Türkiye ve diğer İslam ülkeleri ne kadar “İslami”?

İslam dini ve Müslümanlık, bugünlerde dünya ve Türkiye kamuoyunun gündeminde.

Bir taraftan emperyalist ABD, “İşte İslam’ın hali” deyip “Afganistan’daki Taliban yaşam biçimini” dünyanın gözüne gözüne sokuyor…

Diğer taraftan bizde Diyanet İşleri Başkanlığı koltuğunda oturan “saray güdümlü zat”, sanki Türk halkına Müslümanlığı yeniden öğretiyormuş gibi her gün abuk sabuk fetvalar veriyor.

Sokakta, mahallede, şehirde, evde, ticarette, siyasette ve yargıda; şu dini kuralları uygulayarak yaşayın!

Yani demek istiyor ki, “Laikliği bırakın, toplumsal düzeni sağlamak için çıkarılan yasa ve yönetmelikleri rafa kaldırın, insanlara 1400 yıl önce uygulanan kurallarla yaşayın!”

Oysa dinlerin toplumları disipline edemediği, bu nedenle her toplumda ayrıca “hukuk sistemi” kurulduğu bir gerçek.

Kaldı ki, İslam ülkelerinin hiç biri “İslami değerlere göre” yönetilmiyor.

“İslamilik endeksi” esas alındığında, görüyoruz ki, çoğu Hıristiyan ülkesi İslam ülkelerinden daha İslami.

Bugün bunu anlatmaya çalışacağım.

İslamilik Endeksi” nedir?

Önce işin bu püf noktası üzerinde duralım!

“İslamilik Endeksi”, nasıl oluşturuldu?

ABD’deki George Washington Üniversitesi’nden iki Müslüman akademisyen Şeherazade Rahman ve Hüseyin Askari, 2010 yılında, “İslam ülkeleri ne kadar İslami?” başlıklı bir araştırma yayınladı.

Araştırmada, İslami İşbirliği Teşkilatı’na üye ülkelerin, “İslami öğretilere uygun” politikalar izleyip izlemediklerini bulmaya çalıştılar.

Daha sonra bu çalışmayı kurdukları “İslamilik Vakfı” aracılığıyla her yıl yaptılar.

Müslüman olmayan ülkeleri de araştırmaya dahil ettiler, “İslamilikEndeksi”ni açıklamaya başladılar.

Müslüman olmayan ülkelerin, “İslamilikEndeksi”ni belirlemeye dahil edilmesi, inanılmaz çarpıcı sonuçlar çıkardı ortaya.

İslam dünyasının, İslam dünyasına yön verdiği iddiasında bulunanların kafaları allak bullak oldu.

O ana kadar kendi dünyasında yaşayan Müslüman ülkeler, Müslüman olmayan ülkelerin “İslamilikEndeksi”nde en üst sıralarda bulunduğunu gördüklerinde “şok” yaşadılar.

Tabii, İslam ülkelerinde yaşayanların, yıllarca “İslam”la nasıl aldatıldıkları da bu vesileyle ortaya çıktı.

Araştırmalar ne diyor?

Size bu yazımda son iki “İslamilikEndeksi”nden söz edeceğim.                     

2018 araştırmasında 153 ülke yer alıyor.

2017’de olduğu gibi 2018 “İslamilikEndeksi”nde de Yeni Zelanda, en yüksek puanı aldı.

İlk 10’da hiçbir İslam ülkesi yok.

Bırakın ilk 10’u, ilk 40’ta bir tane dahi İslam ülkesi bulunmuyor.

İlk 20’de, Kuzey Avrupa ülkeleri haricinde, Malta ve Japonya yer alıyor.

Dünyada, Müslüman olmadığı halde “İslamilik Endeksi” en yüksek 10 ülke şöyle:

1-YENİ ZELANDA

2-İSVEÇ

3-HOLLANDA

4-İZLANDA

5-İSVİÇRE

6-İRLANDA

7-DANİMARKA

8-KANADA

9-AVUSTRALYA

10-NORVEÇ

Ülkeler, hangi kriterler esas alınarak değerlendirildi?

Bizde “Müslümanlık” denince, hemen akla ezberletilen “İslam’ın 5 şartı” gelir ya…

Şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek ve hacca gitmek…

Acaba kriterler arasında bunlar da var mı?

Yok!

Bunlar, “kişisel ibadet” olarak kabul ediliyor.

Çalışmada; Kuran-ı Kerim’deki ilgili ayetler ile Hz. Muhammed’in yaşamı, uygulamaları ve sözleri, “İslami öğretilere bağlılığın referansı” olarak kabul edilmiş.

Ülkeler; çeşitli göstergeler esas alınarak, “ekonomi”, “hukuk ve yönetişim”, “insan hakları ve siyasi haklar”, “uluslararası ilişkiler” bakımından; “İslami kriterlere ne kadar uyumluluk gösteriyor”, “ne kadar İslami yaşıyor”, araştırılmış.

Burada ülkelerin Müslüman olması veya olmaması dikkate alınmamış.

Şu kriterlere bakılmış:

*Hukuksal bütünlük.

*Hukukun üstünlüğü.

*Yolsuzluğun önlenmesi.

*Mülkiyet hakkının güvenliği.

*Hesap verebilirlik.

*İnsan hakları.

*Siyasi haklar.

*Sosyal refah.

*Sosyal sermaye.

*Kişisel özgürlük.

*Eğitime erişim.

* Kadın hakları.

*Medeni haklar.

* Sağlık hizmetlerine erişim.

*Demokrasi düzeyi.

Bütün bu kriterlerin İslami öğretilerle birebir ilişkisi araştırılmış ve not verilmiş.

Türkiye, “en İslami ülkeler” sıralamasında bakın kaçıncı?

Başlığı okuyunca, aranızdan “En İslami ülke biziz… Bizden daha İslami bir ülke olamaz” diyen, bilmem çıkar mı?

Böyle düşünenler, haksız da sayılmaz.

Baksanıza, son yıllarda iyice “dini bütün” bir millet haline geldik.

Dini “Allah ile kul arasında” olmaktan çıkardık, siyasallaştırdık ve de ticarileştirdik.

“Rant aracı” haline getirdik…

Evet, İslam’da Allah ile kul arasında “aracı” yoktur.

Bir Müslüman, Allah’a ibadet etmek için “aracıya” ihtiyaç duymaz.

Ama gelgelelim, Türkiye’de “aracısız Allah’a ibadet etmek”, hemen hemen olanaksız hale getirildi.

Aracılar girdi araya.

Siyasetin ve ticaretin egemen güçleri…

Dinimiz, onlardan sorulur oldu.

Siyaset ve ticaret yaparken, çıkar uğruna, dini hep ön planda tuttular, tutmaya devam ediyorlar.

Sanki onlardan önce ülkemizde Müslümanlık yoktu da, onlar geldi, onların sayesinde İslam ülkesi olduk…

Böyle algı yarattılar.

İslam’ı, toplumsal yaşamın başköşesine koydular.

İnsanları, sadece kıldıkları namaz ve tuttukları oruçla değerlendirmeye kalktılar.

İmam hatip okulu veya ilahiyat fakültesi çıkışlı olmak, çok sayıda umre ve hacca gitmek, sıkça cami ve iftar yemeklerinde görünmek; işe yerleştirmelerde ve ihale dağıtmalarda “önemli kıstaslar” oldu.

Devlet yönetiminde, en fazla bütçe Diyanet İşleri Başkanlığı’na verilir hale geldi.

Bilimsel eğitimi bir tarafa bıraktık, binlerce imam hatip ortaokulu ve lisesi açtık.

Dini derneklere, dini vakıflara ve cemaatlere; devlet kaynaklarından akıl almaz olanaklar sağladık.

Laik bir ülkeyiz, devletimizin başında “İslam” sözcüğü yok, yani “İslam Cumhuriyeti” değiliz, ama alınan kararlar ve uygulamalar pratikte “din devletinin özüne” daha uygun.

İyi de, ülkeyi yönetenlerin bütün bu çabasına rağmen, Türkiye,“en İslami ülkeler” arasında mı?

Diğer İslam ülkelerinin, “en İslami ülkeler” sıralamasında, yerleri ne?

İlk 50’de sadece 4 Müslüman ülke var

Fazla uzatmadan yazayım, o 4 ülkeden biri Türkiye değil.

Türkiye, daha gerilerde…

“İslamilikEndeksi”nde ilk 50 arasına; Birleşik Arap Emirlikleri (45’inci), Arnavutluk (46’ıncı), Malezya (47’inci) ve Katar (48’inci) girmiş.

Diğer bazı İslam ülkelerinin sıralaması ise şöyle:

*ENDONEZYA- 64’üncü…

*SUUDİ ARABİSTAN- 85’inci…

*İRAN- 125’inci…

*MISIR- 137’inci…

*SUDAN- 152’inci…

*YEMEN-153’üncü…

Türkiye, kaçıncı sırada?

Evet, “en Müslüman ülke” geçinen Türkiye, “İslamilikEndeksi”nde acaba kaçıncı sırada?

“İslamilik Endeksi”, 4 farklı endeksin bileşiminden oluşuyor.

Bunlar…

*Ekonomi…

*Hukuk ve yönetişim…

*İnsan hakları ve siyasal haklar…

*Uluslararası ilişkiler…

Türkiye’nin “İslamilikte” en güçlü olduğu alan, ekonomi!

Ekonomi endeksinde, 70’inci sırada…

En zayıf olduğu “uluslararası ilişkilerde” ise 153 ülke arasında 148’inci sırada.

İnsan hakları ve siyasi haklar sıralamasında, Türkiye listede 100’üncü sırada bulunuyor.

Türkiye, genel endekste ise 95’inci sırada.

153 ülke arasında 95’inci…

Yani “İslamilikEndeksi”ne göre, notumuz kötü!

Bu değerlendirme, 2018 yılına ait.

2020 değerlendirmesinde ise Türkiye 100’üncü sırada.

İki yılda 95’inci sıradan 100’üncü sıraya düştü.

Diğer bazı ülkelerin 2020 sıralaması ise şöyle:

1-Yeni Zelanda

2-İsveç

3-Hollanda

9-Kanada

11-Almanya

15-İngiltere

16-Japonya

23-Fransa

26-ABD

29-İtalya

41-Yunanistan

42-İsrail

51-Katar

57-Ermenistan

93-Suudi Arabistan

Sonuçta şöyle bir şey çıkıyor ortaya

İslam ülkeleri, “İslam’ın özü” çerçevesinde yaşamıyor.

İslam’ın özüne, “Müslüman olmayan ülkeler” daha çok uyuyor.

İşte bunun sonucu olarak, “en İslami ülkeler” sıralamasında, Müslüman olmayan ülkeler var.

Bu araştırmayı, başta Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş olmak üzere “Müslümanlığı kimseye bırakmayan” ülkemiz yöneticileri, iyice incelemeli.

Halimiz nicedir, görmeli.

Sadece “namaz kılıp, oruç tutarak” Müslüman olunamayacağını, anlamalı.

Bırakalım isteyen kişisel ibadetini yapsın, asıl sen ülkeyi“İslam’ın özüne uygun” yönetiyor musun, önemli olan bu!

“Hukukun üstünlüğünde” neredesin?

“İnsan haklarında” neredesin?

“Sosyal refahta” neredesin?

“Kişisel özgürlüklerde” neredesin?

“Demokrasi düzeyinde” neredesin?

“Hesap verebilirlikte” neredesin?

“Yolsuzluğu önlemede” neredesin?

“Mülkiyet hakkı güvenliğinde” neredesin?

Bunlara bak sen!

Yazımı Türk kökenli Mısırlı âlim Muhammed Abduh’un o çok bilinen sözüyle bitiriyorum:

“Batı’ya gittim, İslam’ı gördüm, ama Müslüman yoktu. Doğu’ya döndüm, Müslümanları gördüm, ama İslam yoktu.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Badem - Yok aslında birbirimizden farkımız ama biz Osmanlı bankasıyız."" Türkiye'nin Taliban inancıyla alakalı ters bir yanı yok""

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Eylül 11:38
01

Adem X. - Yazı güzellllll.

Yani İslamda,dinde sıkıntı yok.

sıkıntı son 100-150- yıllık Sömürgeci haçlı batının misyoner piyonları, devşirme uşakları ile

sonuç bu.

Ceddim,Atam,Dedem Ahlaklı,vicdanli,insaflı mümin müslüman idi.

Seninkini bilmem.

İneğe Tapan,Budayı kutsayan hindulardan biraz farklı ingiliz uygulaması ile;

ALLAHSIZ sistemin Tarif ettiği Allah,Kitap,Peyganber ile ..

İSLAMilik endexi mi ölçülürmüş.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Eylül 10:26
03

kemal kayar - @Adem X. 01 nolu yoruma cevabı: Bu yazıyı okuduktan sonra , böyle bir cevap yazabilmek için gerçekten zeka seviyesinde sorun olması lazım. Allah yardımcın olsun.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 14 Eylül 13:07


Anket İzmit Yürüyüş Yolu yıl sonunda bitecek mi?