41 yıl sonra, 12 Eylül 1980 darbesine bakış…

Yakın tarihimizin en önemli olaylarından biri “12 Eylül 1980 Askeri Darbesi”dir.

Tarihte yaşanan hiçbir olay kendiliğinden oluşmaz. Her olayın “nedenleri” vardır.

1970’li yıllardan itibaren, Türkiye’de ekonomik, siyasal ve toplumsal olaylar yaşandı.

Özellikle 1978’den sonra yaşanan siyasi istikrarsızlık ve faili meçhul cinayetler 12 Eylül 1980 darbesinin altyapısını ve gerekçelerini oluşturdu.

Ancak, bunlardan da öte, Türkiye’nin “EKONOMİK DÜZENİ” küresel ekonomik düzenin dışındaydı ve ABD başta olmak üzere küresel efendileri rahatsız ediyordu!

Kamu İktisadi İşletmeleri-KİT’lerin özelleştirilmesi ve “küresel ekonomik düzene uyum” isteniyordu!

Siyasette TİP ve CHP’nin ve giderek güçlenen sendikal ve demokratik kitle örgütlerinin bu konudaki yaklaşımları küresel düzene uyuma karşıydı!

1978 ve sonraki yıllarda ard arda “Faili Meçhul Siyasi Cinayetler” yaşanmaya başladı! Siyasi yelpazenin her yanından birçok insanın canına kıyıldı.

1978 Eylül ayında “Sivas Olayları” ile 1000’den fazla işyeri ve bina tahrip edildi, 12 kişi yaşamını yitirdi.

9 Ekim 1978’de Ankara’da 6 TİP üyesi genç katledildi.

Aralık 1978’de Kahramanmaraş olaylarında 197 kişinin canına kıyıldı.

1980 Mayıs-Temmuz arasında Çorum Olayları’nda 57 kişi katledildi.

Bu arada, Demirel Başkanlığı’ndaki hükümet, “24 Ocak Ekonomik İstikrar Önlemleri” paketini açıkladı.

Paket, Türkiye’nin ekonomik düzenini “KÜRESEL DÜZENE UYGUN” hale getirmenin altyapısıydı! DPT-Devlet Planlama Teşkilatı başkanı Turgut Özal, bu paketin “TEKNİSYENİ” olduğunu söylüyordu!

Ancak: TİP, CHP, DİSK ve Demokratik Kitle Örgütleri bu pakete karşıydı ve paketin uygulanması mümkün değildi!

Faili meçhul cinayetlerin yanı sıra Cumhurbaşkanlığı seçimi krizi ile, bir generalin açıkça ifade ettiği gibi “Darbenin koşulları oluşmuştu!”

12 Eylül Askeri Darbesi’nin “kardeş kavgasına son vermek” gerekçesiyle yapıldığı açıklanıyordu. Ama bu darbe sonucu siyasi yelpazenin her yanından binlerce siyasetçi, sendikacı, gazeteci, öğretim üyesi ve Demokratik Kitle Örgütü yöneticileri tutuklandı.

Yargısız infazlar yapıldı!

Günahsız insanlar idam edildi.

Cunta’nın Bülent Ulusu başkanlığındaki hükümetinde Turgut Özal, “Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı” oldu!

Yeniden demokratik düzene geçildiğinde ise Başbakan olarak, yeni ekonomik düzeni uygulamaya başladı!

KİT’ler, yok pahasına satıldı.

İşsizlik sorunu hızla büyümeye başladı.

Dış ülkelerden lüks mallar kolaylıkla ülkemize girmeye başladı.

Dış ticaret serbestleştirildi.

Tarım ürünlerine desteklemeler sınırlandı!

Türk parasının değeri hızla düşmeye başladı.

Ve, geldik bugünlere…

Artık “ULUSAL VARLIKLARIMIZ” yok!

“Bizim” sandığımız pek çok firma ve ürün yabancıların elinde.

Dış borçlarımızın faizini ödemek için yeniden borç arıyoruz!

İşsizlik, hayat pahalılığı, yoksulluk ve hepsinden önemlisi “ADALETE HASRET” korku ve kaygılar içinde yaşıyoruz!

Ama, toplumun çoğunluğu bu acı gerçeklerin farkında değil!

Yani, deyim yerindeyse;

“Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete!”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder

# chp

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmit Yürüyüş Yolu yıl sonunda bitecek mi?