Kirli sakal, yırtık pantolon!

Öncelikle altını çizelim;

Her insan giyim, kuşam ve yaşama biçimi ile özgürdür.

Ancak, her toplumda benimsenen “KÜLTÜREL DEĞERLER” de vardır.

Rahmeti Nazmi Oğuz ve Sadettin Yalım’ı yakından tanıma şansım oldu.

Her ikisi de her zaman kravatlı, takım elbiseliydi. Hiçbir zaman sakal tıraşı ile çıkmadılar insan karşısına.

Rahmetli büyükbabam sıradan bir esnaftı. Ama o da temiz giyimli, fotr şapkalı ve her zaman yüzü tertemizdi.

İlkokul, ortaokul ve lise öğretmenlerimiz de böyle insanlardı.

Topluma örnek olurlardı.

Annelerimiz, giyim kuşamlarımıza titizlik gösterirlerdi. Çocukluk yıllarımızda “YAMALI PANTOLON” da giydik ve hiç utanmadık!

Ayakkabılarımız eskidiğinde pençe yaptırırdık.

MODA denilen “kapitalist tuzağa” düşmedik, düşürülmedik!

1950’den sonra bu ülkenin “ULUSAL KÜLTÜRÜ” tecavüze uğradı!

ABD’nin her konuda bu ülkeye şırınga ettiği ekonomik, sosyal ve kültürel aşılarla toplumsal yaşam biçimimiz değişmeye başladı.

KÜLTÜR EMPEYALİZMİ” nedir, zamanla öğrendik!

Ülkemizi kuşatan ABD Üsleri’ndeki Yankeelerin eski KOT pantolonlarını giymeye, çocuklarının bıktığı oyuncakları ile oynamaya başladık!

1960 sonrası ALMANYA’ya İŞÇİ gönderdik. En ağır işlerde Alman ekonominse hizmet eden vatandaşlarımız, izinle yurda geldiklerinde Naylon gömlekler, el radyoları, teypler getirdiler ve sattılar.

Oysa, Kandıra işi keten bezinden iç çamaşırlarımız, mintanlarımız daha sağlıklı ve ekonomikti.

Son zamanlarda ülkemizi “KİRLİ SAKAL” ve “YIRTIK PANTOLON” modası sardı!

Kirli sakal, özensiz giyim giderek yaygınlaştı.

Toplumsal ve kültürel eğitimde etkisi büyük olan Türk sineması ve dizi filmlerinde erkekler “kirli sakallı” olmaya başladı!

Bu filmleri ve dizileri izleyen gençler, bu kirli sakalı benimsediler ve hızla yaygınlaştı!

Oysa, Türk sinemasının unutulmaz aktörleri pırıl pırıl yüzlerle ve tertemiz kıyafetleriyle çıkarlardı karşımıza.

Sonra, bir de “YIRTIK PANTOLON” modası çıktı!

Oysa, bizim çocukluk ve gençlik yıllarımızda, yamalı giysi” yadırganmaz ama yırtık giysi ile gezmek ayıp sayılır, “berduş kıyafeti” olarak görülürdü!

İlginçtir ki, yırtık pantolonlar, sağlam pantolonlardan daha pahalıya satılıyor!

KÜLTÜR EMPERYALİZMİ adım adım KÜLTÜREL KİMLİĞİMİZİ bozuyor, tüketiyor!

Biz, “BİZ” olmaktan çıkıyor, başka kültürlerin “KOPYALARI” oluyoruz!

Yeme-içme kültürümüz de bir başka konu!

Genetiği değiştirilmiş etlerle yapılan “fastfood” beslenme hızla yaygınlaştı!

ULUSAL MUTFAK kültürümüz de yara aldı!

Şimdi, hemen her TV’de “Yemek Yarışmaları” yapılıyor!

Yemek kültürümüzde yaşadığımız karmaşa da sürüp gidiyor.

Her insanın bir “KİŞİLİĞİ” ve her toplumun bir “TOPLUMSAL KÜLTÜRÜ” olmalıdır.

Bu kişilik, kimlik ve kültürel değerler, başka kişi ve ülkelerin özentisi değil, BİZİM ürünümüz olmalıdır.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmit Yürüyüş Yolu yıl sonunda bitecek mi?