Afganistan’ı en iyi anlatan yazı

Sevgili okurlarım, bugünlerde Afganistan’la yatıp Afganistan’la kalkıyoruz.

Gazete ve televizyonlar, hep Afganistan’ı işliyor.

Okuyorum ve izliyorum, bu ülkeyi daha yakından tanımaya, bölgede neler olup bittiğini öğrenmeye çalışıyorum.

Okuduğum onlarca yazı içinde bir yazı var ki bunu sizinle paylaşmak istedim.

Bence, Afganistan’ı en iyi anlatan yazı.

Ezgi Daryürek imzasıyla Cumhuriyet’te yayınlandı, “Afganistan’ın ‘erkek’ kız çocukları “ başlığını taşıyor.

Afganistan’ın gerçek yüzünü anlatıyor.

Bugün pazar, iç daraltan, yürek yakan bir yazı, ama olsun…

İnsanlığın utanacağı bu yazıyı gelin birlikte bir kez daha okuyalım!

“Afganistan’da kadınlar başlarında bir erkek olmadan sokağa çıkamıyor. Ancak Afgan kadınlar için bundan daha ağırı, yaşadıkları ülkede görünmez olmaktan daha kötüsü de var. Karnında taşıdığı bebekten medet ummak, doğurduğu çocuğundan kendisine özgürlük getirmesini beklemek... Ah, bir oğlan doğurabilirlerse... Özgürlüğün, refahın, gücün anahtarı oğlan çocukları...

Evdeki tüm kız çocuklarının okula gidebilmesi için, annenin evden dışarı çıkabilmesi için, onlara refakat edecek bir oğlan gerek. Oğlan olacak ki kadınların konuşmasının yasak olduğu esnaftan alışveriş yapacak, çalışarak eve ekmek getirecek, babanın yükünü hafifletecek. 

Oğlan çocuğu olmayan ailelerin durumu ise içler acısı. Herkes onlara acıyarak bakıyor. Oğlu olmayan babaların toplumda hiçbir kıymeti harbiyesi yok. 

‘BACHA POSH’

Kadının adının olmadığı, resmi belgelerde, hastane kayıtlarında, mezar taşlarında bile kadınların kendi isimleriyle değil, babalarının ismiyle yer alabildiği Afganistan’da kız çocuğu olarak doğup büyümek bile başlı başına bir meydan okuma sayılmalı. İşte bu meydan okumayı daha ileri taşıyan ve görünür olabilmek için “erkek” olmayı seçen kız çocuklarının hikâyesini yazmak istiyorum. “Bacha posh”, Dari dilinde “oğlan çocuğu gibi giyinen” anlamına geliyor. Afganistan’da bazı kız çocuklarının oğlan çocuğu kılığında dolaşması ve toplumsal hayatta yalnızca erkeklerin sahip olduğu özgürlüklere sahip olarak büyümesi geleneğine “bacha posh” deniyor. 

Küçük yaşlardan itibaren oğlan çocuğu gibi giydirilen, saçları kısacık kestirilen ve kendisi gibi “bacha posh” olmayan kız kardeşleri evde otururken elini kolunu sallaya sallaya dışarı çıkabilen bu kız çocukları, anne ve babalarının oğulları olmaması sebebiyle duyduğu utancı da ortadan kaldırıyor. Oğlan kılığındaki bu kız çocukları, evdeki diğer kız kardeşlerine okula giderken refakat ediyor, annelerinin ev dışındaki tüm işlerini hallediyor, okuldan gelip çarşıya, pazara satış yapmaya gidip eve katkı sağlıyor. Kısacası Afganistan’da bir erkeğin yapabildiği her şeyi yaparak ailenin “onurunu” kurtarıyor. 

Okulda öğretmenler, mahallede komşular bu kız çocuklarının aslında oğlan olmadığını biliyor. Ancak hiç kimse bu oyunu bozmuyor. Cinsiyetini sakladığın ve kutsal olan erkekliğin şartlarını yerine getirdiğin kadar özgürsün. Bu “görünür olabilme” özgürlüğü onlara sokakta arkadaşlarıyla top oynama, dışarı çıkıp özgürce dolaşma, pantolon giyebilme, saçlarını kısacık da olsalar rüzgârda savurabilme şansı tanıyor. 

SEÇME ŞANSI YOK

Tüm bunlara sahip olmak için, ailede bir bacha posh abla varsa diğer kız çocukları da genelde ona özenerek benzer bir yolu seçiyor. Bazı kız çocukları ise hiç istemedikleri halde aileleri tarafından bu şekilde büyütülüyor. Okula gitmek yerine babasıyla çalışmak zorunda olan ve “kız gibi” olmasına bu nedenle izin verilmeyen bu geleneği zorla devam ettirmek zorunda olanlar da yok değil.

Bacha posh olarak büyümüş kız çocuklarının birçoğu için bu altın çağ ergenlik dönemine girmeleriyle son buluyor. Vücutlarındaki değişimi memelerini sıkıca bağlayarak gizleyebildikleri kadar gizlemeye çalışan bu kızlar, yaşadıkları ikilem sebebiyle genellikle çok geç âdet görüyor ya da oldukça düzensiz bir âdet döngüsüne sahip oluyor. Ergenlikten sonra kadın olmayı seçenler genellikle evlendiriliyor ve onlar için yepyeni bir hayat başlıyor. O güne dek, sokak kapısından çıkarken düşünmeden attıkları her adımı özleyecekleri bir hayat.

LAİKLİĞİN YAŞAMSALLIĞI

Oğlan çocuğu olarak büyümüş ve erkekliğin kendisine sağladığı özgürlüğü tatmış kız çocuklarının çoğu aslında eskiye dönmek istemiyor. Aileler, özellikle babalar yıllardır gururla yanlarında gezdirdikleri oğlan çocuklarının hayatlarına “erkek” olarak devam etmesini destekleyebiliyor. Kadın olarak doğmanın zayıflığından, kusurluluğundan kendi kendine arınmış ve erkekliği seçmiş olanlara öyle görünüyor ki toplum da daha çok saygı duyuyor. Kadın olma da ne olursan ol. 

Gericiliğin dur durak bilmemesinin en yakın örneklerinden biri Afganistan. Taliban’ın topluma dayattığı yasakların, kadını toplumsal hayattan silmeye varacak dayatmalarının geldiği noktada kadınlar çözümü erkekleşmekte bulmuş. 

Laikliğin en çok kadınlar için hava kadar, su kadar gerekli olduğu, gericiliğe fırsat verildiğinde ise kadının varlığına dahi tahammül edemeyecek kadar cüretkârlaştığının kanlı canlı örneği yanı başımızda.

Yaşamak için görünmez olmak zorunda kalan tüm kadınlar özgürleşene kadar hiçbirimiz özgür değiliz.” 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmit Yürüyüş Yolu yıl sonunda bitecek mi?