Türkiye’de Türkler artık “şüpheli şahıs”!

Geçenlerde bir arkadaşım aradı, ses tonundan anladım, fıttırmış isyanları oynuyordu:

“Kırmızı ışıkta geçmem, hatalı sollama yapmam, hız konusunda kurallara uyarım, suçum yok, hakkımda ihbar yok, garip davranışlarım yok, yolda ikide bir durdurup GBT’me (Genel Bilgi Toplama sistemi) bakıyorlar. Bugün üçüncü…”

Yatıştırmaya çalıştım, “Hepimizin güvenliği için bu kontroller şart” dedim.

Daha da öfkelendi:

“Tamam, kontrol şart da, ülkemizde ne idüğü belirsiz, çoğunda kimlik belgesi dahi bulunmayan 7-8 milyon sığınmacı ve mülteci var. Her yerde bunlar… Kentler, sahiller, sayfiye yerleri Suriyeli ve Afganlılarla dolu. Ama hepsine ‘imtiyazlı’ muamelesi yapılıyor. Ne karışanları var, ne soranları, ne de sorgulayanları… Bize gelince, GBT yapıyoruz… Biz Türkler kendi ülkemizde ‘şüpheli şahıs’ durumundayız, buradaki Afgan ve Suriyeliler ise ‘şüphe duyulmayacak’ temiz insanlar. Kendi ülkemde böylesine aşağılanmaktan bıktım.”

Arkadaşımı dinlerken düşündüm, söyledikleri doğru.

Yerden göğe kadar haklı.

Ülkemizdeki Afgan ve Suriyeliler her tarafta cirit atıyor, kimse hırsız mıdır, arsız mıdır, terörist midir diye bakmıyor, ama Türklere sürekli “şüpheli şahıs” muamelesi yapılıyor.

Afganistan gerçeğinin öğrettikleri

Satırbaşlarıyla sıralamaya çalışalım:

*Afganistan’da yönetimi ele geçiren Taliban’ı Batı’nın demokrasi havarisi ABD yarattı, besledi, büyüttü ve kendine ortak etti.

*Afganistan halkı, Taliban yönetiminde“Ortaçağ karanlığına” itilmiş durumda.

*Komünist parti tarafından yönetilen Çin, bu durumu fırsat bildi, Taliban ile el ele verdi, Afganistan’ın yeniden inşasına yardım etmeye hazırlanıyor.

*Batı dünyası da Afganistan’daki olup bitene sesini çıkarmıyor. Halkın özgürlüğüymüş, kadın ve çocukların perişan haliymiş, umurlarında değil.

*Afganistan bağımsızlığını yitirdi mi, yitirdi… Şimdi bütün egemen güçlerin (yamyamların) gözü, Afganistan’ın “3 trilyon dolar” değerindeki kaynaklarında. Paylaşım savaşı yeni başlıyor.

Demek ki neymiş?

Esas olan, paylaşımmış.

Demokrasiymiş, özgürlükmüş, hepsi palavra!

Demokrasi ve özgürlük, emperyalist ülkelerin en büyük iki yalanı.

Bunu unutmayalım.

Yaşamakta olduğumuz Afganistan gerçeğinden ders çıkarmaya çalışalım.

Tarlaya eksen bu kadar çok “müteahhit” yetiştiremezsin

Türkiye’de inşaat işlerinin merkezi İstanbul sayılır.

Her tarafta pıtrak gibi binalar yükseliyor.

İstanbul’da kayıtlı müteahhit sayısı, 60 binin üzerinde.

Bütün Avrupa kıtasında bu sayı, 25 bin civarında.

Türkiye’de durum ne?

Ülkemizde kayıtlı 350 bin müteahhit var.

Aynı nüfusa sahip Almanya’daki müteahhit sayısı ise sadece 3 bin.

“Tarlaya eksen bu kadar müteahhit yetiştiremezsin” demem bundan.

Sonra da bir sel geliyor, bir deprem vuruyor evler yerle bir.

Dövünüp duruyoruz apartmanlar neden çöküyor diye.

Nasıl çökmesin ki!

İnşaatta kalite arıyorsan, önce müteahhitlerin kaliteli olup olmadığına bakacaksın.

Türkiye’deki bu 350 bin müteahhiti hangi okullarda, hangi mesleki bilgileri ve hangi etik kuralları öğreterek yetiştirdin?

Şair Eşref’ten zam yapanlara taşlama

“Şair Eşref”, Osmanlı döneminde, 1847-1912 yılları arasında yaşamış bir halk şairi.

Taşlamalarıyla ünlü…

Gençlerden bilmeyen olabilir, “taşlama” nedir kısaca onu da yazayım.

Taşlama, bir kimseyi yermek ya da toplumun bozuk yönlerini eleştirmek amacıyla yazılan bir halk şiir türüdür.

Şair Eşref, iğneden ipliğe yapılan bir zam sonrası oturur aşağıdaki taşlamayı yazar:

“Her biri kendince zulüm etmekte,

İnsan bir vergi memuru görünce eşkıya sanıyor,

Ey zavallı, boş yere yakınma, bağırıp çağırma,

Çünkü ezilen halkın ahını işiten hükümet,

Bunu musiki sanıyor!”

Bu satırlar, en az 100 küsur yıl önce yazılmış olmalı.

Demek o dönemde bile yazarlar ve şairler böylesine sert eleştiriler yapabiliyormuş.

“Ezilen halkın ahını işiten hükümet, bunu musiki sanıyor…”

Şu eleştiriye bakar mısınız?

Bugün bunu yazmaya kalk bakalım, başına neler gelir! 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ali - Turkiye ,Turklerin elinden çıkmış.Bütün konu bundan ibaret.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 18 Eylül 15:23


Anket İzmit Yürüyüş Yolu yıl sonunda bitecek mi?