100 yıllık çınar Prof. Dr. Nermin Abadan Unat’tan “gündem” değerlendirmesi

İsmini mutlaka duymuşsunuzdur.

İlk kadın siyaset bilimci…

Türkiye’nin ilk kadın akademisyen ve gazetecilerinden…

Hocaların hocası…

Prof. Dr. Nermin Abadan Unat, dün 100 yaşına bastı.

İlginç bir yaşam öyküsü var, buna girecek değilim, ilgi duyan, Nermin Hanım kendi yaşamını “Kum Saatini İzlerken” adıyla kitaplaştırdı, alıp okuyabilir.

Ben bugün köşemde Unat’ın gündemdeki konularla ilgili görüşlerini yansıtmak istiyorum.

Onun penceresinden Türkiye nasıl görünüyor?

Gençlere nasıl davranmalarını, hangi kitapları okumalarını öneriyor?

Bu yazıyı hazırlarken Tuğba Özer’in Cumhuriyet’te çıkan röportajından yararlandım, bunu da belirteyim.

Prof. Unat, diyor ki:

*Atatürk her zaman bana hayatta rehber oldu. “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” sözünün benim hayatta aldığım her kararda tesiri var. Atatürk’ün kadınlara her fırsatı tanıması bana yol gösterdi. 

*Kadın meselesi en büyük problem, çünkü laiklik bizim için hayat memat meselesi. İçinde yaşadığımız son 20 yılda kadın sorunu konusunda hiç ilerlemedik. İktidar mümkün olduğu kadar kendi hayalindeki kadını oluşturmak istiyor; en az üç çocuk yapan, eve bağlı, çalışırsa da ona göre giyinmesi gereken. Ama böyle olmadı. Bizim kadınlar fevkalade direniş kabiliyetine sahip. Müthiş güvenim var. Yarın daha fazla baskı yaparlarsa kadınlar da daha fazla direnecek. En ufak olayda bizim kadınlar hemen ortaya çıkıyor. Buradan Taliban’a karşı protesto düzenliyorlar. Fevkalade dayanışma hissi var.

*Bugünkü gençlerin dışarıya gitme arzusunu ben anlamıyorum. Dışarıya gittiğin zaman sen orada bir kum tanesisin. Senin yeteneklerini, kıymetini keşfedene kadar zaman geçecek. Kendi ülkende belki çabalarsan daha çabuk bulunur. Belki BioNTech aşısını bulan Özlem Türeci ve Uğur Şahin’i örnek göstereceksiniz. Ama onların çok mütevazı şartlarda okuduklarını okudum. Ona Almanya’da göçmen çocuklarına uygulanan ayrımcılık uygulanmamış anladığım kadarıyla.

*Türkiye ve dünya nereye gidiyor? Evvela iklim meselesi korkunç, çünkü kapitalizm ihtardan hiç anlamıyor. Ne kadar yapılmaması gereken girişimler varsa onları yapıyor. Rüzgârdan faydalanmak varken kömür kullanıyor. Buna benzer bir sürü şeyler. Fakat ben iyimser olarak ölmek istiyorum. Çünkü bir zamanlar bundan kötüsü olamaz diyordum. Sonra neler oldu... En kötüleri bile kum tanesi gibi kaldı. Biz bu duruma layık mıyız? Değilsek eğer çaba sarf etmek lazım. Atatürk’ün açtığı yollardan hiçbiri kapanmadı. Bazı insanlar kötümser. Ben bardağın yarı dolu olduğunu görüyorum. Ne yaparsanız yapın Türkiye, bir kralın oturtulduğu Ortadoğu ülkeleri gibi değil, olmaz.

*Gençlere ve kadınlara şunları söylemek isterim: Dayanmak, neye karşı olursa olsun dayanmak. Ne kadar dayanırlarsa o kadar güçlü olurlar. Zaten kadınlar yaşam boyu dayanırlar. Çocuklarını büyütürken, kocalarına... Yılmak diye bir şey olmamalı. Ben yılmadım. Kadın olduğum için, erkekler iki defa profesörlüğümü engellemeye çalıştı. Ben dayandım, onlara kendi çalışmalarımı anlattım. İster özel ister kamusal hayatınızda sabretmek ama mücadele etmek lazım. Yalnızca sabredip öylece oturmak değil, ortaya çıkmak, protesto etmek...

GENÇLERE KİTAP TAVSİYELERİM
●        Adalet Ağaoğlu- Ölmeye Yatmak

●        Adalet Ağaoğlu - Fikrimin İnce Gülü

●        Yaşar Kemal - İnce Memed

●        Halide Edib Adıvar - Sinekli Bakkal

●        Aldous Huxley- Yeni Cesur Dünya

●        George Orwell - Hayvan Çiftliği

●        Thomas L. Friedman - Dünya Düzdür: Yirmi Birinci Yüzyılın Kısa Tarihi

●        Thomas L. Friedman - Geciktiğin İçin Teşekkür Ederim: Çılgıncasına Hızlı Bir Çağda Ayakta Kalma Rehberi 

Boğaziçi Üniversitesi dayanışması

Yazıyı bitirmeden bu dayanışmadan da söz etmeliyim.

Prof. Dr. Nermin Abadan Unat, 19 Ağustos’ta yani bir ay önce, yaşından beklenmeyecek bir harekette bulundu.

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinin başlattığı 150. gün nöbetine katıldı ve atanan rektöre sırtını döndü.

Unat, “Neden sırtınızı döndünüz?” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Öğrencim Üstün Ergüder Boğaziçi’nde bölüm başkanıydı. Beni ders vermem için okula davet etti ve çok mutlu 22 sene geçirdim. Öğrencilerim nerede, nasıllar? Hayatım boyunca bunu hep takip ederim. Boğaziçi’ne de gittim, çünkü dayanışma göstermek istedim. Ben ayakta zor duruyorum, ama benim de görevim, inandığım ilkelere sahip çıkmak. Seçim, çoğunluk, dayanışma… Ben onlara katılmazsam kendimi suçlarım, çok kötü bir meslektaş oldum derim. Onun için gittim.”

Nermin Abadan Unat’a boşuna “Hocaların hocası” denmemiş.

100 yaşında hepimize verdiği şu derse bakar mısınız?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Iyice Tanıyoruz - zaten ne kadar arkasını dönen varsa senin tercihin yıkama yağlaman oraya oluyor

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 19 Eylül 01:52


Anket İzmit Yürüyüş Yolu yıl sonunda bitecek mi?