Frankfurt’ta nerede kahvaltı yapılır?

Merhaba, Bu ayki yazımda sizlere Almanya’ya geldiğimizden itibaren deneyimlemeye başladığımız, sürekli uğrak mekânımız haline gelen ve memnun kaldığımız yerleri paylaşmak istiyorum. “Frankfurt’ta Nerede Ne Yenir?” sorusunu tek bir yazı altında toplamak çok uzun olacağı için sevdiğimiz kahvaltı yerlerini anlatmakla başlamak istiyorum. “Frankfurt’ta Nerede Kahvaltı Yapılır?” bu yazı dizisi, Frankfurt’a bir gün yolunuz düştüğünde belki size de fikir verir.

Yazıma başlamadan önce şunu da belirtmek isterim ki; biz “illa Türk yeri olsun, Türk yerinden başka yerde yemek yemem.” Diyen gezginlerden değiliz ve böyle bir takıntımız da yok. Bizim için en önemlisi gittiğimiz yerlerin temiz ve kaliteli olması… Ama çoğu Türk yerinde gördüğümüz, temizliğin arka plana atıldığı… Bu nedenle, daha çok Frankfurt’ta tercihimiz ve önceliğimiz sırasıyla Alman, Fransız kültürüne ait kahvaltı. Şimdi, sırasıyla mekânları anlatmak istiyorum:

Café im Liebieghaus: Burası, Main Nehri’nin kenarında aslında “Liebieghaus” isimli bir müze. Antik Mısır'dan neoklasizme uzanan çok sayıda parçanın sergilendiği heykel müzesi. Tarihi bir atmosfere sahip. Frankfurt’taki en sevdiğimiz yerlerden birisidir. Tarihi bir bina olmasına rağmen, konumu da Frankfurt’un en önemli noktalarından birinde olmasına rağmen Türkiye’deki fiyatlar ile kıyaslandığında dahi çok uygun. Kafenin hem iç mekânı, hem de avlusuna bayılıyorum. Huzur verici, sakin, temiz, kaliteli bir ortam. Türk değil, Alman kahvaltısı veren bir yer. Hem kahvesi, hem de kahvaltısı güzel ve doyurucu. Doyurucu diyorum, çünkü normalde kahvaltı tabakları iki kişilik ve iki kişi için de rahatlıkla yetiyor. Almanya’ya ilk taşındığımız zaman buraya gittiğimizde iki kişi olarak ayrı ayrı tabak almıştık. Açıkçası, bitirmekte de zorlanmıştık. Kahvaltısı kadar kahveleri de çok güzel. Kahvaltı etmek istemeyen keklerini de, salatalarını da deneyebilir. Bu ortam ile ilgili daha detaylı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

https://goo.gl/maps/pHXmZM5ajWtPe1pD8

Toastado: Frankfurt’taki ilk ve tek tost yeri! Kahvaltısını tost ve kahve ile yapmak isteyenler için eşsiz bir mekân ve de temiz bir yer. Mükemmel ve lezzetli tostları, lezzetli kekleri, lezzetli kahveleri var. Mekân, boyut olarak küçük olmasına rağmen parmak ısırtan tatları var. Lokasyonu çok güzel ve bu sebeple ulaşımı da kolay. Willy - Brandt Meydanı’na çok yakın bir konumda. Tostların lezzeti kadar en sevdiğim bir başka özelliği ise hemen yanında “Türk Kitabevi” isimli kitap dükkânının olması. Hem kahve içip, hem de Türk Kitabevi’nde kitap alışverişi yapmak mümkün. Dünyadaki en güzel ikili olan kahve ve kitabın hayata geçirilmiş hali. Linki aşağıdadır:

https://g.page/Toastadofrankfurt

La Maison du Pain: Frankfurt’u ikiye bölen Main Nehri’nin Güney’indeki yerleşim yeri olan Sachsenhausen’da bulunmakadır. Schweizer Strasse’de (Schweizer Caddesi) yer alan bir Fransız kafesi. Birden fazla kahvaltı çeşidi var. Birçok çeşidini denedik ve favorimiz, buranın vegan kahvaltısı. Gayet doyurucu, kaliteli, lezzetli ve de temiz. Yukarıda açıkladığım iki yere göre fiyat açısından biraz daha pahalı. Kahvaltı haricinde diğer ürünleri de çok lezzetli. Aslında Fransız fırını olan bu kafede ekmek çeşitleri, sandviç ve biyolojik ürünleri de bulmanız mümkün. Eğer burada kahve sipariş ederseniz kulbu olmayan fincanlarda kahve servis ediliyor ve eklemeliyim ki; çok lezzetli kahve mekânlarımızda en üstlerde yer almaktadır. Linki aşağıdadır:

https://g.page/LaMaison_Schweizerstrasse

Mainkai Café: Burası da Main Nehri kenarında yer alan favori kahvaltı yerlerimizden biri. Konum olarak Römer Meydanı’na yakın ve Dom Katedrali’nin nehre doğru giden sokağının hemen köşesinde bulunur. Burası bir Türk yeri; ama deneyimleyip de memnun kalmadığımız Türk yerleri gibi değil. Gayet temiz ve kaliteli ürünleri vardır. Kahvaltı haricinde menü yelpazesi de geniş ve yemekleri de kahvaltısı kadar lezzetli. Burada kahvaltı yapmak için en az bir veya iki hafta öncesinden randevu alarak gitmekte fayda var; çünkü gerçekten yer bulmak zor oluyor. Linki aşağıdadır:

https://goo.gl/maps/rfNndjSy7PWPN17u9

Im Glück: Almanya’ya ilk taşındığımız evin yakınında yer alan bu kafe, en sevdiğimiz kafelerden. Frankfurt’un Nordend Bölgesi’nde yer alan bu kafe, sadece kahvaltı için değil kahve içmek için de gidip takıldığımız yerlerden biri aynı zamanda. Alman Mimarisine ait bir binada bulunan bu kafenin içi de bizim zevkimize uygun şekilde dekore edilmiş. Buranın sahipleri de bizim gibi antika seven insanlar ve içinde çok sayıda antika parça mevcut. Dolayısıyla, burada vakit geçirmeyi çok seviyoruz. Buradaki kahve ve kahvaltı da kaliteli, lezzetli ve çok temiz bir yer. Şunu da belirtmem gerekiyor ki; bu kafe vegan kafedir. Menüsü çok geniş değil, az sayıda çeşit olmasına rağmen öz. Kahvaltı için ayrıca vegan smoothie kâseleri de bir seçenek.

https://goo.gl/maps/85U3DuyNBkxda7wr8

Café Wacker: Burası, Frankfurt’un en eski kahvecisi olan “Wacker’s Kaffee (Wacker’ın Kahvesi)” ye ait bir kafedir. Wacker’s Kaffee 1914 yılında Luise Wacker tarafından açılan bir kahve dükkânıdır. 100 yılı aşkın süredir de hizmet vermektedirler. Frankfurt’un merkezinde küçük bir dükkânı var. Hem kahve içip hem de kahve satın alabilirsiniz. Aynı zamanda birçok mekâna da kahve tedariği yapan bir firmadır. Bu kafe de Sachsenhausen tarafında, Schweizer Strasse’de bulunur. Buradaki yeri, biraz daha büyüktür. Oturma yeri daha fazladır. Kahvelerinin lezzeti, zaten harika… Kahvaltıları da güzel, doyurucu, lezzetli ve temiz. Orta düzeyde fiyatlara sahip ve çok pahalı değil.

https://goo.gl/maps/1iKHjfYPy9Zk5eQP6

Cafe & Bar Celona Frankfurt: Kafe Barcelona değil, “Kafe ve Bar Celona Frankfurt” adında bolca çeşide sahip bir kafedir. Frankfurt’un tam merkezinde bulunan St. Catherine's Church’un (Aziz Catherine Kilisesi’nin) arkasında, üç sokağın birleşiminde bulunan bu kafe bolca açık alana sahip bir yerdir. İç mekânı da çok güzel dekore edilmiş tipik bir Alman kafe tarzındadır. Kahvaltı tabağı çok zengin. Aynı tabak, iki kişilik veya üç kişilik olarak da hazırlanabiliyor. Kahvaltı haricinde farklı kültürlere ait yemekleri burada bulabilirsiniz. Deniz ürünlerinden Meksika Mutfağı’na, pizzadan makarnaya kadar çok sayıda yemekleri bulunmaktadır. Bu yerin, diğer Alman şehirlerinde de yeri olduğunu belirtmek isterim. Linki aşağıdadır:

https://goo.gl/maps/UY6kfyumzXM4iqym6

*

Yukarıda listelediğim bu yerler, bizim zevkimize hitap edenlerin en başından gelenlerindendir. Liste, tabii bu kadar değil. Frankfurt’ta çok sayıda kahvaltı veren yer var; fakat tüm mekânları buraya sığdırmak mümkün değil. Herkesin zevkini ve beklentisi de aynı olmadığı için bizim beğendiğimiz yerleri, belki bir başkası beğenmeyebilir. Dolayısıyla bu yerler, bizim beğenimize ve zevkimize göre oluşturulmuş bir liste.

Son olarak, şunu da belirtmek isterim ki; bu kafelerin hiçbirinde Türkiye’deki gibi çoğu yerde “filtre kahve” adı altında satılan hazır ve de suda eriyen kahveler yoktur. Her kahve, sipariş edildiği anda kahve çekirdeği öğütülür ve kahve, taze taze ikram edilir. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Pınar Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Yaşlı İzmitli - Ek olarak,

Frankfurt’un Türk nüfusu benim zamanında büyüktü.

Mutlaka dahada arttı son 30- 40 yılda.

Her Türk yeri temiz olmayabilir ama inanın,

İtalyan ve Fransız yerlerinde çalıştım zamanında.

Bizim elimize su dökemezler.

Bizden daha pisler ama İş yerinin yeri,

“La Maison du Pain” olunca, ilgi çekiyor tabi.

Fransız, italyan mutfağı bizimkinin yanında hiç kalır ama bizdeki yabancı hayranlığı çok.

Amerika’da dönerden tut, baklavaya kadar herseyi Yunanlılara kaptırmışız,

Geçen yıl bir “Food “ kanalında, Bulgarlar bile köfteye sahip çıktığını duydum ve kulaklarıma inanamadım. “ bu bir bulgar yapımıdır, adı da -Küfte- “ deyince kendimden geçtim.

Sizlere iyi kahvaltılar Pınar Hanım,

Saygılarımla…

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Eylül 21:10
01

Yaşlı İzmitli - Pınar hanım,

Yazılarınızı sondan başa severek okudum.

Çok iyi, yararlı bilgiler veriyorsunuz.

Bir kaç eleştirim olucak.

Polonya bugün diğer Doğu Avrupa ülkeleriyle birlikte, Avrupa topluluğunun en faşist ülkelerinden biri. EU kurallarına uymayı bırak, din, ve muhafazakar kurallarını tüm topluma uygulamaktan çekinmiyorlar. Orda da gerici kesim, Yargı sistemini ele geçirmiş ve Polonya’yı karanlık bir yola çekiyor.

Bu konuda hiç bir yorum yapmamanız, biraz hayal kırıklı.

Polonya şöyle güzel, böyle güzel.

Gerçekten güzel bir ülke ama her şeyi artı ve eksileri ile yazmak lazım.

Bir diğer eleştirim ise bu son yazınızla ilgili.

Frankfurt’ da kahvaltı yapılacak yerler.

Öyle biz yazmışsınız ki, sanki İzmit ‘den Frankfurt’a büyük bir turist akını var! Bazıları belki bunlardan faydalanır.!

Üstelik verdiğiniz yerlerin hepsi Fransız, İtalyan, Alman..

Anlıyorum, Türk olması gerekmiyor ama bu kadar yabancı hayranlığı da biraz aşırı bence.

Çok uzun yıllar önce, Frankfurt’ da 2 yıldan fazla kaldım. En sevdiğim yerlerden biridir.

Frankfurt Hauptbahnhof istasyonunda, büyük bir kafeterya vardı. En iyi kahvaltıyı ben orda yapıyordum. Ucuz ve kaliteli bir yerdi benim zamanımda.

Tabi şimdiki gençlerin damak tadı daha başka.

Amerika’ ya göç ettikten sonra, kahvaltım :

Çay, beyaz peynir, zeytin, yumurta, reçel ve bazende Türk sucuğu.

En özlediğim taze simit. Türk marketinde dondurulmuş olanları var ama ayni yeri tutmuyor.

Saygılar,

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Eylül 19:53


Anket İzmit Yürüyüş Yolu yıl sonunda bitecek mi?