Diyanet…

İnsanlarımızın aydınlatılmaya muhtaç yönetim sorunları varken, Diyanet (!) İşleri Başkanı, bu günlerde kanımca söyledikleri değil, söylettirildiği sözlerle gündeme geldi.  

Görevlilerin uyarılması gereken, kamuoyuna yansımış, gün ışığına çıkmış dağlar gibi olumsuz “ Dinen caiz” olduğunu nasıl izah edecekleri neye dayandırdıkları merak edilen davranışlar var.    

Helal, haram çizgisinin  özellikle yönetmek mevkiinde olanlar için  nerede başlayıp nerede bittiğinin belirsizliği sorunu var.   

Kişilerin bir takım oluşumlar içerisinde kendine göre uygulamalarla din anlayışının birbirine karışmış, farklılaşmış olması  var.  

İnsanlarda eşitlik  konusunda insanca yaşama umutlarının boşa gidişi endişesi var. 

Varlığın temeli adalet konusunda, yapılan kamuoyu araştırmalarında adalete olan güvenin giderek azaldığına dair sorun var. 

Peygamber ocağı ordu içerisinde yapılanmalar, operasyonlar organizasyonlar var. 

Gündeme bu saydıklarımızla birlikte oturmuş, Milli, İktisadi ve yaşamsal nitelikte sorunlar varken; istediği konuda konuşup ahkam kesiyor, ama yukarıda saydıklarımıza sıra gelince ses vermiyor.  Tarikat, Cemaat ve benzeri oluşumların devlet içinde yapılanmalarının dini bakımdan değerlendirmesini yaparak konumları ve bulundukları hal hakkında tek kelime etmiyor… 

Diyanet İşleri Başkanlığının konumu, yasalarla belli.  Kuruluşundan günümüze kadar konumu, teamülleri ve ananeleriyle bilinen bir kurum. Şimdi birden bire ortaya atılıp böyle bir çıkış yapmaya neden gerek gördü? 

Bir televizyon kanalında yorumcunun şöyle bir sözüne tanık oldum. Yorumcu benzer bir  ifadeyle,  Diyanet İşleri Başkanı bu günlerde biraz geri plana çekilmeye özen gösterse Sayın Cumhurbaşkanını da rahatlatmış olur kanısındayım dedi.  Diyanet İşleri Başkanı durup dururken, sırtı bir yerlerden sıvazlanıp yol verilip  ortaya  sürülmeden,  hangi konularda konuşacağı  kendisine bildirilmeden konuşacak durumda  değil. Çünkü makamı iki dudağın arasında bir kişinin imzasında… 

Birilerinin bu sözleri sarf etmesi halinde, toplumda meydana  gelebilecek tepkileri ölçmek maksadı ile yapılan bir yoklama yöntemi olabilir. 

Birilerinin kafa yapısında olmasına rağmen bugüne kadar söyleyemediklerinin kabulünü sağlamak ve gerçekleştirmek için alıştırma yöntemi olabilir. 

Birileri, düşüş gösteren siyasi potansiyeline yükseliş ivmesi kazandırabilmek için; Söylemek istediklerini söylettirip, onda  sonra da vay sen bunları nasıl söylersin diyerek kendisini görevden alabilir. Bu surette  ülkenin laik, demokratik, sosyal hukuk  devleti hassasiyeti  olan insanlarına mesaj vererek onları tekrar yanın  çekmek yolunda kurgulanmış senaryo olabilir… 

 Bütün söylediklerimi  özetleyen, daha önce de paylaştığım bir fıkrayı burada yeniden paylaşmakta yarar  var. 

Adamın biri, tarlasında bir çift öküzü ile çift sürüyormuş. 

Çifte koştuğu öküzlerden birisi yaşlı ötekisi gençmiş. 

Bir zaman sonra genç öküz birden bire yere yatıvermiş, kalkmıyor. 

Durumu gören, işi sekteye uğrayan çiftçi,  elindeki  sopayla  yere yatan genç öküzü değil de yaşlı öküzü  dövüyormuş. 

O sırada yoldan geçen birisi  durumu görmüş ve sormuş,  ağa ne yapıyon? 

Görmüyon mu  öküz yattı onu  kaldırmaya uğraşıyom. 

Ağa , ben bu işten bi şey ağnamadım.  Genç  öküz yatmış kalkmıyor, sen  genç öküzü değil de habire  yaşlı öküzü   döğüyon. 

Sen bilmen komşu demiş.  O yaşlı öküz  kaş göz etmeseydi, genç öküz yatmazdı… 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Raif Kandemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmit Yürüyüş Yolu yıl sonunda bitecek mi?