"Trabzonspor’da olsanız ‘Fener bu ligin gizli şampiyonu’ diyebilir misiniz ?”

Geçen sezonun ilk yarısıydı…

Mustafa Reşit Akçay göreve geldi…

Sezon başında rüyalarıma giren teknik adam, şimdi takımın başındaydı…

Hem de 2.Lig gibi kariyerinin en risk taşıyacağı bir ligde...

Osmanlıspor başında bir ekol yaratan Akçay’ı, Avrupa’da nefes keserken izledim…

Taktiğini ezberledim…

Osmanlı taktiği…

Yani Hilâl harekâtı…

Vur, geri çekil, adam sana saldırsın, sen sonra etraftan arkaya dolan, 3 puanı al…

Osmanlıspor’da bunu defalarca yaptı ve genelde 3-1, ortalama olarak da 3-0’lık galibiyetler aldı…

Bir mermiyi (golü) yiyen rakip ağır yaralanınca, yaralı aslan gibi bilinçsizce ve delice saldırıyor, sen de sakince arkadan ikinci mermiyi sıkıyorsun…

Ölüyor…

Olay bu…

Bunu, geçen sezonun ikinci yarısında uygulayan Mustafa Reşit Akçay, şampiyonluğu kazandırdı…

Kiminle ?..

Mesut’la…

Semih’le…

Burak Süleyman’la…

Taha Batu’yla…

Benhur’la…

Bencil Bahattin’e rağmen…

Art arda gelen 3’lük galibiyetler öncesinde bu skorları tahmin etmek benim için zor değildi, ama nedense kimse tahmin edemedi…

Ya ben dâhiyim…

Ya da diğerleri ……....!

Yukarıdaki boşluğu siz doldurun…

HHH

Neyse, bu ortamda 1.Lig takımı olduk…

Mustafa hocayla hem onun yeniden doğuşunu, hem de efsanenin geri dönüşünü kutlayacaktık…

Hocadan kaynaklanmayan, ama hocanın el koyamadığı için suçlu olduğu, saçma sapan bir prim tartışması nedeniyle Mesut’un kellesi alındı…

Burak yine istemeye istemeye gitti…

Semih “Değerleri düşük!” diye oynatılmadı, adam bir anda robot gibi değerlerini yükseltti!, Samsun’u yıktı…

Eğer bu Semih’in “Değerleri düşükse”, gencecik “tığ” gibi Dino’nun değerlerini çok merak ediyorum…

Neyse “Mevlüt” geldi…

Bir de ‘Salah”ı aldık mı ?..

Dino’ya El-Fâtiha…

Çünkü Mustafa hoca ancak Muhammed Salah’ı alırsak bu adamı kesecek…

O da belki !..

HHH

Fazla tıraşa gerek yok…

Gol makinesi olarak aldıklarınız, zaten tıraş makinesi çıkmış durumda…

Allah’tan jilet Benhur, Semih var da, Samsun’un sakallarını kesti…

‘At bi sakal’ diyen Yasin’i tıraşladı…

Akçay inadından vazgeçerse, bu takım kazanır…

Samsun öyle ahım şahım, onun korktuğu kadar “Gizli şampiyon” falan değil…

Eyüp ondan 10 kat daha üstün bir takım…

Hocanın söyledikleri açık ve net…

Gayet anlaşılır şekilde “Bu ligin gizli şampiyonu Samsunspordur” dedi…

Skor-sever davrandı…

1-0’lık galibiyeti “Abartmak” istedi, bu numarayı yiyenler yedi…

Ama biz yemeyiz…

Rize’nin 35 yıllık eniştesiyim ve buradaki Trabzon ve Rizelinin birçoğundan, oraları daha iyi biliyorum…

Çünkü her sene gidiyorum…

Hocaya çağrım çok basit…

Bana büyük hayal kırıklığı yaşatan (Ki bu kentte o ilk geldiğinde herhalde en büyük desteği veren benim) Akçay hocaya, buradan bir kez daha davette bulunuyorum:

TRABZONSPOR’DA GÖREV YAPTIĞINIZDA, ‘FENER BU LİGİN GİZLİ ŞAMPİYONUDUR’ DERSENİZ, NASIL BİR TEPKİ ALIRSINIZ ?..

Buyurun, delikanlı gibi, metçe, çekinmeden söyleyin, ben de buradan kocaman harflerle yayınlayacağım…

HODRİ MEYDAN…

……………………………………………..

Bİ’KÜÇÜK SANTR(A)FOR MESELESİ…

Hakem bir babanın oğlu olarak o camiada bulunduğum, yurt dışı kaynakları 45 yıldır zorlayıp İngilizce’den çevirerek okuyabildiğim için, futbol terimlerini doğru kullanma konusunda bir hassasiyetim var…

Hele hele mesleğe başlayıp, 35 yılı geride bırakırken, yanlış kullanılan terimler konusunda da hassasiyetimi sürdürüyorum…

Futbol bilmeyen, futbol gazetecisi olmayan, futbol yorumcusu olmayan kişilerin terimleri yanlış kullanmasına gülerim…

Eğlenirim…

Meselâ, hâlâ “santrAfor” yazan, spor dışındaki yorumculara rastlıyorum…

Siz bir takımın analizini yaparken, bir hakemi, bir antrenörü eleştirirken, gidip de tek bir kelimeyle ters köşe olabilir ve ciddiye alınmayabilirsiniz…

Onun doğru yazılışı: Santrfordur… İkinci bir ‘A’ya gerek yoktur…

Hürriyet, Milliyet’te hâlâ santrafor yazanlar var…

Yanlış…

Ayrıca…

A takımı B takımını 3-1 yeniyor deniyor…

Yeniyor diye bir fiil olmaz…

Ya yener, ya da yenilirsiniz ve bu o maç bittikten sonra, bunu kesin söyleyebilirsiniz… Kesin olmayan bir şeyi, müsabaka devam ederken nasıl yeniyo yenmiyo diye söyleyebilirsiniz ki ?..

Mantıksız…

Yine direk vuruş olmaz…

O bahsettiğin direk, elektrik direğidir…

Ne diyeceğiz, direkt…

Direkt (Direct) İngilizcedir ama, artık bizim literatürümüze girmiştir…

Direkt, endirekt (Aslında Indirect) vuruş yazdığımız gibi…

(Bu yazımın yerel gazetecilerle alâkası yoktur)…

………………………..

BU KENT SPORDA SINIFTA KALDI… YILMAZ VEKİLLİĞİNİN, VALİ BEY GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPTI… AMA İLK MAÇTAKİ REZİLLİĞİ AFFETMİYORUZ…

11 yıl sonra, evet evet tam 11 yıl sonra, özlemle 1.Lig’de oynamaya hazırlanan taraftar, alı şanlı 33 bin kişilik İsmetpaşa Stadyumunda, TV’lerin sayesinde tüm ülkeye rezil olmanın açısını yaşadı…

Sevinci kursağında bırakıldı…

Spor namına, bir yıldır hiçbir şey yapmayan…

Kent efsanesi karate antrenörümüz Halit Yoldaş’ın genç yaşta ani ölümünden sonra kılı kıpırdamayan…

Yine kılı kıpırdamamış olan karate il temsilcisine hesap sormayan…

Muzaffer Çintimar’a rahmet okutan…

İbrahim Aktürk hâlâ görevde…

Onun bu görevini bu kentin çocuğu olan ve aslanlar gibi yapacak birçok isim var…

Mustafa Reşit Akçay dahil, bu kenti küçük görenlerin bir dakika bile burada durmaması en büyük arzumuzdur…

Bizi sevmeyeni biz hiç sevmeyiz…

İbrahim Aktürk müdür…

Gitsin memleketine… (Antalya)…

Dönsün mesleğine… (Öğretmenlik)…

Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz bey…

Aktürk’ü siz göreve getirdiniz…

Bir sorumlu müdür, maçtan önce zemine koltuklara bakmaz mı ?..

Kocaeli kentini nasıl bu kadar hafife alır ?..

Halit Yoldaş’ın anma töreninde, tesis açılışında siz Derince iken, ben yanınızdaydım ve merhum Halit hoca adına size teşekkür ettim… (Beni tanımadınız bile)...

Halit Yoldaş’ın yetiştirdiği Haldun Alagaş adına, bizzat Recep Tayyip Erdoğan Ümraniye’de salon yaptı, caddeye adını verdi ve yıllarca yakın koruması olarak arkadaşlığını yaptı…

Şimdi İzmit Belediyesi Haldun Alagaş’ın adını ölümsüzleştiriyor…

Pekala şimdiye dek kentin yöneticileri neredeydi ?..

Yine de bir eğitimci olarak sizin yaklaşımınız, stada hemen el koymanız, bana umut verdi…

Bizim eleştirilerimiz, kentin geleceği için…

Yarınlar için…

Sizin de çok değer verdiğiniz çocuklarımız için…

Erdal Selimoğlu benim sınıf değil, sıra arkadaşımdır (Artık sıraya nasıl sığdıysak)…

Teşekkürler…

………………….

OKURLARIN YORUMLARI:

“SAMSUN BU LİGİN GİZLİ ŞAMPİYONUDUR” YAZISI İÇİN YAPILAN YORUMLAR:

Kadir Erdem: Yönetim ve teknik heyet istifa. Bence hepsi gitsin, şahsi görüşüm budur.

İlhan Haftacı: Sana katılıyorum kardeşim…

HHH

“İNADIM İNAT KIÇIM İKİ KANAT” YAZISI İÇİN YAPILAN YORUMLAR:

Efe Hakan Ulutaş: Bir de sevimli arkadaşlar bize İrlandalı diyor ya, bir gülüyorum, inanamazsın abi, Mehmet Açık onlara bir bilgi yarışması yapsa 10 sorudan birini bilemezler vesselam.

Kadir Gökkaya: Böyle siyasi bir zihniyetin olduğu ortam da destek vermek hiç içimden gelmiyor, avukat Harun Kaya’nın yazısını görene kadar 2 maaşımdan ayırdığım kombineden vazgeçtim, istifa edene kadar da maçlara gitmeyeceğim, bütün çevremdekilere de söylüyorum.

İrfan Kurt (Trabzonspor formasıyla poz veren okuyucum, Kocaelispor ve Harun Kaya ile ilgili olarak şunu yazmış): Keşke geçmişte İsmetpaşa'da toplu halde Sayın İbrahim Karaosmanoğlu'na küfür ettirilirken, kimlerin başkan ve yönetimde olduğunu hatırlayıp, ona da değinen bir yazı yazsaydınız. O zaman biraz daha inandırıcı olurdu. Kaldı ki o beyanı Kocaelispor yöneticisi olarak mı yaptı ki, bunu söylüyorsunuz. Böyle yazmakla esasen siz Kocaeli Spora siyaset karıştırıyorsunuz. Meseleyi siyasete getirirseniz bence Kocaelispor’a hizmet etmezsiniz. Zira diğer tarafın bu konuda eli hiç de temiz değil.

Ayhan Doğan Özkan (İrfan Kurt’a yanıt): Kardeşim, Kocaelispor depremden sonra dahi küme düşmedi, Sefa Sirmen gitti Hikmet Erenkaya geldi ve Türkiye kupası kazandı. 2002’den sonra takımın başına siyaseten gelenler takımın tahtasını kapattılar, kimler mi? Madem geçmişi biliyorsun o kişileri de bilirsin. Takımımızın tahtası kapalı iken bırakmayan, anahtarını valiye teslim etmeyen yine eski Kocaelisporluları, partizanlar değildi. O dönemde siyasi bir takım olan Körfez FK’ya 20 milyon destek verilirken, Kocaelisporumuz fabrika sahalarında idman yapardı. Daha sonra yine kimse takımımızın yüzüne bakmazken, Bahri Yavuz başkan geldi ve en ufak bir siyaset yapmadan takımımızı BAL’dan 3’ncü lige çıkardı. Biz bu acıyı 18 yıl çektik. Şimdi çıkıp o güya yönetici müsveddesinin (Harun Kaya) bu şekildeki açıklamasını savunuyorsan, kusura bakma, sen de siyaset yapıyorsun, daha kötüsü hak yiyorsun. Hiç kimse, hiç bir siyasetçi Kocaelispor’dan üstün değildir. Çünkü Kocaelispor kişiyi değil Kocaeli’de bulunan herkesi temsil eder ve siyaset üstüdür. Bunun bilincinde olmayandan da yönetici olmaz, olsa da kimse bilmem neresine takmaz. Bu tip açıklamalar ne kişiye ne de Kocaelispor’a hiç birşey kazandırmaz. Sefa Sirmen de bir siyasi partiyi temsil ediyordu, ama yönetiminde hemen her partiden temsilciler vardı ve hiç bir tanesi başka bir partiyi aşağılayıcı beyanda bulunmamıştı. O döneme atıfta bulunurken, önce insaflı ve bilgili olmalı kişi.

Yılmaz Ahmet: Kocaelispor’u Sadece Kocaelisporlular yönetsin…

Metin Çalışkan: Reşit Akçay çok iyi ve ak(kıllı) hoca…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder



Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?