Devlet’in dini adalet midir?

Son zamanlarda iki farklı yaklaşım var;

Kimilerine göre Devlet yönetimi dini esaslara göre yapılmalı. Yani Şeriat düzeni ile.

İkinci görüş ise, “Devlet’in dini olmaz, devletin dini adalettir” diyor ve gerekçesini şöyle açıklıyor;

-         Devlet adaletli olmalı, vatandaşlar diledikleri inancı özgürce yaşayabilmeli. Devlet, farklı köken ve inançlara sahip vatandaşları arasında ayrım yapmamalı. İnançlar sorgulanmamalı. Çünkü, her insan Yaradan’a karşı hesabını verecek. Kimse kimsenin “Cennet aracı” olamaz!

Siz, bu görüşlerden hangisine katılırsınız bilemem.

İşte, son örnek Afganistan.

Taleban’ın anlayışına göre, devlet dini esaslara göre yönetilir.

Kadınlar okuyamaz, çalışamaz, yanında erkek olmadan sokağa çıkamaz. Çıktıklarında ise Burka ile çıkabilirler. Taleban kendi din anlayışına ters düşen insanları öldürme hakkına sahiptir!

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “Kur’an-Kerim Meali”  Nisa Suresi 56. Ayeti açıp okuyorum. Diyor ki;

“Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.”

İşte, bu ayete işaret eden din adamları “Devlet’in dini adalettir” diyor.

İnsanlık tarihi boyunca, devlet yönetimleri sürekli evrim geçirmiştir.

Sonunda “ULUS DEVLET” kavramı ortaya çıkmış ve bugün de dünya ölçeğindeki devlet biçimlerinin yüzde 90’ı “Ulus Devlet” kimliği içindedir.

ULUS DEVLET nedir?

Farklı etnik köken ve farklı inançlardan, ancak aynı topraklar üzerinde ortak geçmişleri ve kültürleri olan toplulukların, “birlikte yaşama iradesi” ile oluşturdukları, evrensel hukuk kurallarının geçerli olduğu devlettir.

Böyle bir devlette, o devleti yönetenlerin inanç değerlerine göre bir yönetim olabilir mi? Olursa, “toplumsal barış” olabilir mi? Olamaz!

İşte bu nedenlerle, Anayasamızın 2. Maddesinde yer aldığı gibi;

“Türkiye Cumhuriyet’i insan haklarına dayalı demokratik, laik, sosyal bir HUKUK DEVLETİ’dir.”

Kimileri, özellikle “Laiklik” anlayışına şaşı bakıyor!

Bunun anlamını “din karşıtlığı” olarak yorumluyor ve topluma yalanlar söylüyorlar! Aksine, Laik bir devler düzeninde, “tüm inanç gruplarına karşı devletin eşit bir yaklaşım içinde olması ve güvencesi” vardır.

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk, ülkemizdeki farklı inançlara güvence vermek, birini diğerine ezdirmemek ve TOPLUMSAL BARIŞ için “Laik Devlet” ilkesine sahip çıkmıştır.

Öte yandan, vatandaşının büyük çoğunluğu MÜSLÜMAN olan halkın dini değerleri doğru olarak öğrenebilmesi amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kurmuştur.

Ne yazık ki, son dönemde Diyanet İşleri Başkanlığı, adeta kimlik ve hedef değiştirmiştir.

Diyanet İşleri Başkanı diyor ki;

“İnanç, sokakta, mahallede, şehirde olmasın, insanın içinde olsun anlayışı var. İnsanın evine, ticaretine, siyasetine, adaletine, yargısına yansımasın. İnançtan ayıklansın oralar adeta.”

Bu yaklaşım, açıkça LAİK DEVLET düzenine karşıtlıktır!

Anayasal bir suçtur!

Ulusal Bayramlardaki hutbelerde Atatürk’ün adının anılmaması ne anlama geliyor?

Kurtuluş Savaşı için “Keşke Yunan kazansaydı” diyen, Atatürk karşıtı kimilerine resmi giysilerle ziyaretler ne anlama geliyor?

Yeni Anayasa çalışmasında “Laiklik karşıtı partilerin kapatılmaması” ile hedeflenen nedir?

Laik Devlet’e son vermenin hesapları mı?

Aklı, vicdanı ve insafı olanlar düşünsün!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Ahmet Yılmaz - Musti işkembeden atma yazacaksan doğru dürüst bir şeyler yaz zırvalama

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 16 Eylül 18:59
01

Cenk Cemil - Sayın yazar,

Lak Devlet dediğiniz devlet Laikliği koruma uğruna 2002'ye kadar 28 Şubat 1997 postmodern darbesi ile zirve yapan başörtüsü düşmanlığı kapsamında binlerce genç kızımızın eğitim hakkı gaspedilirken siz çıkıp "Laiklik başörtüsü düşmanlığı değildir." diye bir tek kelime ettiniz mi ? Sizce de Laiklik başörtüsü düşmanlığı mıdır ?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 15 Eylül 20:47


Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?