Çiçek

Hayat kelimesi dilimize Arapça’dan gelen, çok kısa ve basit bir kelime. İngilizce’de life, Almanca’da Leben, İspanyolca’da vida kelimeleriyle aynı anlama sahip olan ve tüm dillerde farklı harflerin dansıyla oluşan bir kelime bu, aynı tüm diğer kelimeler gibi. Canlı olma haline, yaşamaya, yaşama hayat deriz biz. Bu beş harflik oldukça kısa kelime, insanoğlunun konuştuğu her dilde sıkça kullanılan fakat bence pek anlaşılamayan bir kelime. Sizce hayat ne demek?

Bir kelimenin anlamını bilmek ile bu kelimenin anlamını anlamak, fark etmek arasında büyük bir fark olduğunu düşünüyorum. İnsan denilen her oluşum ağaç denilen varlığın ne demek olduğunu bilir, ama onun anlamını anlayabilir mi? Her insan ağaç dendiğinde bu varlığın toprağın derinlerine kök salan, dalları olan uzun ömürlü bir bitki olduğunu söyleyebilir. Ama o ağacın gölgesinde oturmanın, hafif bir meltemle sallanan yapraklarını dinlemenin, kendi gövden sana ağır geldiğinde onu bir ağacın gövdesine yaslamanın huzurunu çok fazla kişi anlayamaz, bilemez, anlatamaz.

Bir kişi müziğin ne olduğunu bilecek kadar düşünebilirken, müziğin gerçekten ne ifade ettiğini bilebilir mi? Müziğin notalardan ve sözlerden oluştuğunu herkes bilebilirken, o sözleri kim gerçekten hissedebilir? Notaların sadece kâğıt üstünde duran varlıklar olmadıklarını kim anlar? Onlar aslında o kâğıdın üstünde bazen vals yapar, bazen koşar, hoplar ve zıplar. Ama bunu herkes göremez. Müzik kelimesinin ne demek olduğunu bilmek, onu anlamaya yetmez.

Bir çiçeğin çiçek olduğunu anlamak onun güzel kokusunu içine çekebilmek için yeterli değildir. Bir kitabın sadece konusunu okumakla o kitabın içerisindeki güzel cümlelerin hepsini okumak arasında dağlar kadar fark vardır.

Bu durum hayat kelimesi için de aynı şekilde geçerlidir. Hayatın kelime anlamını bilmek onu yaşamaya yetmez. Eğer yetseydi, yaşam dünyadaki en kolay elde edilen varlık olurdu.

Bir insan çocukluğunda da öğrenebilir yaşamayı, “yaşadığı” son günlerde de. Fark eden bir durum değildir bu. Bir insanın bu dünyada geçirdiği süreye bakarak “çok yaşamış” diyemeyiz. Öyle ki bu dünyaya adım atıp doksan yaşında buradan ayrılmış olan insanlar için her daim çok yaşamış deriz ama bu insanın daha önce hiç deniz görüp görmediğini sorgulamayız. Bu kişi hiç hissederek dans etmiş mi, sevdiği bir şeyi doya doya yapmış mı, kendini gerçekten üzgün ya da gerçekten mutlu hissetmiş mi yoksa hep aralıklardan mı izlemiş dünyayı, merak etmiş mi varlıkları, konfor alanının dışına çıkmış mı, yoksa perdelerin arasından mı gözlemlemiş üstünde gezindiği ateş topunu…

Çoğu insan hayatı doğumundan öldüğü zamana kadar burada, dünyada geçirdiğin zaman aralığı olarak tanımlar. Ama aslında bazılarının hayatı ancak elli yaşında başlayabilir. Bazılarının hayatı ise hiç başlamadan biter.

Sevmek, müzik dinlemek, şiir okumak, bir matematik işlemini yapmak, keşiflerde bulunmak, meraklı olmak, dilek dilemek, bir ağaca yaslandığında huzur duymaktır yaşam. En azından benim hayat denildiğinde aklıma bunlar geliyor. Hayatın sadece bir zaman dilimi olarak adlandırılması bence çok yanlış. Bir çiçeğin kokusunu duymadan, güzelliğini görmeden yalnızca orada durduğunu bilmek ne işimize yarar ki? Çiçek bir zaman sonra yapraklarını döker, solar ama onun kokusunun hoşluğu, renginin güzelliği her zaman aklınızın bir köşesinde kalır.

İşte yaşamak da aynı böyle…

YAĞMUR UĞUZLUOĞLU

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yağmur Uğuzluoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmit Yürüyüş Yolu yıl sonunda bitecek mi?