Ucuz ölümler!..

Osmanlı Devleti’nde 16. Yüzyıla kadar “AKIL ve BİLİM” egemen olmuş.

Bunun somut bir kanıtı, 1426-1443 yılları arasında yapılan Uzunköprü olmalı. Bu köprü, yüzyıllardır ayakta. En son 1963’de bakım ve onarım görmüş. Müslihittin adlı Baş mimar ile Mimar Mehmet’in eseri.

Uzunköprü,  Anadolu ile Balkanları birbirine bağlayan köprüdür. Köprü yapıldıktan sonra bir de yerleşim düzeni kurulmuş.

Uzunköprü İlçemizin adı bu köprüden geliyor.

Köprünün uzunluğu 1392 metre. 174 kemeri var.

NEDEN?

Çünkü bir nehir ve düz bir alanda kurulu. Mimarlar, yoğun yağışlarla köprünün genişlediğini ve o düz alanda yayıldığını görmüşler. Uzun ve su geçişlerinin sağlanabildiği bir köprü gerektiğini 600 yıl önce görebilmişler!

Oysa, 21. Yüzyılda bugün, nehir çevrelerinde yapılan binalar sel sularına kapılıyor, insanlarımız yok yere ölüyorlar!

SUÇ ve GÜNAH kimin?,

Mimarların, Şehir Plancılarının mı?

Hayır!

Konunun uzmanlarını adam yerine koyan bir SİYASİ İRADE var mı?

Meslek Odaları ile kavgalı, onlara söz hakkı tanımayan, yalnızca birilerinin kahrolası MADDİ ÇIKARLARI uğruna şehirleri ve insanları sel felaketlerinin kurbanı eden siyaset bezirganları egemen!

Ne AKIL ne de BİLİM umurlarında değil!

Felaketler yaşanınca da; “Biz kadere inanırız, kadere inanmayan bizden değil” diye laf ebeliği yapıyor, vatandaşı salak sanıyorlar!

Yaradan; “Ovalardan beslenin, yükseklerde oturun” diyor!

Oysa bu ülkede ovalar, bereketli tarım alanları ve ormanlar maddi çıkarlar uğruna yok ediliyor.

Birileri kolay para kazansın diye her yerde HES (Hidroelektrik Santralleri) kuruluyor. Ve doğa tahrip ediliyor!

Köylünün bağı bahçesi kuruyor, hayvanları susuz kalıyor!

Toprağına sahip çıkan köylünün karşısına hoyratça Jandarma gücü gönderiliyor!

“ÖNCE ALTYAPI” ve bilim ve teknolojinin ışığında “KENTLEŞME” ilkesi ayaklar altında!

Siz, ormanların doğal yapısını birilerinin kör olası çıkarları için maden ocakları ile bozarsanız, her yağışta biraz daha toprak kaybederek HEYELAN oluşumuna ve sel felaketlerine çanak tutarsınız!

Yalnızca sel felaketleri mi yaşıyoruz?

“Trafik canavarı” diye uydurduğumuz “Trafik Cinayetleri” yok mu?

Şehirlerarası yolcu taşıyan otobüsleri ve şoförlerini gerçek anlamıyla denetliyorlar mı?

Şoförler uykusuz, yorgun ve perişan!

Otobüsler bakımsız!

Firmalar SORUMSUZ!

Bu ülkede yeni yapılan kara yolları, demiryolları çöküyor!

İNSANLAR ÖLÜYOR İNSANLAR!

Bu insanların katilleri hesap vermiyor!

Bakımı bir yıl önce yapılan Trabzon Havaalanı pisti çöküyor!

Hesap soran var mı?

8 yaşındaki bir çocuk, otelin havuzunda ölüyor!

Yolda yürürken başına tabela düşen kadın ölüyor!

Denizde yüzerken, bir görgüsüz sonradan görmenin sürat teknesiyle çarptığı kadın ölüyor!

Daha nice “AKIL DIŞI” nedenlerle İNSANLAR ÖLÜYOR!

Ölüm bu kadar UCUZ olursa, böyle bir ülkede “İNSANCA BİR YAŞAM” olduğu söylenebilir mi?

AKLI olan düşünsün!..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?