, her alanda kuvvetli olmak zorundasınız…

Yani sadece askeri mücadele bağımsızlık için yeterli değildir…

Ekonominiz de bağımsız olmalı, eğitiminiz de…

Tam bu noktada, bu coğrafyaya yapılan müdahalelerin altındaki nedenlerin büyük oranda ekonomik olduğunu göz önüne aldığımda:

“Ya istiklal ya ölüm” ifadesinde kendini gösteren bu güçle kurulan devletin liderinin, istiklalin sadece askeri olarak değil, ekonomik olarak da teminat altına alınmasına yönelik haklı çabalarını zihnimden geçirdim…

Ve bu samimiyetle verilen çabaların neticesinde, 1929 buhranı gibi dünya ekonomisinin sarsıldığı bir dönemde, yeni savaştan çıkmış Türkiye’yi, denk bütçe ile bu süreçten geçirebilme becerisini takdir ettim…

Devletin kurulmasından önce, ölüm kalım mücadelesinin verildiği savaş alanlarında dahi “ eğitim” konusunun neredeyse birinci gündem maddesi olarak ele alınmasındaki ileri görüşlülüğü, günümüz ile mukayese ettim…

Ve dedim ki:

Evet, coğrafya bir kaderdir.

Ancak bu kaderin sizi nasıl şekillendireceği, coğrafyanın şartlarının sizi nasıl etkileyeceğini belirlemenize bağlıdır.

Zira şartlara teslim olmak da şartları değiştirmeye çalışmak da sizin tercihinizdir.

Asıl mesele sizin neyi tercih edeceğinizdir.

Çünkü tercihinize göre kendinizi şekillendirirsiniz.

Ve asıl özgürlük budur.

Özgürlük yolunda kazandığımız 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Banu Gürer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?