Her gün yeni bir “şeriat çığlığı”!

Düğmeye bastılar, “şeriat takvimi”ni işletmeye başladılar.

Diyanet İşleri Başkanlığı koltuğunda oturan zat;

Sırtında altın sarılı cüppe…

Elinde kılıç…

Kafasında sarık…

Altında ne bileyim kaç milyonluk lüks araba…

Emrinde 12 milyar liralık bütçe…

Her gün fetva veriyor.

Yaşamımızı aklınca “Osmanlı döneminin zırvalamalarına” ve “şeriat kurallarına” göre düzenlemeye çalışıyor.

Tabii, o zat “ülkemize şeriat getirme projesi”nin bir piyonu.

Şeriat amacına hizmet ettirilen, kullanılan bir kimse…

Kılıcınla Ayasofya Camii’nin minberine çık, Atatürk’e lanet oku, okuyor…

Yargıtay binasının ve yeni adli yılın açılışına katıl, Arapça bir konuşma yap, törene katılanlara Fatiha okut, talimat derhal yerine getiriliyor…

Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Subay ve Astsubay Öğrencileri Mezuniyet Töreni’ne katıl, konuşma yap, talimat aynen uygulanıyor.

Tören tören değil, adeta bir “tarikat ayini”!

Kürsüde Ali Erbaş, ayin başlıyor.

“Ya Rabbim, milletimizin medar-ı iftiharı şanlı ordumuzun subaylarının ve astsubaylarının mezuniyet töreninde ellerimizi Senin için kaldırdık, dua ediyoruz, bu merasimimizi hayırlı eyle Allah’ım. Mehmetçiğimizi her daim mansur ve muzaffer eyle Allah’ım. Ya Rabbel alemin, vatanımızın çeşitli yerlerinde görev yapacak ve görev yapmakta olan askerlerimizi muvaffak eyle Allah’ım.

Allah’ım askerlerimizin tutmuş oldukları nöbetleri nafile ibadet olarak kabul eyle. Ordumuzu her türlü kazalardan, belalardan, görünür görünmez felaketlerden muhafaza eyle Allah’ım. Düşmanlarımızı ‘Ya Kahhar’ isminin tecellisiyle kahr-u perişan eyle Allah’ım. Milletimizi, devletimizi ilelebet payidar eyle Allah’ım.”

Devam edelim!

Ali Erbaş, bir süre önce “sosyal medya” ile ilgili de fetva verdi.

Haa, bu arada devlet protokolünde 28 sıra birden atlatılarak 40’ıncı sıradan 12’inci sıraya yükseltildi, bunu da unutmayalım.

Genelkurmay Başkanlığı’ndan bile önde…

Ali Erbaş’ın “sosyal medya fetvası” şöyle:

"Sanal ve dijital dünyadan taşarak gerçek hayatı etkisi altına alan bu durum, dinin fert ve toplum düzleminde hedeflediği ahlaki ilke, değer ve erdemlerden uzaklaşmaya sebebiyet verebilmektedir. Bu itibarla, sosyal medyanın kullanımıyla alakalı hukuki çerçeveyi belirleyecek yasal bir mekanizmanın ihdası ve güçlü bir bilincin inşası, ötelenemez bir zorunluluk olarak karşımızda durmaktadır."

Gördüğünüz gibi…

Önce fetva, sonra yasal düzenleme.

“Yasal düzenleme gelecek, sakın karşı çıkmayın” uyarısı…

Ve Ali Erbaş son fetvasını 18. İmam Hatipliler Kurultayı’nda verdi:

“İnanç, sokakta, mahallede, şehirde olmasın insanın içinde olsun gibi bir anlayış var. İnsanla Allah arasında olsun, evine, ticaretine, siyasetine, adaletine, yargısına yansımasın… Görüyorsunuz, ortalığı ayağa kaldırıyorlar. İnançtan ayıklansın oralar adeta. Bu düşünce, insanlığı bu noktaya getirmekte.”

Şu kafaya bakar mısınız?

Bu kafa, tam bir “şeriat kafası”!

“Din ve inanç, insanla Allah arasındadır” kuralını kabul etmiyor.

“Din; ticarette de, siyasette de, adalette de, yargıda da, yaşamın her alanında olmalıdır” diretmesinde bulunuyor.

Neymiş?

Din, yaşamın her alanında olmadığı için insanlık bu hale gelmiş.

Şeriatla, dini kurallarla yönetilen ülkelerde; din yaşamın her alanında…

Bakın, ne haldeler!

Hepsi, sürünüyor.

Hepsi, sefilleri oynuyor.

İşte çevremizdeki örnekler…

Suriye, Irak, Libya, Afganistan…

Hatta bütün İslam ülkelerini say.

Suudi Arabistan’ı da dahil et.

Bakmayın siz Suudi Arabistan’a, Suud ailesinin keyfi yerinde, halk sefilleri oynuyor.

“Türkiye’yi bu kafayla nereye sürüklemek istiyorlar?” diye sormuyorum…

Türkiye’yi sürüklemek istedikleri hedef belli.

Türkiye’yi; Ortadoğu bataklığına ve Ortaçağ karanlığına sürüklüyorlar.

Bunu da, Türkiye’yi “cahillik ve yoksulluk kıskacına” alarak yapacaklar.

Müslümanlıkta, “din adamı” diye bir kavram var mı?

Yok.

Dinimizde, ruhban yani “din adamı sınıfı” yok.

O halde Diyanet İşleri Başkanı da kim oluyor?

Diyanet İşleri Başkanı’nın ticarette, siyasette, adalette ve benim yaşamımda ne işi var?

İkide bir fetva veriyor…

Ne haddine!

Ve dinden para kazanıyorlar…

Helal mi, haram mı bu para, önce bunu sorgulasın!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

İzmi̇tli̇ - ALİ ERBAŞIN ALLAH BELASINI VERSİN İNŞAALLAH.DİN DEVLETİYLE YÖNETİM İSTİYORSA ARABİSTANA GİTSİN.AFGANİSTANA GİTSİN,ZATEN CB DEYİMİYLE FİKİRLERİ UYUŞUYOR.AMA GİTMEZLER İLK GİTTİKLERİ YER BATI DIR.CÜBBELİDE BURDA FAKİR HALKTAN ALDIKLARIYLA KÖR GÖZÜYLE İTALYAN ADALARINDA JET SKİ YE BİNİYORDU.

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 08 Eylül 15:36
02

Müslüman - askerler için ne güzel dua etmiş ne var bunda ?

Yanıtla . 12Beğen . 3Beğenme 08 Eylül 08:34
01

Abc - Keşke yunan galip gelseydi diyen fesliyi inadına 9 kasımda ziyaret etmişti. Bunlar beyhude çırpınışlar. 1ü0 sene önce başaramadılar şimdide başaramayacaklar. Türkiye orta doğu çöplüğüne dönmeyecek. Gerçekten çok güzel günler görecek bu ülkenin evlatları.

Yanıtla . 11Beğen . 11Beğenme 08 Eylül 06:51


Anket İzmit Yürüyüş Yolu yıl sonunda bitecek mi?